Su kütlelerinde iyi bir ekolojik ve kimyasalZměna globální průměrné teploty
Su kütlelerinde iyi bir ekolojik ve kimyasalZmena priemernej globálnej teploty a
Su, yenilenebilir fakat sınırlı nitelikte bir ekolojik ve ekonomik kaynaktır.Hållbar förvaltning av vatten kräver avvägningar mellan olika användningsområden
Su, yenilenebilir fakat sınırlı nitelikte bir ekolojik ve ekonomik kaynaktır.Vesi on ekologinen ja taloudellinen resurssi, uusiutuva, mutta rajallinen.
Su, yenilenebilir fakat sınırlı nitelikte bir ekolojik ve ekonomik kaynaktır.Το νερό αποτελεί έναν οικολογικό και οικονομικό πόρο, ανανεώσιμο πλην όμως πεπερασμένο.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Abbiamo popolato tutti gli ambienti.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Am populat toate ecosistemele.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.A teljes környezetet belaktuk.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Kita menghuni semua ekologi.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.모든 생태 환경에서 거주했죠.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Nous avons peuplé toutes les écologies.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Poblamos todas las geografías.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Ta sinh sôi khắp hệ sinh thái.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Vi befolkade alla miljöer.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.We bevolkten de hele ecologie.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Wir haben alle Zonen bevölkert.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Zaľudnili sme každý typ prostredia.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Zamieszkaliśmy wszystkie rodzaje ekosystemów.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Αποικήσαμε σε κάθε είδους φυσικό περιβάλλον.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Ми заселили всі екологічні ніші.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Мы населили все экологические ниши.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.Населили сме цялата околна среда.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.יצאנו מאפריקה פעמיים.
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.ولوثنا كل الانظمة البيئية
Tüm ekolojik ortamlarda çoğaldık.調理さえ出来れば
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.Au collège, j'étais un mirmécologue dévoué, un spécialiste de la biologie des fourmis.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.Durante os anos de liceu, tornei-me um mirmecólogo fanático, um especialista sobre a biologia de formigas.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.En mis años universitarios, fui un devoto mirmecólogo, un especialista en la biología de las hormigas.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.Gimnazista koromra már elkötelezett myrmekológus voltam, ami a hangyák biológiájának specialistáját jelenti.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.În timpul studenţiei am fost un devotat slujitor al mirmecologiei, specialist în biologia furnicilor.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.대학에서는 개미학 연구에 여념이 없었습니다 개미의 생태를 전문으로 연구하는 학문이죠
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.Podczas nauki na uczelni byłem oddanym myrmekologiem -- prawdziwym specjalistą w tej dziedzinie.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.Yliopistoikään tultuani olin vannoutunut myrmekologi, muurahaisten biologian asiantuntija.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.Στα κολεγιακά μου χρόνια, ήμουν αφοσιωμένος μυρμηγκολόγος, ειδικός στη βιολογία των μυρμηγκιών.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.До началото на колежа бях запален мирмеколог, специалист по биологията на мравките.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.עד הגיעי למכללה, כבר הייתי מירמקולוג מסור, מומחה בביולוגיה של נמלים.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.وبحلول وقت الكلية، كنت مكرساً لدراسة الأحياء، ومتخصص في علم أحياء النمل.
Üniversite yıllarımda, kendimi adamış bir karınca ekoloğuydum, ve karıncaların biyolojisi üzerinde uzmandım.アリの生態の専門家になったのです 一方 地球上の多様な生命全般への 興味と研究も継続しました
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.A táto ekológia je nevyhnutne relatívna, historická a empirická.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.A tento způsob života je nutně relativní, historický a empirický.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.En deze ecologie is noodzakelijkerwijs relatief, historisch en empirisch.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.E questa è ecologia necessariamente relativa, storica e empirica.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.És ez az ökológia szükségszerűen relatív, történelmi és empirikus.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Essa ecologia é necessariamente relativa, histórica e empírica.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Et cette écologie est nécessairement relative, historique et empirique.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Iar acea ecologie este în mod necesar relativă, istorică și empirică.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.I ta ekologia jest koniecznie relatywna, historycznie i empirycznie.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.환경과의 발란스는 물론 상대적이고, 역사적이고 경험적임을 말하지요.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Och den miljön är ovillkorligen relativ, historisk och empirisk.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Og den økologi er nødvendigvis relativ, historisk og empirisk.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Und diese Ökologie ist notwendiger Weise relativ, historisch und empirisch.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Và hệ sinh thái đó phải tương đối, lịch sử và thực nghiệm.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Y esa ecología es necesariamente relativa, histórica y empírica.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Κι αυτή η οικολογία είναι υποχρεωτικά σχετική, ιστορική, και εμπειρική.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.А тази екология е непременно относителна, историческа и емпирична.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.И эта экология неизбежно является относительной, исторической и эмпирической.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.І ця екологія обов'язково є відносною, історичною і емпіричною.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.והאקולוגיה היא בהכרח יחסית, הסטורית ואמפירית.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.وهذا النظام البيئي مرتبط بتاريخنا وتجاربنا
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.歴史的、そして経験的なものです 最後の話をします