Ana içeriğe geç
Sözlük

ekonomik durum ile cümle

ekonomik durum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dergiye göre, Japonya'da ekonomik durum yıldan yıla gittikçe kötüleşiyor.According to this magazine, the economic situation in Japan is getting worse year by year.
O ülkenin ekonomik durumu günden güne değişiyor.That country's economic situation changes from day to day.
Ekonomik durum şimdi iyi değil.The economic situation isn't good right now.
Ekonomik durum daha da kötüleşti.The economic situation grew worse.
Ekonomik durum çok iç karartıcı.The economic situation is very bleak.
Bu devrin son on yıllarında pek çok pleb için ekonomik durumda bir kötüleşme görüldü.The final decades of this era saw a worsening economic situation for many Plebeians.
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.Their freedom and economic condition varied from time to time and place to place.
Ekonomik durumları, kendilerine en çoğunu sunan adaylara oy vermelerine neden oldu.For example: Vote for the candidates that have above average utility.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.The economic situation of the country was quite difficult at the time.
Şimdi dünyadaki ekonomik durum yerine buraya bakabilirmiyiz?Now could we look here instead at the economic situation in the world?
A. Ekonomik durum.A. The economic situation.
SETimes'a konuşan analist, bir diğer önemli güvenlik riskinin de ekonomik durum olduğunu söyledi.One other major security risk for Serbia, he told SETimes, is the economic situation.
Ekonomik DurumThe Economic Outlook
Abdülaziz'in padişahlığının son dönemlerinde ekonomik durum gitgide kötüye gitmekteydi.In the last period of Abdulaziz's reign, the economic situation was getting worse.
Çeçenya'daki ekonomik durum 2000'den sonra önemli ölçüde iyileşti.The economic situation in Chechnya has improved considerably since 2000.
1984 yılına doğru, ekonomik durum, enflasyon oranının 450% ye vardığı bir duruma geldi.1984 erreichte die Inflation mit 450 % einen katastrophalen Höhepunkt.
Halkın kültür seviyesi ve ekonomik durum çok düşüktür.Das sozioökonomische Niveau der Bevölkerung ist gering.
Hizmetçilik ülkeler arası, kırsaldan kente veya sosyo-ekonomik duruma göre çeşitlilik göstermektedir.Unterschiede in der Arbeit sind zum Beispiel zwischen städtischem und ländlichem Raum zu finden.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.Wirtschaftlich lag das Land aber darnieder.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.La situación económica del país era muy delicada.
Halkın kültür seviyesi ve ekonomik durum çok düşüktür.La situación económica y social de la población pronto comienza a empeorar.
Aynı zamanda yılbaşından beri ekonomik durum dramatik olarak kötüleşmeye başladı.Кроме того в начале года ситуация в экономике резко ухудшилась.
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.لكن، اختلفت حريتهم وحالتهم الاقتصادية من وقت لآخر ومن مكان إلى آخر.
Nero’un eylemleri fakirlerin ekonomik durumlarına yardım etmeyi amaçlıyordu.As suas ações eram encaminhadas a melhorar a situação econômica dos pobres.
Ekonomik durumları, kendilerine en çoğunu sunan adaylara oy vermelerine neden oldu.A pobreza deles geralmente levou-os a votar para a candidato que lhes oferecesse mais.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.Portanto, a situação econômica do país era muito delicada.
Halkın kültür seviyesi ve ekonomik durum çok düşüktür.Zowel de bevolking als de economische productie verminderde sterk.
Kalan ülkelerin euroyu kullanmaya ne zaman geçeceği ekonomik durumlar görüşüldüğünde karara bağlanacaktır.Ook de nieuwe lidstaten zullen, zodra ze aan de monetaire eisen kunnen voldoen, overgaan op de euro.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.Sytuacja w kraju była bardzo zła.
Halkın kültür seviyesi ve ekonomik durum çok düşüktür.Funkcje społeczne i kulturalne spełniane przez centra miast ulegają zmniejszeniu.
Ekonomik durum: İlk yerleşimciler ekonomik olarak birbirlerine yakın durumdaydılar.Det revolutionerande var att olika sociala klasser bodde bredvid varandra.
Nero’un eylemleri fakirlerin ekonomik durumlarına yardım etmeyi amaçlıyordu.Ahrens este angajată în acțiuni de ajutorare a oamenilor săraci.
Ekonomik durum, her grevden sonra daha da kötüleşiyordu.Mindez a háború kitörése után még rosszabb lett.
Nero’un eylemleri fakirlerin ekonomik durumlarına yardım etmeyi amaçlıyordu.Ödön jövedelmét a szegények segítésére adta.
Dragaş'ta ekonomik durum, çok zayıftır ve işsizlik yüksek bir orandadır.Paluumuuttajien taloudellinen asema on heikko ja työttömyys korkea.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.Από την άλλη πλευρά η οικονομική κατάσταση της χώρας ήταν δραματική.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.Landets økonomi var dårlig.
Kalan ülkelerin euroyu kullanmaya ne zaman geçeceği ekonomik durumlar görüşüldüğünde karara bağlanacaktır.De øvrige EU-lande skal indføre euroen, når de opfylder kravene.
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.Statusen til «sloboda» varierte over tid og etter territorium.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.המצב הכלכלי בארץ היה קשה.
1984 yılına doğru, ekonomik durum, enflasyon oranının 450% ye vardığı bir duruma geldi.בשנת 1984 הסתכמה האינפלציה ב-450%.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.В началото финансовото състояние на държавата било лошо.
Halkın kültür seviyesi ve ekonomik durum çok düşüktür.Значението на Чипровци като културно и икономическо средище силно намалява.
Komünistler bu ekonomik duruma karşı tepkisini ortaya koymaya başladı.Комунистите във Виетнам подготвят действия срещу тази политическа линия.
Özetle ; köyde ekonomik durum çok iyi değildir.U gospodarskom smislu selo još nije postiglo velik napredak.
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.Status "sloboda" se je mijenjao vremenom i ozemljem.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.Situácia v zemi bola katastrofálna.
Nero’un eylemleri fakirlerin ekonomik durumlarına yardım etmeyi amaçlıyordu.Neron je pomagal ljudem po katastrofi.
Halkın kültür seviyesi ve ekonomik durum çok düşüktür.Velik vpliv na mlade ima družbeno-kulturni in socialno-ekonomski status.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.Situacija šalyje buvo sudėtinga.
Ancak ülkede ekonomik durum çok kötüydü.Maa julgeoleku seisukohast oli see väga halb.
A. Ekonomik durum.A. la situation économique.
A. Ekonomik durum.貧困率は上がり、金持ちと貧困者の差が広まっています。
Ekonomik durum iyi olsun yada kötü olsun pek değişmez zamanla da pek değişmez.주 경제에 따른 차이도 거의 없습니다. 침체나 성장하고 상관없이 말이죠. 시대에 따른 차이도 그리 크지 않습니다.
Ekonomik durum iyi olsun yada kötü olsun pek değişmez zamanla da pek değişmez.No varía mucho si la economía del estado está deprimida o en auge, no varía mucho con el tiempo.
Ekonomik durum iyi olsun yada kötü olsun pek değişmez zamanla da pek değişmez.И не се влияе от местната икономика, дали е в криза или се развива добре, не се променя и с времето.
Ekonomik durum iyi olsun yada kötü olsun pek değişmez zamanla da pek değişmez.הוא אינו משתנה הרבה עם כלכלת המדינה, באם היא בשפל או בפריחה,. הוא לא משתנה הרבה במשך הזמן.
Ekonomik durum iyi olsun yada kötü olsun pek değişmez zamanla da pek değişmez.أنها لا تختلف كثيرا عن الاقتصاد في الدولة سواء كان ضامراً أو مزدهراً و لا تختلف كثيراً مع مرور الوقت.
Ekonomik durum iyi olsun yada kötü olsun pek değişmez zamanla da pek değişmez.そんなに変わらない 時代によってもそんなに変動しない つまり子供達に投資をしたならば 実際その子供達は
Şimdi dünyadaki ekonomik durum yerine buraya bakabilirmiyiz?Acum sa ne uitam aici in loc de situatia economica in lume.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod