Yıllık elektrik enerjisi üretimi 528 GWh'tir.Årsproduksjonen av elektrisk kraft er 715 GWh.
Gemideki elektrik ihtiyacı üç adet jeneratör ile karşılanıyordu.Ved levering hadde skipet tre generatorer.
Kentte, savaş gören tüm kentlerde olduğu gibi, elektrik, havagazı ve su yoktu.Grotta hadde under krigen aldri tilførsel av strøm, luft eller vann.
Elektrik ve su bazı bölgelerde kesildi.Vann og elektrisitet ble kuttet av styrkene.
Ayrıca Gazze'deki elektrik santralinin yakıt vanaları açıldı.Gazas eneste kraftverk ble også ødelagt.
Bu kuvvet de elektrik motorlarının altında yatan temel fenomendir.Dette er det grunnlegende prinsippet bak elektriske motorer.
Aynı yıldaki elektrik tüketimi de bu rakama eşittir.Elektrisk lys ble allikevel standard dette året.
Öyle ki, 20. yüzyıl başlarında elektrik temel olarak aydınlatmada kullanılıyordu.På slutten av 1800-tallet brukes elektrisitet først og fremst til belysning.
Bu arada günün yarısı elektrik vardır diğer yarısında yoktur.Dermed er ca. halvparten av Gazastripen uten strøm.
Bu sayede Nürnberg içinden çevre belediyelere elektrikli demiryolu hatlarıyla ulaşılabilmektedir.Toget med utenlandske gjester ankommer Nürnberg jernbanestasjon.
ABD, artık idamları zehirli iğne veya elektrikli sandalye ile infaz etmektedir.I disse statene må dødsdømte velge enten elektrisk stol eller giftsprøyte.
Onlar pozitif elektrik yükü içermektedir ve bu yüzden birbirlerini iterler.Atomkjernene, som har positiv elektrisk ladning, vil derfor frastøte hverandre.
Yine aynı yıl gazyağıyla çalışan sokak lambaları elektrikle çalışanlarla değiştirildi.Radioapparatene ble forbudt for resten av befolkningen samme høst.
Bu işlemler fazla miktarda elektrik enerjisine ihtiyaç gösterir.Metoden krever store mengder elektrisk energi.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup mahallede elektrik vardır, kablosuz internet var telefon yoktur.Når de kommer tilbake til byen, finner de sine hjem forlatt, uten elektrisitet, internett eller telefon.
Hoover - Elektrikli süpürge.Coop Elektro, elektrovarer.
Ülke elektrik enerjisi ihtiyacının tamamını kendi üretir.Dette skyldes virksomhetens eget behov for energiproduksjon.
(Tipik olarak halkın kullandığı elektrik şebekesi).(Betegnelsen blir ofte brukt av folk fra Nord-Norge).
Sorunlar o kadar büyük ki, Pyongyang'ın günde 5 saat elektrik aldığı zamanlar oluyor.Flere ganger hver kveld vil en selv i hovedstaden Pyongyang oppleve strømmbrudd.
Ancak, elektrikte kullanılan birimler ampere temel biriminden türetilmiştir.Tidligere har elektriske enheter vært bygd opp rundt enheten ampere for elektrisk strøm.
Her hane de elektrik, telefon ve su aboneliği bulunmaktadır.Selskapet selger abonnement på telefoni og elektrisitet.
Elektrik üretiminde, genelde fosil yakıtın yanması ile açığa çıkan enerji bir türbine güç olarak iletilir.Når elektrisitet dannes fra forbrenning av fossilt brensel blir ofte en turbin brukt.
Ülkenin elektrikle çalışan tek demiryollarıdır.Dette er landets eneste kullkraftverk.
Yayla evleri, elektrik ve su mevcuttur.Hytta har innlagt strøm og vann.
Anısına elektrik akımı birimi amperdir.SI-enhet for elektrisk strøm er ampere.
Daha çok elektrik gücü araçların şarj süresini düşürür.Se eksempel på strømbehov lengre ned.
Koval, New York Şehir Koleji'ne girerek elektrik mühendisliği okudu.Han dro til City College of New York for å studere elektroteknikk.
Katı maddedeki elektrik akışı tipik olarak çok yavaştır.Bevegelsesforstyrrelsen til L.M er relativt selektiv.
Çıkartılan uranyum Fransa ve Avrupa'da elektrik üretimi için kullanıldı.Setelah diekstraksi, uranium digunakan untuk produksi listrik di Prancis dan sebagian besar Eropa.
Musk’ın elektrikli araçlara olan ilgisi Tesla’nın ortaya çıkmasından çok daha öncesine dayanır.Meski begitu, ketertarikan Musk terhadap mobil listrik sudah ada jauh sebelum pendirian Tesla.
Elektromanyetizma elektrik yük ile başlar.Elektromagnetisme dimulai dengan muatan listrik.
Hissizlik veya karıncalanma elektrik kaynaklı yanıklardan sonra uzunca bir süre devam edebilir.Mati rasa atau kesemutan masih dapat dirasakan dalam waktu yang lama setelah cedera listrik.
