Yangın olursa diye el altında her zaman bir kova su bulundur.Always keep a bucket of water handy, in case of fire.
Lütfen bu kitabı el altında tutun.Please keep this book at hand.
Bu sözlüğü her zaman el altında tut.Always keep this dictionary handy.
Ona el altından ödendi.He got paid under the table.
El altında ekstra birkaç bataryaya sahip olmak asla kötü bir fikir değil.Having a few extra batteries handy is never a bad idea.
Daima sözlüğünü el altında bulundur.Always have your dictionary close at hand.
Tom el altından para verdi.Tom got paid under the table.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.But there's always a need for resources close by.
Hepimiz biliyoruz ki herkes bunu el altından yapmaktadır.You already know that everybody does it underground.
Reagan yönetimi Dayanışma Sendikası'nı el altından desteklemiştir.The Reagan administration engaged in clandestine support for Solidarity.
Yay, el altında bir kavrama ile tutulur.The bow is held with an underhand grip.
Eser, 1950'de Meksika'da basılırken, Şili'de de el altından yayınlandı.Canto General fue publicado en México en 1950, y también clandestinamente en Chile.
Eşinin mal varlığıyla rahat bir yaşam sürdürürken el altından hürriyet çalışmalarını yürüttü.بينما كان يعيش حياة رغدة معتمدة على ممتلكات زوجته كان يمارس نشاطاته للحرية خلسة.
1937’den itibaren Hesse’nin kitapları Almanya’da “el altından” satılmıştır.Tot 1937 worden FN-machines in Duitsland onder de naam "BAM" verkocht.
Lütfen bu kitabı el altında bulundurun.Te rog, păstrează cartea asta la îndemână.
1937’den itibaren Hesse’nin kitapları Almanya’da “el altından” satılmıştır.1937-től Hesse könyveit Németországban csak „kéz alól” lehetett vásárolni.
Daha sonra bu hayvanlar sürekli el altında tutulmaya gidildi.Az ilyeneket állandó őrizet alatt kellett tartani.
1937’den itibaren Hesse’nin kitapları Almanya’da “el altından” satılmıştır.Vuodesta 1937 Hessen teoksia saattoi myydä Saksassa enää laittomasti.
Daha sonra bu hayvanlar sürekli el altında tutulmaya gidildi.Ľavá ruka musela byť po celý čas jedenia ukrytá.
Eşinin mal varlığıyla rahat bir yaşam sürdürürken el altından hürriyet çalışmalarını yürüttü.Namiesto obdivu skutočných žien, venoval všetok svoj čas soche.
Eser, 1950'de Meksika'da basılırken, Şili'de de el altından yayınlandı.See teos pealkirjaga „Canto General“ avaldati Mehhikos 1950 ja salaja ka Tšiilis.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Aber es wird immer ein Bedürfnis nach nahen Ressourcen geben.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.A vedno obstaja potreba po virih blizu nas.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Il y a besoin de ressources à proximité.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Însă întotdeauna este nevoie de resurse prin apropiere.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Každopádne vždy je niekde nablízku potreba zdrojov.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.자금에 대한 필요는 언제나 가까이에 있습니다.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.lub mogą potrzebować kapitału po ciężkim okresie ale wciąż czai się potrzeba zasobów
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Maar er ligt altijd een behoefte aan middelen op de loer.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Ma c'è sempre bisogno di avere risorse vicine.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Mas há sempre necessidade de ter recursos por perto.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Mindig találni a közelben valamilyen szükségletet.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Nhưng luôn luôn có 1 nhu cầu về tiếp tế.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Pero siempre hay una necesidad de recursos en algún lugar cercano.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Resurssien tarve on aina lähellä.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Tetapi selalu ada kebutuhan akan sumberdaya yang dekat.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Vždy a všude budou potřeba další zdroje.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Αλλά υπάρχει πάντα η ανάγκη για πόρους κάπου κοντά.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Але потреба у ресурсах завжди поруч.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Но винаги има нужда от ресурси наблизо.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.Но потребность в ресурсах все время остается.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.תמיד קיים צורך במשאבים קרובים.
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.وهناك دوماً رغبة بمصدر مالي
Ancak kaynakların daima el altında olması gerek.もう一つ わかったことは
Böylece herşey el altında olacak.Es wird also nicht alles willkürlich sein.
Böylece herşey el altında olacak.Kaikki ei tule olemaan helposti saavutettavissa.
Böylece herşey el altında olacak.그러니, 모든 것이 가능해지지는 않을 것이라는 말입니다.
Böylece herşey el altında olacak.Már nem lesz minden elfogadható.
Böylece herşey el altında olacak.Nên mọi thứ sẽ không bị tước đoạt.
Böylece herşey el altında olacak.Niet alles ligt voor het oprapen.
Böylece herşey el altında olacak.Non ci sarà possibile prendere tutto.
Böylece herşey el altında olacak.Nu o să fie totul după bunul plac al fiecăruia.
Böylece herşey el altında olacak.Portanto, nada vai estar tão disponível.
Böylece herşey el altında olacak.Tak więc, nie wszystko będzie łatwe do zrealizowania.
Böylece herşey el altında olacak.Todo no va a estar disponible.
Böylece herşey el altında olacak.Tout ne sera pas si évident
Böylece herşey el altında olacak.Všechno nebude tak úplně možné.
Böylece herşey el altında olacak.Všetko nebude celkom tak možné.
Böylece herşey el altında olacak.Οπότε δεν θα είναι όλες οι πληροφορίες αξιοσημείωτες.
Böylece herşey el altında olacak.Значит, далеко не всё можно будет легко оправдать.