Ana içeriğe geç
Sözlük

elektrik ile cümle

elektrik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Elektrik gitti.The power's out.
Bu cihaz elektrik üretir.This device produces electricity.
Şu an elektrikler kesik.The electricity is off at the moment.
Bu gece elektrikli battaniye kullanmalıyız.We should use the electric blankets tonight.
Elektrik kesildi.The power went out.
Elektrik ve su olmadan hayat olmaz.There is no life without electricity and water.
Bütün şehir elektriksizdi.The entire city was without electricity.
Elektrikli trenler uçakların yerini aldı.The electric trains have taken the place of airplanes.
Elektrik prizine reçel döktüm ve bir kısa devre vardı.I spilled jam on the electric outlet and there was a short circuit.
Elektrik prizinde sıkışıklık vardı.There was jam in the electric outlet.
Elektrik prizinden uçuşan kıvılcımlar var.There are sparks flying out of the electric socket.
Kedi elektrik süpürgesinden nefret eder.A cat abhors a vacuum.
Süpermarkette bir elektrikli süpürge aldı.She bought a vacuum cleaner at the supermarket.
Bu makine elektrik üretir.This machine generates electricity.
Evime güneş panelleri taktığımdan beri elektrik faturam yarı yarıya azaldı.Since I installed solar panels on my house, my energy bill has been cut in half.
İlk elektrikli otomobili yaptılar.They built the first electric car.
Elektrik kesildi fakat şimdi geri geldi.The electricity went out, but it's back on now.
Bizim dünyamız elektrik enerjisine dayalı çalışır.Our world runs on electricity.
Bu fabrikalar elektrikli fırın üretir.This factory manufactures electric stoves.
Elektrikli arp çalarken, o elektrik çarpmasından öldü.He was electrocuted while playing the electric harp.
Thomas Edison, elektrik lambasını icat etti.Thomas Edison invented the electric lightbulb.
Ben bir elektrikçiyim.I am an electrician.
Elektrikli arabalar evde şarj edilebilir.Electric cars can be recharged at home.
Elektrikle çalışmayan en sevdiğin alet hangisi?What's your favorite non-electrical gadget?
Ben onu satın almadan önce bu elektrikli tıraş makinesini denemeliydim.I should have tried out this electric razor before buying it.
Bir elektrik kesintisi vardı.There's been a power cut.
Tom çocuklarının elektrikli aletlerini kullanmasına izin vermezdi.Tom wouldn't let his children use his power tools.
Tom bir elektrikçi olmak istiyor.Tom wants to become an electrician.
Elektriksiz bir dünya hayal edemiyorum.I can't imagine a world without electricity.
Elektriksiz bir gelecek düşünemiyorum.I can't imagine a future with no electricity.
Elektrikli arabalar aslında yeşil değildir.Electric cars are not actually green.
Arabamın elektrikli camları ve elektrikli kapı kilitleri var.My car has power windows and power door locks.
Eski günlerde hiçbir telefon ya da elektrik yokmuş.In the old days, there were no telephones or electricity whatsoever.
Fırtına bir elektrik kesintisine neden oldu.The storm caused a power outage.
Bu elektrikli tıraş makinesini onu almadan önce test etmeliydim.I should have tested this electric shaver before buying it.
Elektrikli arabalar soğuk havalarda da çalışmazlar.Electric cars don't function as well in cold weather.
Tom bir elektrikli araba satın aldı.Tom bought an electric car.
Elektrikli gitar çalamam.I can't play the electric guitar.
Yapay ışık elektrikle üretilir.Artificial light is produced by electricity.
Elektrik faturamı teslim aldım.I received my electricity bill.
Elektrikli çit üzerine işeme.Don't pee on an electric fence.
Elektrikli bir araba aldım.I bought an electric car.
Plymouth Üniversitesi'nde elektrik mühendisliği okuyorum.I am studying electrical engineering at the University of Plymouth.
Ben bir bilgisayar kullanamam. Elektrik yok.I cannot use a computer. There is no power.
Beton sert olduğu zaman pim keski yerine elektrikli matkap kullanırız.When the concrete is hard, we use an electric drill instead of a pin chisel.
Tom elektrikli sandalyede idam edildi.Tom was electrocuted.
Ödünç alabileceğim bir elektrikli testeren var mı?Do you have a chain saw I could borrow?
O bir elektrikli araba sürer.He drives an electric car.
Nehir şehre elektrik sağlıyor.The river supplies the city with electricity.
Elektrik enerjisi şirketleri kömür kullanımlarını azaltmaya çalışıyor.Electric power companies are seeking to reduce their use of coal.
Bu, bütün Finlandiya'nın en büyük elektrik santralı.This is Finland's biggest power station of all.
Onun elektrikli ekipman fabrikası var.He has an electrical equipment factory.
Tom elektrikle idam edildi.Tom has been electrocuted.
Onun işinde o, elektrik devrelerini tasarlar.In her job, she designs electrical circuits.
Tom elektrikli süpürgenin fişini taktı ve odayı temizlemeye başladı.Tom plugged in the vacuum cleaner and started vacuuming the room.
Elektriksiz yaşamaya alışık değilim.I'm unaccustomed to living without electricity.
Elektriksiz yaşamayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine living without electricity.
Tom'un bir elektrikçi olduğunu düşündüm.I thought Tom was an electrician.
Tom elektrikli aletlerle çalışır.Tom works with power tools.
Bu iş için bir elektrik mühendisine ihtiyacımız var.We need an electrical engineer for this job.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod