Ana içeriğe geç
Sözlük

elektriksiz ile cümle

elektriksiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Elektriksiz hayatımızın nasıl olacağını düşünebiliyor musun?Can you imagine what our lives would be like without electricity?
Köylüler uzun süredir elektriksiz yaptılar.The villagers have done without electricity for a long time.
Bütün şehir elektriksizdi.The entire city was without electricity.
Elektriksiz bir dünya hayal edemiyorum.I can't imagine a world without electricity.
Elektriksiz bir gelecek düşünemiyorum.I can't imagine a future with no electricity.
Elektriksiz yaşamaya alışık değilim.I'm unaccustomed to living without electricity.
Elektriksiz yaşamayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine living without electricity.
Elektriksiz bir dünyada yaşamayı hayal edemiyorum.I can't imagine living in a world without electricity.
Bu çağda elektriksiz bir hayat düşünülemez.In this day and age, life without electricity is unimaginable.
Elektriksiz hayat nasıl olurdu?What would life be like without electricity?
40'tan fazla aile evsiz ve 22.000 kişi elektriksiz kalmıştır.More than 40 families were left homeless and 22,000 people were left without electricity.
Ayrıca kasırga 3 milyon kişiyi elektriksiz bırakmıştır.The hurricane left an estimated three million people without electricity.
Florida Panhandle'da 77,000 insan elektriksiz kalmıştır.In the Florida Panhandle, 77,000 customers lost power.
Elektriksiz köy bulunmamaktadır.The village is not electrified.
Kar fırtınasının bir sonucu olarak en az 650,000 kişi elektriksiz kaldı.As many as 650,000 people lost power as a result of the blizzard.
Elektriksiz çalışır ve kurulumu kolaydır.It requires no electricity and is easy to install
Sandy Kasırgası geldi, yani biz de Cuma akşamına kadar elektriksiz kaldık.Hurricane Sandy came in, which basically meant we were out of power until Friday evening.
Nevesinje'nin tamamı elektriksiz kaldı.The whole of Nevesinje has no electricity.
Kimse çalışmıyordu; saatlerce elektriksiz oturuyorduk.No one was working; we [spent] many hours without electricity.
Makedon ESM'ye borcu olan müşteriler elektriksiz kalıyorlar.Customers with outstanding debts to Macedonia's ESM are finding themselves without power.
Cuma günü 100'den fazla köy ve kasabanın elektriksiz kaldığı bildirildi.More than 100 villages and towns were reported without power Friday.
Bazı yörelerde yaşayan halk, günün 18 saat kadarını elektriksiz geçiriyor.In some places, Albanians could face as many as 18 hours daily without electricity.
Bakan, "Günün büyük bölümünü elektriksiz geçiren halkın sıkıntısını anlıyorum."I can understand people's frustration, passing the main part of the day without electricity.
Çernihiv bölgesinde 141 yerleşim yeri elektriksiz kaldı.141 settlements in the region of Chernihiv were left without electricity.
6 Mart sabahı bölgede 141 yerleşim birimi elektriksiz kaldı.On 6 March, As of morning, 141 settlements in the region were left without electricity.
Ayrıca kasırga 3 milyon kişiyi elektriksiz bırakmıştır.Darüber hinaus sorgte der Sturm für einen Stromausfall, von dem eine Million Menschen betroffen waren.
40'tan fazla aile evsiz ve 22.000 kişi elektriksiz kalmıştır.Plus de 40 familles se sont retrouvées sans abri, 22 000 personnes se sont retrouvées sans électricité.
Elektriksiz bir dünya hayal edemiyorum.Non riesco a immaginare un mondo senza elettricità.
Florida Panhandle'da 77,000 insan elektriksiz kalmıştır.Nel Florida Panhandle, 77 000 persone sono rimaste senza energia elettrica.
Ayrıca kasırga 3 milyon kişiyi elektriksiz bırakmıştır.Si è stimato che l'uragano ha lasciato tre milioni di persone senza energia elettrica.
