elektromanyetik ile cümle

elektromanyetik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi bu elektromanyetik mi yoksa statik elektrikle mi bu şekilde duruyor?Et ici, est-ce électromagnétique, ou statique?
Şimdi bu elektromanyetik mi yoksa statik elektrikle mi bu şekilde duruyor?Ez itt állandó vagy elektromágnesek?
Şimdi bu elektromanyetik mi yoksa statik elektrikle mi bu şekilde duruyor?Is dit elektromagnetisch, of zijn deze statisch?
Şimdi bu elektromanyetik mi yoksa statik elektrikle mi bu şekilde duruyor?Ist das hier elektromagnetisch, oder ist das feststehend?
Şimdi bu elektromanyetik mi yoksa statik elektrikle mi bu şekilde duruyor?Τώρα αυτά εδώ είναι ηλεκτρομαγνητικά ή είναι στατικά;
Şimdi bu elektromanyetik mi yoksa statik elektrikle mi bu şekilde duruyor?И это работает на электромагнитной основе или на статическом электричестве?
Şimdi bu elektromanyetik mi yoksa statik elektrikle mi bu şekilde duruyor?Това електромагнит ли е или е статично?
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Er zijn wat elektromagnetische velden, maar geen dingen, geen materie, het is er leeg.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Ahora, técnicamente, hay algunos campos electromagnéticos pero en términos de materia, está vacío.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Det finns några elektromagnetiska fält där men det är tomt om man bara räknar saker, alltså materia.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.좀 더 엄밀히 말하자면, 그곳에는 전자기장이 존재합니다. 하지만 물질, 물건의 입장에서 말한다면, 그곳은 비었습니다.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Technicky sú tam elektromagnetické polia, ale z pohľadu hmoty, materiálu, je tam prázdno.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Technicky vzato zde najdeme elektromagnetická pole, ale co se týče hmoty či látky zde není nic.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Techniquement, il y a en fait un champ électromagnétique, mais en terme de matière, c'est vide.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Teoretycznie między nimi są pola elektromagnetyczne, ale praktycznie przestrzeń jest pusta.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Totuși tehnic vorbind, există niște câmpuri electromagnetice, dar din punct de vedere al materiei este gol.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Τεχνικά όμως υπάρχουν κάποια ηλεκτρομαγνητικά πεδία, αλλά όσον αφορά την υπόσταση, την ύλη, είναι κενές.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Строго говоря, там — электромагнитные поля. Но в плане материи там пусто.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Технически погледнато има някакви електромагнитни полета, но по отношение на вещества, материя, то е празно.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.Технічно, там є ще електромагнітні поля, але якщо говорити про матерію - це порожнеча.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.עכשיו, טכנית יש כמה שדות מגנטיים, אבל במונחים של חומר, זה ריק.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.حسنا، تقنيا هناك بعض الحقول الكهرومغناطيسية، ولكن من حيث الأشياء والمواد فإنه فارغ.
Şimdi, teknik olarak bazı elektromanyetik alanlar vardır, ancak şey açısından, yani madde, boştur.物質という点で見ると空っぽです 気をつけなければいけないのは この広い空っぽの空間は
Ve bu elektromanyetik radyasyona da sahip demek.Mamy więc promieniowanie elektromagnetyczne.
Ve bu elektromanyetik radyasyona da sahip demek.Έχουμε πλέον ηλεκτρομαγνητική ακτινοβολία.
Ve bu elektromanyetik radyasyona da sahip demek.Тепер існує електромагнітне випромінювання.
Ve bunu yaparak yüksek dalga boylu elektromanyetik dalga şeklinde enerji çığa çıkarırlar. -A tím uvolní energii ve formě elektromagnetické vlny s velkou vlnovou délkou.
Ve bunu yaparak yüksek dalga boylu elektromanyetik dalga şeklinde enerji çığa çıkarırlar. -W jądrze atomowym zachodzą zmiany, które powodują wydzielenie fali elektromagnetycznej o wysokiej energii.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.A luz faz parte do espetro eletromagnético.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.A světlo je součástí elektromagnetického spektra.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.A światło jest częścią spektrum elektromagnetycznego.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.Cahaya adalah bagian dari spektrum elektromagnetik.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.E la luce è parte dello spettro eletttromagnetico.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.És a fény az elektromágneses spektrum része.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.Et la lumière fait partie du spectre électromagnétique.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.In svetloba je del elektromagnetnega spektra.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.빛은 전자기 스펙트럼의 일부입니다.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.Licht is een onderdeel van het elektromagnetische spectrum.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.Og lys er en del af det elektromagnetiske spektrum.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.Și lumina face parte din spectrul electromagnetic
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.Und Licht ist ein Teil des elektromagnetischen Spektrums.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.Và ánh sáng là một phần của dải quang phổ điện từ.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.Y la luz es parte del espectro electromagnético.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.Και το φως είναι μέρος του ηλεκτρομαγνητικού φάσματος
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.А свет -- это часть электромагнитного спектра.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.А світло належить до електромагнітного спектру.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.И светлината е част от електромагнитния спектър.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.ואור הוא חלק מהספקטרום האלקטרומגנטי.
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.و الضوء هو جزء من الطيف الكهرومغنطيسي
Ve ışık elektromanyetik spektrumun bir parçası.では他の電磁スペクトルも
Ve Maxwell'in denklemleri ile görelilik konularını işlerken elektromanyetik kuvveti de ele alacağız. -Budeme mít elektromagnetickou sílu, až začneme probírat Maxwellovy rovnice, relativitu a tak.
Ve Maxwell'in denklemleri ile görelilik konularını işlerken elektromanyetik kuvveti de ele alacağız. -המכונה כוח אלקטרומגנטי, לאחר שנלמד את משוואות מקסוול ותורת היחסות.
Ve nihayet elektromanyetik kuvveti de işleyeceğiz.ועכשיו אנחנו מכסים את הכח החשמלי שבסופו של דבר
Ve onun yerini aldığı zaman, açığa elektromanyetik radyasyon çıkarıyor.A když to udělá, vyzáří elektromagnetickou radiaci.
Ve onun yerini aldığı zaman, açığa elektromanyetik radyasyon çıkarıyor.Bij dat gebeuren wordt elektromagnetische straling uitgezonden.
Ve onun yerini aldığı zaman, açığa elektromanyetik radyasyon çıkarıyor. Bir x ışını ortaya çıkarıyor.Powoduje to promieniowanie elektromagnetyczne, promienie Rentgena.
Ve onun yerini aldığı zaman, açığa elektromanyetik radyasyon çıkarıyor.E nel farlo, emette radiazioni elettromagnetiche.
Ve onun yerini aldığı zaman, açığa elektromanyetik radyasyon çıkarıyor.E quando ocupa o seu lugar, emite radiação eletromagnética.
Ve onun yerini aldığı zaman, açığa elektromanyetik radyasyon çıkarıyor.És ahogyan elfoglalja a helyét, elektromágneses sugárzást bocsát ki.
Ve onun yerini aldığı zaman, açığa elektromanyetik radyasyon çıkarıyor.Et en prenant sa place, il relâche des radiations électromagnétiques.
İlgili Sayfalar