Honda Insight, Honda tarafından üretilen elektrikli hibrit otomobil modelidir.Honda Insight adalah mobil berjenis listrik hibrida yang diproduksi oleh Honda.
Ayrıca, yıllık 1.562 milyon megavat saat elektrik de ihraç etmektedir.Estonia juga mengekspor 1,562 triliun watt jam listrik per tahun.
On sekizinci yüzyılda Benjamin Franklin, elektrik hakkında çok geniş bir çalışma yaptı.Pada abad ke-18, Benjamin Franklin melakukan penelitian ekstensif pada kelistrikan.
Elektrikli camlar ve tüm kamyon modeli için merkezi kilit.Power window dan penguncian Tengah untuk semua model yang truk.
Yıldırım da elektrik yanıklarına sebep olabilir.Petir juga bisa mengakibatkan luka bakar listrik.
Anahtardan eline zıplayan sparklardan, yıldırımın da elektriksel bir doğa olayı olduğunu kanıtlamış oldu.Adanya kilatan yang meloncat dari kunci ke tangannya menunjukkan bahwa kilat adalah listrik di alam.
Tesla daha sonra fizik profesörü sayesinde elektrik gösterilerine ilgi duyduğunu yazacaktı.Tesla kemudian menulis bahwa ia tertarik dengan demonstrasi kelistrikan oleh profesor fisikanya.
60 wattlık ampulu bin saat boyunca çalıştırırsak 60 kilowatt saat elektrik harcanır.Bila digunakan selama seribu jam memakan 60 kilowatt jam listrik.
Üçüncü kardeşi ise elektrik mühendisiydi.Ayahnya adalah seorang insinyur listrik.
Eğer atomdaki elektron sayısı çekirdeğin elektriksel yükünden farklıysa, böyle atomlara iyon denir.Jika jumlah elektron berbeda dari muatan listrik inti, atom tersebut dinamakan sebagai ion.
Elektrik ve telefon kabloları yer altından iletilmektedir.Semua kabel listrik maupun telepon berada di bawah tanah.
Alçak gerilim veya yüksek gerilim elektrik ile temas kardiyak aritmi veya kalp krizi ile sonuçlanabilir.Kontak dengan tegangan rendah maupun tinggi bisa mengakibatkan aritmia jantung atau serangan jantung.
Bölgenin elektrik ihtiyacının üç katına eşdeğerdir.Pembangkit ini menyuplai setengah dari kebutuhan listrik dalam negeri.
Bu köylerin elektrik ve su bağlantıları yoktur.Biaya ini belum termasuk listrik dan air.
Bir coulomb yaklaşık 624x1016adet elektrik yüküne eşittir.1 coulomb adalah 6.24×1018 kali muatan elektron.
Almanya otomobil, makine, elektrikli donanım ve kimyasalların üretiminde oldukça üstün durumdadır.Jerman sangat maju dalam produksi mobil, mesin, peralatan listrik, dan kimia.
Bunu en basit örneği, önceki bölümdeki elektrik devresinde gösterilmiştir.Contoh paling sederhana adalah rangkaian listrik, yang sudah dibahas sebelumnya.
Elektrik alan SI birimi Newton/Coulomb ya da Volt/metre olan bir vektör alanıdır.Medan listrik memiliki satuan N/C atau dibaca Newton/coulomb.
Siemens tarafından elektrikli tramvay yapıldı.Rolling stock diproduksi oleh Siemens.
Elektrik 1983 yılında köye getirilmiştir.Listrik Masuk Desa pada tahun 1984.
Özel eğitim öğretmeni olan Gloria (Cain) ve bir elektrikçi olan Thomas King'in en büyük kızıdır.Ia merupakan putri sulung dari Gloria, seorang guru pendidikan khusus, dan Thomas King, seorang ahli listrik.
1899 - Martha Place, elektrikli sandalye ile idam edilen ilk kadın oldu.1890 - William Kemmler menjadi orang pertama yang dieksekusi dengan kursi listrik.
Bir saatliğine 60 wattlık bir ampul kullanılırsa 0,06 kilowatt saatlık elektrik harcanır.Menggunakan bola lampu 60 watt selama satu jam memakan 0.06 kilowatt jam listrik.
Bu işlemler fazla miktarda elektrik enerjisine ihtiyaç gösterir.Mereka menghitung bahwa proses itu akan melepas banyak sekali energi.
Yüklü partiküller elektrik ve manyetik alanlarda oldukça etkilenirler.Partikel bermuatan ini sangat dipengaruhi oleh medan magnet dan listrik.
Metalik bağ iyi elektrik iletkenliği sağlar.Bonggol logam yang memungkinkan koneksi listrik.
Pike araştırma tüm dünyada 2011’de yaklaşık 479.000 yakın çevre elektrikli aracın olduğunu tahmin ediyor.Pike Research mengestimasikan ada sekitar 479.000 NEV di dunia saat ini.
Bu tür çözeltiler elektrik akımını iletmezler.Kebanyakan insinerator jenis ini juga tidak menghasilkan energi listrik.