Eğer atomdaki elektron sayısı çekirdeğin elektriksel yükünden farklıysa, böyle atomlara iyon denir.Se o número de elétrons for diferente da carga elétrica do núcleo, tal átomo é denominado íon.
1675: Robert Boyle elektriksel çekim ve itmenin vakum genelinde hareket edebileceğini belirtti.Em 1675, Robert Boyle observou que as forças elétricas podem atuar no vácuo.
Akson uçları, presinaptik hücrenin elektriksel uyartısını serbest bırakmak için gelişmişdir.Os terminais axónicos estão especializados em liberar o impulso eléctrico da célula pré-sináptica.
Ama elektriksel iletkenliğin aksine, metalin termal iletkenliği sıcaklıktan bağımsızdır.Porém, ao contrário da condutividade elétrica, a condutividade térmica é quase independente da temperatura.
5 tür elektriksel deşarj bulunmaktadır.Apresenta cinco raios branquiostegais.
Ayrıca harici tank iki adet elektriksel gövdeye sahipti.A torre possuía ainda duas cisternas.
Transfer şalteri, elektriksel bir yükü iki kaynak arasında değiştirmeyi sağlayan bir anahtardır.Transmissão de energia elétrica é o processo de transportar energia entre dois pontos.
Emisyon standartları için, elektriksel değişikliklere gidildi.Ze werden wel op emissienormen aangepast.
Pozitif ve Negatif olmak üzere iki tür elektriksel yük vardır.De twee soorten elektriciteit worden tegenwoordig positieve en negatieve lading genoemd.
Yeni havalı numaralar, bazı daha önce görmedikleri elektriksel hareketler göstereceğim." demiştir.Ritmes en geluiden zoals je nog nooit gehoord hebt."
Elektriksel olarak yalıtkandır ve bant aralığı yaklaşık 6eV'tur.Het is een goede elektrische isolator met een band gap van ongeveer 6 eV.
Fakat eğer mıknatıs sabit ve iletken hareketliyse, mıknatısın etrafında herhangi bir elektriksel alan oluşmaz.Staat de magneet stil en beweegt de geleider, dan ontstaat er in de buurt van de magneet geen elektrisch veld.
Elektriksel kırılım plazma oluşturabilecek bir süreçtir.De materie is gas dat als een plasma voorkomt.
Elektriksel ışıma, elektrik akımı tarafından uyarılan ışık yayılımıdır.Elektrisch licht is licht dat door elektriciteit opgewekt wordt.
Elektriksel arkların akım ve voltaj ilişkisi lineer değildir.Het verband tussen weerstand en temperatuur is niet lineair.
Elektriksel yalıtım, elektrik iletkenliğinin yokluğudur.Asystolie is het ontbreken van elektrische activiteit van het hart.
Elektrokardiyografi, kalbin elektriksel etkinliğini kaydeder.Elektrokardiogram obrazuje jedynie elektryczną aktywność serca.
Elektriksel kıvılcım üretmek için yüksek enerjili sinyal lazeri kullanılabilir.Do wzbudzania stosuje się bardzo silne źródła promieniowania.
Gazların elektriksel iletkenliği üzerine çalışmalar yürüttü.Prowadził prace nad przewodnictwem prądu elektrycznego przez gazy.
Pozitif ve Negatif olmak üzere iki tür elektriksel yük vardır.Det finns två typer av elektrisk laddning – positiv och negativ.
EEPROMlar elektriksel olarak programlanıp silinebilir.ABS kan elektropläteras och förkromas.
5 tür elektriksel deşarj bulunmaktadır.Ytterligare 5 elektroner ska ta plats.
Elektriksel tellerde taşınan ses ve radyo sinyalleri alternatif akıma örnek olarak verilebilir.Ljud- och radiosignaler som transporteras med elledningar är också exempel på växelström.
Birlikte elektrik motorları yaptılar ve elektriksel ve mekanik oyuncaklarla oynadılar.Bolaget tillverkade elektriska motorer och verktygsmaskiner.
Genel olarak, metalin elektriksel direnci sıcaklık ile artar.Den elektriska strömmen värmer metallen genom metallens elektriska resistivitet.
Z bozonu (veya Z 0) elektriksel olarak yüksüzdür ve kendisinin antiparçacığıdır.Z-бозон (або Z0) електрично нейтральний і є античасткою сам для себе.
Yeni havalı numaralar, bazı daha önce görmedikleri elektriksel hareketler göstereceğim." demiştir.Там будуть деякі цікаві трюки, деякі електронні речі, яких не бачили раніше, напевно».
Gazların elektriksel iletkenliği üzerine çalışmalar yürüttü.Займався вивченням електропровідності газів.
Diğer potansiyel kuyu cesitleri elektriksel ve magnetik potansiyel kuyular içerir.До інших видів потенціальних ям відносяться електрична і магнітна потенціальні ями.
Fakat eğer mıknatıs sabit ve iletken hareketliyse, mıknatısın etrafında herhangi bir elektriksel alan oluşmaz.Але якщо магніт покоїться, а провідник рухається, то в околиці магніту ніяке електричне поле не виникає.
Elektriksel yöntemler ozonla su arıtmayı içerir.До електричних методів можна віднести очищення води озоном.
Çünkü elektriksel iletkenlikleri düşüktür.Причини падіння електроопори встановлюються.
İlk elektriksel izalatörleri tasarladı.Створив перший електроскоп.
Elektriksel yalıtım, elektrik iletkenliğinin yokluğudur.Отже витрати на електроенергію відсутні.
Birlikte elektrik motorları yaptılar ve elektriksel ve mekanik oyuncaklarla oynadılar.Se svým bratrem Giuliem sestavovali elektrické motory a hráli si s mechanickými hračkami.
Böylece elektrofor bir elektriksel bütünlük olarak tarafsız kalmış oluyor.Proto je atom jako celek elektricky neutrální.
Buna elektriksel çift tabaka (EÇT) denir.Tuto oblast nazýváme elektrickou dvojvrstvou.
En önemli etkileşim olan elektriksel geçirgenlik ise elektrik alanla birlikte oluşmaktadır.Elektrický spotřebič spolu se zdrojem elektrického napětí je nejdůležitější částí elektrického obvodu.
Diğer potansiyel kuyu cesitleri elektriksel ve magnetik potansiyel kuyular içerir.Existují ovšem i jiné typy potenciálových jam jako jsou elektrické nebo magnetické potenciálové jámy.
U.S. Patent 668,315 " Elektriksel Salınım Alıcısı ".Identifikátor záznamu 358588196 : vodní elektrárna.
Böylece tüm elektriksel enerji, kullanılmadan önceki potansiyel enerjidir.Astfel, toată energia electrică este o energie potențială înainte de a fi livrată la destinația finală.
Dötronun bu elektriksel özelliği Rabi grubu tarafından yapılan ölçülerle çatşıyordu.Această proprietate electrică a deuteronului interferea cu măsurătorile făcute de grupul Rabi.
Elektriksel yalıtım, elektrik iletkenliğinin yokluğudur.Izolația electrică este absența conductivității electrice.
Elektriksel direncin birimi ohm’dur.Unitatea de măsură pentru rezistență electrică este în SI ohm-ul.
Makroskobik bir nesnenin yükü, nesneyi meydana getiren parçacıkların elektriksel yükünün toplamıdır.Sarcina electrică a unui obiect macroscopic este suma sarcinilor electrice ale componentelor ce îl constituie.
Bu kullanım, elektriksel sinyal karakteristikleri olarak tanımlandı.Aceste măsuri sunt convertite în semnale electrice.
Suyun elektriksel iletkenliği doğrudan sudaki çözünmüş iyonize katıların konsantrasyonu ile ilgilidir.Conductivitatea electrică a apei este direct legată de concentrația de solide ionizate dizolvate în apă.
Genel olarak, metalin elektriksel direnci sıcaklık ile artar.De exemplu, o rezistență convertește energia electrică în căldură.
Pozitif ve Negatif olmak üzere iki tür elektriksel yük vardır.A töltésnek két fajtája van, pozitív és negatív.
İlk elektriksel izalatörleri tasarladı.Megépítette az első elektromos felvonót.
Bu araç sayesinde %0,3'ten az bir hata payıyla, 1-150 kadar az iyonun elektriksel yükü ölçülebildi.Az eszközzel 1-150 ion töltését tudták megmérni kevesebb mint 0,3%-os hibával.
1675: Robert Boyle elektriksel çekim ve itmenin vakum genelinde hareket edebileceğini belirtti.1675-ben Robert Boyle kijelentette, hogy az elektromos vonzás és taszítás vákuumon keresztül is hat.
Z bozonu (veya Z 0) elektriksel olarak yüksüzdür ve kendisinin antiparçacığıdır.A Z-bozon (vagy Z0) elektromosan semleges és a saját antirészecskéje.
Gazların elektriksel iletkenliği üzerine çalışmalar yürüttü.Gondoskodtak a zsilipek energiatakarékos működtetéséről.
Elektriksel direncin birimi ohm’dur.Mértékegysége az ohm Ω.
Elektrik enerjisi, elektriksel potansiyel enerjiden yeniden türetilen enerjidir.Újrahasznosítható és megfizethető energia.
Elektriksel yük değişimlerine karşı oldukça hassaslardır.Nagyon érzékeny a termőhely változásaira.
Buna elektriksel çift tabaka (EÇT) denir.Ezt nevezzük kétpólusú gépnek.
Hala hiçbir elektriksel özellik göstermeyeceklerdir.Edelleenkään niissä ei ilmene sähköisiä ominaisuukia.
Pozitif ve Negatif olmak üzere iki tür elektriksel yük vardır.On olemassa kaksi vastakkaista sähkövarausta, positiivinen ja negatiivinen.