Anne, bana bir el bombası almanı istiyorum.Mommy, I want you to buy me a grenade!
El bombası askerlerden beş metre uzakta patladı.The grenade exploded five metres from the soldiers.
El bombası askerden beş metre uzakta patladı.The grenade exploded five metres from the soldier.
Doss bir el bombası patlamasıyla yaralanır, ancak savaş kazanılır.Doss is eventually wounded by a grenade blast, but the battle is won.
Banka müdürünün ağzına el bombası tıkıp oradan uzaklaşır.Then the moon jumps out of the bird's mouth and runs away.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.They teach us to use machine guns, Kalashnikov, rocket launchers, grenades, bombs.
Bir çocuk elinde bir el bombası tutuyor.It's incredibly disturbing
Ayrıca bir mayın, bir el bombası, mühimmat ve başka askeri gereçler de bulundu.A mine, a hand grenade, ammunition, and other military devices were also found.
Depoda 3 bin mermi, 14 el bombası ve 15 tanksavar bulundu.They found 3,000 bullets, 14 hand grenades, and 15 anti-tank weapons.
Çantada iki el bombası, başka patlayıcı maddeler ve çiviler bulunduğu görüldü.The bag was found to contain two hand grenades, other explosive material and nails.
İkinci Dünya Savaşı dönemi ABD Mk 2 el bombasının yivli gövdesi.Grooved body of a Second World War-era U.S. Mk 2 grenade.
No.36M Mk.I parçalanma el bombası ("Mills bombası" olarak da bilinir)No.36M Mk.I fragmentation hand grenade (Also known as "Mills bomb")
Fünye süresi dolduğunda el bombası patlıyordu. [1]Once the time fuze expired the grenade detonated.[2]
El bombası fırlatıcıları M203 40×46mm United States Tüfeklere takılmak üzere tasarlanmıştır.Grenade launchers M203 40×46mm United States Designed to be attached to a rifle.
HK GMG 40×53mm Germany Greece Otomatik el bombası fırlatıcı.HK GMG 40×53mm Germany Greece Automatic grenade launcher.
ARGB-85, standart VOG-17 bombalarını kullanan 30 mm'lik bir otomatik el bombası atardır.The ARGB-85 is a 30mm automatic grenade launcher which uses standard VOG-17 grenades.
Levye 9mm tabanca Pompalı tüfek Yerçekimi silahı El bombasıMunition 9mm Parabellum Arme de poing Portail des armes
Çinlilerin el bombası sayısı azdı.Les valeurs des obligations chinoises fléchissent légèrement.
Türk tugayı Çinlilerden daha fazla el bombasına sahipti.Il semble que les bombardes britanniques aient porté plus de canons que les françaises.
1 Mart 1992'de Lübnan terör örgütü Hizbullah, Neve Şalom Sinagogu'na el bombası attı.1 марта 1992 года террорист ливанской организации «Хезболла» бросил ручную гранату в синагогу «Неве Шалом».
Drayton'un el bombasını atmasıyla bu yer patlamıştır.Он приказывает Дрейку выбросить пистолет.
Burada içeriye el bombası attı, fakat bomba patlamadı.Открылся люк, но бомба не выпала.
Almanlar sürekli el bombası attıkları için buna cesaret edemediler.Немцы постоянно бросали листовки, чтобы сдавались.
Genel muharebelerde iki tip el bombası kullanılır: Savunma ve saldırı tipi.Всё оружие можно разделить на два типа: атакующее и фокусы.
El bombası, askerin beş metre uzağında patladı.De handgranaat explodeerde vijf meter van de soldaat.
mk2 el bombasıMk2 granaat
Kupriaşvili atın ayaklarına isabet edip atı durduracak olan bir el bombasını fırlattı.Купріашвілі кинув гранату, яка відірвала ноги у коня.
Çinlilerin el bombası sayısı azdı.Китайці посилили мінометний вогонь.
Almanlar sürekli el bombası attıkları için buna cesaret edemediler.В цей час хтось з німців кинув гранату.
Kerim silahını silah arkadaşına vererek, el bombasıyla bir savaş arabasını vurmuştur.Синді звільнила його, стрельнувши в поліційний фургон з ракетної устави.
Genel muharebelerde iki tip el bombası kullanılır: Savunma ve saldırı tipi.Armamentul folosit poate fi categorisit în două mari categorii: armament defensiv și armament ofensiv.
Almanlar sürekli el bombası attıkları için buna cesaret edemediler.Britit tulittivat tykeillä suojattomia saksalaisia jatkuvasti.
Ekim 1957'de, akli dengesi bozuk birisinin Knesset'e el bombası atmasıyla Ben-Gurion yaralandı.I oktober 1957 kastede en sindssyg mand en håndgranat ind i Knesset og skadede Ben-Gurion.
Almanlar sürekli el bombası attıkları için buna cesaret edemediler.Suốt một thời gian, quân Đức không bắn phá được chiến hạm địch vì lỗi này.
El bombasıyla, savaş meydanında ya da düşman hattı gerisinde 1 ila 3 tdüşman tankı imha edenler.在战场上或敌后使用手榴弹摧毁敌军一至三架坦克。
Milliyetçi Consul Organizasyonu üyeleri, Thälmann'ın alt katta bulunan evine el bombası attılar.右翼民族主义组织Consul成员向其一楼的公寓投掷了一枚手榴弹。
Levye 9mm tabanca Pompalı tüfek Yerçekimi silahı El bombası火槍 手銃 蛇桿 火繩槍
Burada içeriye el bombası attı, fakat bomba patlamadı.הוא לוחץ מספר פעמים על השלט, אך הפצצה לא מתפוצצת.
Burada içeriye el bombası attı, fakat bomba patlamadı.Med vojno jo je zadela 1.000 funtska bomba, ki pa ni eksplodirala.
Genel muharebelerde iki tip el bombası kullanılır: Savunma ve saldırı tipi.Karai pagal tikslus skirstomi į du tipus – gynybos ir puolimo.
Genel muharebelerde iki tip el bombası kullanılır: Savunma ve saldırı tipi.Kildgranaate on kaht tüüpi: ründe- ja kaitsegranaadid.
Bana hemen el bombası ver.Dê-me a granada, depressa.
Bana hemen el bombası ver.Дай ми граната, бързо.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.Bežala som cez ulicu, a jediná vec, ktorú si naozaj pamätám je pocit, akoby v mojej hlave vybuchol granát.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.Biegłam ulicą i jedyne co pamiętam to to, że poczułam jakby w mojej głowie wybuchł granat.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.Csak arra emlékszem, hogy futok át az úton, és aztán mintha bombát robbantottak volna.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.저는 뛰면서 길을 건너고 있었지요. 그리고 나서 기억나는 것 딱 한가지는 제 머리에서 수류탄이 터지는 듯한 그 느낌이었어요.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.Tôi đang chạy băng qua đường, và điều duy nhất mà tôi thật sự nhớ là cảm thấy như lựu đạn nổ trong đầu mình.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.Yo corría por la calle y lo único que recuerdo es algo como la explosión de una granada en la cabeza.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.Я бігла по вулиці, і пам'ятаю тільки відчуття, немовби в моїй голові вибухнула граната.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.Я перебегала улицу, и единственное, что я помню, это ощущение взрыва гранаты с голове.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.אני חציתי בריצה את הרחוב, והדבר היחיד שאני זוכרת הוא, שהרגשתי כאילו שמתפוצץ לי רימון בראש.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.كنت أجري عبر الشارع والشئ الوحيد الذي اتذكره هو شعوري أن قنبلة قد اخترقت رأسي.
Bense karşıdan karşıya geçmekteydim ve hatırlayabildiğim tek şey de kafamda bir el bombasının patlaması oldu.頭の中で爆弾が爆発したかのような 感じがしました。 そして地面に手をつき、
Bir çocuk elinde bir el bombası tutuyor.Hij heeft een granaat in zijn hand dat is schokkend.
Bir çocuk elinde bir el bombası tutuyor.Il a une grenade dans sa main
Bir çocuk elinde bir el bombası tutuyor.لديه قنبلة يدوية في يده
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Egy konkrét esetben, az egyik őr gránátot dobott a börtönlakók mosdójába, amikor éppen tele volt.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Einmal warf ein Wächter eine Granate in einen der Waschräume der Gefangenen, der voller Menschen war.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.En alguna ocasión, uno de los guardias lanzó una granada al baño de los prisioneros estando lleno de gente.