Fırtına boyunca 900,000 insanın üzerinde insan, elektriksiz kalmıştır.Più di 900 000 persone nello Stato hanno subito mancanza di energia elettrica.
Sel basmasından dolayı 1 milyon insan elektriksiz kalmış şiddetli rüzgârdan dolayı ağaçlar devrilmiştir.Более 10 тысяч человек остались без света из-за ураганного ветра.
Ayrıca kasırga 3 milyon kişiyi elektriksiz bırakmıştır.O furacão deixou cerca de três milhões de pessoas sem eletricidade.
Çoğu Sokotralı hâlâ elektriksiz, akan su olmadan veya asfaltsız yollar ile yaşamaktadır.A maioria vive sem eletricidade, água corrente ou estradas pavimentadas.
Ayrıca kasırga 3 milyon kişiyi elektriksiz bırakmıştır.Po przejściu cyklonu trzy miliony ludzi było pozbawionych prądu.
40'tan fazla aile evsiz ve 22.000 kişi elektriksiz kalmıştır.Mai mult de 40 de familii au rămas fără domiciliu și 22 000 au rămas fără electricitate.
Elektriksiz ve susuz bir dünya hayal edemeyiz.Nu ne putem imagina o lume fără energie electrică și fără apă.
Ayrıca, 40 bin ev susuz, 1900 ev ise elektriksiz kaldı.Στο Κεμπέκ 49.000 σπίτια και επιχειρήσεις έμειναν επίσης, χωρίς ηλεκτρικό ρεύμα.
Elektriksiz uyarımdır.警告信号である。
40'tan fazla aile evsiz ve 22.000 kişi elektriksiz kalmıştır.超過40戶無家可歸,以及22,000人無電可用。
Elektriksiz köy bulunmamaktadır.הכפר אינו מחובר לרשת החשמל.
Kar fırtınasının bir sonucu olarak en az 650,000 kişi elektriksiz kaldı.Zaradi poškodb na stavbah je po prvi seriji sunkov ostalo brez strehe nad glavo skoraj 160.000 ljudi.
Mekanik daktilo Elektriksiz olup, mekanik olarak çalışırlar.Poliamidas kietas, tačiau lengvai mechaniškai apdirbamas.
Elektriksiz ve susuz bir dünya hayal edemeyiz.Mes negalime įsivaizduoti pasaulio be elektros ir vandens.
Elektriksiz çalışır ve kurulumu kolaydır.Il n'utilise pas d'électricité et son installation est facile.
Elektriksiz çalışır ve kurulumu kolaydır.Não exige energia elétrica e é fácil de instalar.
Elektriksiz çalışır ve kurulumu kolaydır.Tidak memerlukan listrik dan mudah dipasang
Elektriksiz çalışır ve kurulumu kolaydır.Он не требует электричества и легко устанавливается.
Elektriksiz çalışır ve kurulumu kolaydır.لا يحتاج إلى كهرباء وسهل التركيب.
Sandy Kasırgası geldi, yani biz de Cuma akşamına kadar elektriksiz kaldık.Depois chegou o Furação Sandy, o que basicamente implicou ficarmos sem energia até Sexta à tarde.
Sandy Kasırgası geldi, yani biz de Cuma akşamına kadar elektriksiz kaldık.허리케인 샌디가 왔을 시기에는 금요일 저녁까지 전기가 끊겼었어요
Sandy Kasırgası geldi, yani biz de Cuma akşamına kadar elektriksiz kaldık.Llegó el huracán Sandy, lo que significó quedarnos sin energía hasta la noche del viernes.
Sandy Kasırgası geldi, yani biz de Cuma akşamına kadar elektriksiz kaldık.L'ouragan Sandy arriva, donc on a été sans électricité jusqu'au vendredi soir.
Zarif tasarımıyla mutfağınız için ideal. Elektriksiz çalışır ve kurulumu kolaydır.Es ideal para su cocina por su elegante diseño. tampoco requiere electricidad y es fácil de instalar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod