Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.În termeni Kurzweil-ieni eu sunt ca Eeyore (un pesimist) al creşterii economice.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim. (Kahkaha)Với những điều kiện tại Kurzweilian, (Tiếng cười)
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.커즈와일이 볼 때 저는 경제 성장의 이요르(곰돌이 푸에 등장하는 염세적 당나귀)인 셈이죠.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.Kurzweil-i mértékek szerint én a gazdasági növekedés Fülese vagyok.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.Kurzweil uznałby mnie za Kłapouchego wzrostu ekonomicznego.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.Med Kurzweilian's ord er jeg ligesom Æseldyret med økonomisk vækst.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.Nach Kurzweil'schen Maßstäben bin ich der misanthropische Pessimist des wirtschaftlichen Wachstums.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.Numa perspetiva utópica eu sou como o Igor do crescimento económico.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.Potrei essere la Cassandra della crescita economica.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.Pro něj by toto bylo želví tempo ekonomického růstu.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.Σύμφωνα με τον Κουρζγουέιλ, είμαι σαν τον Ήορ της οικονομικής ανάπτυξης.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.В курцвайлиански смисъл аз съм като Йори на икономическия растеж.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.За Курцвейлем, я ніби віслюк Іа економічного зростання.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.По Курцвайлю, я как ослик Иа в своем экономическом развитии.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.במונחים של קורצוויל - אני דומה לחמורון אייה של הצמיחה הכלכלית.
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.بل أنا طبقا لرأي كورزويل نموذج للنظرة المتشائمة للنمو الإقتصادي
Kurzweilian deyişiyle ekonomik büyümenin depresif eşeği gibiyim.(笑)
Şangay tipi ekonomik büyümeyi destekliyor.Hochdrucktaktiken von Shanghai zu.
Şangay tipi ekonomik büyümeyi destekliyor.강도 높은 전략에 동의를 하고 있습니다
Şangay tipi ekonomik büyümeyi destekliyor.Sanghaj "nagy nyomás" stratégiájával.
Şangay tipi ekonomik büyümeyi destekliyor.עם טקטיקת ההתנהלות הדחופה בשנחאי.
Şangay tipi ekonomik büyümeyi destekliyor.يؤيد منهجية الضغط العالي التي تطبقها شانغهاي.
Şangay tipi ekonomik büyümeyi destekliyor.これを経済成長の上海モデルと呼びたい
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.지난 5년 간 두 나라의 경제 성장은 비슷해지기 시작했습니다
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.Dalam 5 tahun terakhir, kedua negara telah mulai kira kira mencapai kesamaan dalam pertumbuhan ekonominya.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.En los últimos cinco años, de algún modo, los dos países han comenzado a converger en crecimiento económico.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.In de afgelopen vijf jaar zijn de twee landen enigszins begonnen te convergeren in economische groei.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.In den letzten fünf Jahren haben die beiden Länder angefangen, sich in dieser Beziehung einander anzunähern.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.În ultimii cinci ani, cele două țări au început să aibă creșteri economice oarecum asemănătoare.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.Negli ultimi 5 anni i due paesi hanno iniziato in qualche modo a convergere nella crescita economica.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.Nos últimos cinco anos, os dois países começaram a convergir um pouco no crescimento económico.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.Trong vòng 5 năm lại đây, hai quốc gia đã bắt đầu khá cân bằng nhau về sự phát triển kinh tế.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.V posledních pěti letech začaly obě země ve svém ekonomickém růstu určitým způsobem konvergovat.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.W ostatnich pięciu latach, stopy wzrostu gospodarczego tych dwóch krajów zaczęły się wyrównywać.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.Zadnjih pet let pa sta se državi približevali v gospodarski rasti.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.Τα τελευταία πέντε χρόνια οι δύο χώρες έχουν αρχίσει να συγκλίνουν κάπως όσον αφορά στην οικονομική ανάπτυξη.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.За последние пять лет эти страны примерно начали сравниваться по темпам экономического роста.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.През последните пет години, двете държави започнаха да се доближават по икономически растеж.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.ב-5 השנים האחרונות, המדינות החלו להתקרב זו לזו במידה מסויימת בצמיחה כלכלית.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.في غضون الخمس سنوات الأخيرة, بدأت الدولتان تتقاربان شيء ما في معدلات نموهما الإقتصادي.
Son beş yılda, iki ülke ekonomik büyüme açısından birbirine yaklaşmış.同程度の 経済成長をしています ただ過去30年で見ると
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.A samozrejme, na Západe bol ekonomický rast.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.A Západ samozřejmě ekonomicky rostl.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Dan tentu saja, telah terjadi pertumbuhan ekonomi di Barat.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.E, claro, houve crescimento económico no Ocidente.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.En natuurlijk heeft het Westen economische groei gekend.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.E ovviamente, c'è stata una crescita economica in occidente.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.És természetesen, volt gazdasági növekedés Nyugaton.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Et bien sure, il y'a eu une croissance économique en occident.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.In seveda se je Zahod gospodarsko razvijal.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.그리고 물론, 서구의 경제 성장이 있었죠.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Nastąpił wzrost ekonomiczny na Zachodzie.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Och det har förstås också varit ekonomisk tillväxt i Väst.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Og selvfølgelig har der været økonomisk vækst i Vesten.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Și bineînțeles, economia s-a dezvoltat în Occident.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Tietysti länsimaissa on ollut talouskasvua.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Und natürlich hat es im Westen Wirtschaftswachstum gegeben.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Và tất nhiên, kinh tế các nước phương Tây vẫn đi lên.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Y por supuesto, hubo crecimiento económico en Occidente.
Tabii ki, Batı'da ekonomik büyüme sağlandı.Και φυσικά, υπήρξε οικονομική ανάπτυξη στη Δύση.