Ana içeriğe geç
Sözlük

elektrikli ile cümle

elektrikli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Elektrikli cihaz, taşınma sırasında hasar görmüş olmalıdır.The electrical appliance must have been damaged in transit.
Şirket elektrikli eşya üretiyor.The company manufactures electrical goods.
Onu almadan önce bu elektrikli tıraş makinesini denemeliydim.I should have tried out this electric shaver before buying it.
Bu elektrikli süpürge çok gürültü yapıyor.This vacuum cleaner makes a lot of noise.
Bu saat elektrikli.This clock is electric.
Elektrikli ev aletleri ev işini daha kolay yaptı.Electrical appliances have made housework easier.
İlk elektrikli hesap makinesi 19.yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıktı.The first electric calculator came into existence toward the end of the 19th century.
Elektrikli ısıtıcımız iyi çalışmadı.Our electric heater did not work well.
Bu elektrikli süpürgeyi bedava aldım.I got this vacuum cleaner for nothing.
Dumanlı trenler elektrikli trenlerle değiştirildi.Steam trains were replaced by electric trains.
Buharlı trenlerin yerini elektrikli trenler aldı.Steam trains were replaced by electric trains.
Elektrikli süpürgeyi kullanabilir miyim?May I use the vacuum cleaner?
Elektrikli teçhizatlardan uzak durun.Keep away from the electrical equipment.
Elektrikli ütüler elektrikle ısıtılır.Electric irons are heated by electricity.
Elektrikli ısıtıcımız iyi çalışmıyor.Our electric heater does not work well.
Elektrikli ısıtıcımızla ilgili doğru gitmeyen bir şey var.Something is wrong with our electric heater.
Elektrikli ısıtıcımızla ilgili bir sorun var.Something is wrong with our electric heater.
Elektrikli otomobillerin performansı arttı.The performance of electric cars has improved.
Elektrikli cihazları parçalarına ayırmayı seviyor.He likes to take electric devices apart.
O her sabah elektrikli tıraş makinesi ile tıraş olur.He shaves with an electric razor every morning.
Bu gece elektrikli battaniye kullanmalıyız.We should use the electric blankets tonight.
Elektrikli trenler uçakların yerini aldı.The electric trains have taken the place of airplanes.
Süpermarkette bir elektrikli süpürge aldı.She bought a vacuum cleaner at the supermarket.
İlk elektrikli otomobili yaptılar.They built the first electric car.
Bu fabrikalar elektrikli fırın üretir.This factory manufactures electric stoves.
Elektrikli arp çalarken, o elektrik çarpmasından öldü.He was electrocuted while playing the electric harp.
Elektrikli arabalar evde şarj edilebilir.Electric cars can be recharged at home.
Ben onu satın almadan önce bu elektrikli tıraş makinesini denemeliydim.I should have tried out this electric razor before buying it.
Tom çocuklarının elektrikli aletlerini kullanmasına izin vermezdi.Tom wouldn't let his children use his power tools.
Elektrikli arabalar aslında yeşil değildir.Electric cars are not actually green.
Arabamın elektrikli camları ve elektrikli kapı kilitleri var.My car has power windows and power door locks.
Bu elektrikli tıraş makinesini onu almadan önce test etmeliydim.I should have tested this electric shaver before buying it.
Elektrikli arabalar soğuk havalarda da çalışmazlar.Electric cars don't function as well in cold weather.
Tom bir elektrikli araba satın aldı.Tom bought an electric car.
Elektrikli gitar çalamam.I can't play the electric guitar.
Elektrikli çit üzerine işeme.Don't pee on an electric fence.
Elektrikli bir araba aldım.I bought an electric car.
Beton sert olduğu zaman pim keski yerine elektrikli matkap kullanırız.When the concrete is hard, we use an electric drill instead of a pin chisel.
Tom elektrikli sandalyede idam edildi.Tom was electrocuted.
Ödünç alabileceğim bir elektrikli testeren var mı?Do you have a chain saw I could borrow?
O bir elektrikli araba sürer.He drives an electric car.
Onun elektrikli ekipman fabrikası var.He has an electrical equipment factory.
Tom elektrikli süpürgenin fişini taktı ve odayı temizlemeye başladı.Tom plugged in the vacuum cleaner and started vacuuming the room.
Tom elektrikli aletlerle çalışır.Tom works with power tools.
Tom nadiren elektrikli aletler kullanır.Tom seldom uses power tools.
Elektrikli bir diş fırçası kullanıyorum.I use an electric toothbrush.
Ben bir hediye olarak bu elektrikli bıçağı aldım.I received this electric knife as a gift.
Kablo elektrikli değil.The cable is not electrified.
Elektrikli otomobiller gittikçe daha popüler hale gelmektedir.Electric cars are becoming more and more popular.
Elektrikli arabalar popüler oluyor.Electric cars are getting popular.
Bir elektrikli ısıtıcı banyo zemininin seramik fayanslarını ısıtır.An electric heater warms up the ceramic tiles of the bathroom floor.
Tesla bir elektrikli otomobil.The Tesla is an electric car.
Elektrikli arabamı nerede şarj edebilirim?Where can I charge my electric car?
Elektrikli bilgisayarlar, yöneticilere ayrıntılı ve güncel bilgileri sağlar.Electric computers provide managers with detailed, up-to-date information.
Bu muhteşem elektrikli su ısıtıcısı sadece 29,96 €'ya satıştadır.This magnificent electric kettle is on sale at only €29.96.
Bu elektrikli otomobil, bataryalarla güçlendirilmiştir.This electric car is powered by batteries.
Bir elektrikli fan istiyorum.I want an electric fan.
Elektrikli tekerlekli sandalye kullanmak için bir ehliyete ihtiyacın var mı?Do you need a license to use an electric wheelchair?
Elektrikli tekerlekli sandalye bir sürücü ehliyeti gerektiriyor mu?Does an electric wheelchair require a driver's license?
Bu elektrikli süpürge, gürültülüdür.This vacuum cleaner is noisy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod