Son yıllarda elektronik bilgisayarlar giderek önemli olmuştur.In recent years electronic computers have become increasingly important.
Clive bir elektronik mühendisi olmak istiyor.Clive wants to be an electronic engineer.
Wimbledon'da şimdi, servis atışlarını değerlendiren özel elektronik aletler var.At Wimbledon there are now special electronic machines to judge the serves.
Elektronik ticaret hızla yayılmaya başladı.Electronic commerce began to spread rapidly.
Elektronik hakkında bir şey bilmez.He knows nothing about electronics.
Üniversiteye elektronik eğitimi için girdi.He entered the college to study electronics.
Bu elektronik sözlük hakkında iyi şey taşımasının kolay olmasıdır.The good thing about this electronic dictionary is that it's easy to carry.
Elektronik sigaradan çıkan duman miktarı hiç fena değil.The amount of smoke that comes out of an electronic cigarette isn't bad at all.
Bir bilgisayar elektroniği çok karmaşıktır.A computer's electronics are very complex.
Elektronik haber medya temel bilgi kaynağımızdır.Electronic news media is our primary source of information.
Negatif elektronlar pozitif elektronlar çekerler.Negative electrons attract positive electrons.
Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilir.Electronic components can be cleaned using pure isopropyl alcohol.
Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilirler.Electronic components can be cleaned by using pure isopropyl alcohol.
Sana bir elektronik posta gönderdim.I sent you an email.
Pozitif atom çekirdekleri negatif elektronları çeker.Positive atomic nuclei attract negative electrons.
İlk elektronik bilgisayarlar 1945 yılında faaliyete geçti.The first electronic computers went into operation in 1945.
İlk elektronik bilgisayar 1941 yılında ülkemizde üretildi.The first electronic computer was produced in our country in 1941.
Yeni bir elektronik cihaz serbest bırakıldığında herkes deliriyor.When a new electronic device is released, everyone goes crazy.
Az önce elektronik postanı aldım.I just got your email.
Elektronik terazideki bir arıza nedeniyle yetkililer işyerine para cezası verdi.The authorities fined the shop because of a disorder in the electronic balance.
Atomlar proton, nötron ve elektronlardan oluşmaktadır.Atoms are composed of protons, neutrons, and electrons.
Masamın üzerinde birçok elektronik cihaz vardır.On my desk there are many electronic devices.
Bir hidrojen atomunda bir elektron vardır.There is one electron in a hydrogen atom.
Bir elektronik mağazasında çalışırdım.I used to work in an electronics store.
Kim posta yoluyla mektup gönderir ki? Bu günlerde elektronik postamız var.Who sends letters by mail? These days we have electronic mail.
Bana Tom'un elektronik posta adresini söyle.Tell me Tom's email address.
Tom elektronik alanında ihtisas yaptı.Tom majored in electronics.
Bu arabanın gösterge paneli tamamen elektroniktir.The dashboard of this car is completely electronic.
Tom bir elektronik firmasında bir ofis yöneticisidir.Tom is an office administrator at an electronics company.
Bir hidrojen atomunun yalnızca bir proton ve bir elektronu vardır.An hydrogen atom only has one proton and one electron.
Polis Dan üzerinde fiziksel ve elektronik gözetim gerçekleştirdi.Police conducted physical and electronic surveillance on Dan.
Tüm elektronik cihazlar görevli tarafından kontrol edilmelidir.All electronic devices must be checked with the guard.
İlk tam elektronik bilgisayar geçen yüzyılın ortasına yakın geliştirilmiştir.The first fully electronic computer was developed near the middle of the last century.
Onlar ortamı elektronik müzikle yorumluyor.They interpret ambient electronic music.
Şu anda bir bilgisayara takılı elektronik klavyeyi kullanarak yazı yazıyorum.Right now I am typing using electronic keyboard which plugged into a computer
Katot ışınları elektron ışınlarıdır.Cathode rays are beams of electrons.
Atomlar proton, elektron ve nötronlardan oluşur.Atoms are made up of protons, electrons and neutrons.
Mekanik cihazlar, elektronik olanlara göre daha güvenilirdir.Mechanical devices are more reliable than electronic ones.
En sevdiğin elektronik marka nedir?What's your favorite brand of electronics?
O elektronik hakkında hiçbir şey bilmiyor.He doesn't know anything about electronics.
Tom bir elektronik müzik festivaline gitti.Tom went to an electronic music festival.
Tom elektronikle ilgili hiçbir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about electronics.
Elektron kabuğu doludur.The electron shell is full.
Bu el kitabı yalnızca elektronik olarak mevcuttur. Basılı bir versiyonu yoktur.This manual is only available electronically. There is no printed version.
Elektronik mağazasına yeni buzdolabı almaya gittim.I went to the electronics store to buy a new refrigerator.
Elektronik sigara içmek normal sigaraya göre daha mı az zararlı?Is vaping less harmful than smoking?
Elektronik Müzik için Dört Parça.Four Pieces for Electronic Music.
Ayrı bir dergi değil, TerraNova'nın elektronik bir bölümüydü.It was not a discrete journal but an electronic section of TerraNova.
Bu güvenlik elektronik ticaret için önemlidir.This security is important for electronic commerce.
Çünkü elektronik müzik çok zor."Because electronic music is very difficult."
Birçok elektronik bileşen, özellikle mikroçipler, ESD tarafından zarar görebilir.Many electronic components, especially microchips, can be damaged by ESD.
(Bu kuralın bir istisnası, sıkıca bağlı atomik elektronlar için ortaya çıkabilir.)(An exception to this rule can occur for tightly bound atomic electrons.)
Altı π elektronu vardır, dolayısıyla furan aromatiktir.There are 6 π-electrons, so furan is aromatic.
Jeomanyetik fırtınalar bazen uzay aracındaki elektronik bileşenlere zarar verir.Geomagnetic storms occasionally damage electronic components on spacecraft.
Günümüzde Casio, en yaygın şekilde dayanıklı ve güvenilir elektronik saatler üretmesi ile bilinir.Today, Casio is most commonly known for making durable and reliable electronic products.
Üç adımlı modelde, bir elektron bu üç adım boyunca birçok yol izleyebilir.In the three-step model, an electron can take multiple paths through these three steps.
Sonuç olarak, Jay-Z elektronik posta yoluyla Shinoda ile çalışmaya başladı.As a result, Jay-Z began working with Shinoda through email.
O zamandan beri bu standart elektronik cihaz şirketleri tarafından tüm dünyada kabul edilmiştir.Since then, this standard has been adopted by electronic device companies all over the world.
Elektronik etkisi veren şarkılar çok eğlenceli.The songs that have an electronic effect are a lot of fun.
Grup geleneksel ve elektronik aletler kullanır.The band employs traditional and electronic instruments.