Kimse dünya ekonomisinin Amerikan ekonomisinin etrafında döndüğü gerçeğini reddedemez.Nobody can deny the fact the world economy revolves around the American economy.
Hükümet bunu kabul etmeyi reddetse de, ekonomi politikası harap olmuş durumda.Although the government refuses to admit it, its economic policy is in ruins.
Aomori ilinin ekonomisi büyük ölçüde elma yetiştiriciliğine bağlıdır.The economy of Aomori Prefecture depends heavily on apple growing.
Ülke çapında bir ekonomik patlama ile ziyaret edildik.We have been visited by a nation-wide economic boom.
Çok sayıda ekonomist, o gerçekten habersiz.Many economists are ignorant of that fact.
O zaman, ülkemiz ciddi ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalmıştır.At the time, our country was confronted with serious economic difficulties.
Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home.
Japon ekonomik sistemi değişmek üzere.The Japanese economic system is about to change.
Japon ekonomisi hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about the Japanese economy?
Japon ekonomisi geniş ölçüde büyüdü.The economy of Japan has grown enormously.
Japon ekonomisi hâlâ istikrarlı.The economy of Japan is still stable.
Japon ekonomisi geçen yıl %4 büyüdü.The Japanese economy grew by 4% last year.
Japonya ekonomik güçte Çin'i aşıyor.Japan surpasses China in economic power.
Japonya dünya ekonomisinde anahtar bir rol oynar.Japan plays a key role in the world economy.
Japonya, ekonomisini yeniden inşa etmek zorunda.Japan has to reconstruct its economy.
Japonya ekonomi olarak güçlü bir ulus oldu.Japan has economically become a powerful nation.
Japonya, dünyadaki en büyük ekonomik güçlerden biridir.Japan is one of the greatest economic powers in the world.
Japon ekonomisi hızla gelişti.The Japanese economy developed rapidly.
Japon ekonomisine ne olacak?What will happen to the Japanese economy?
Japon ekonomisi krizde.The Japanese economy is in depression.
Japon ekonomisi yıllık en fazla % 5'ten daha fazla büyümeye devam etti.The Japanese economy continued to grow by more than 5% annually.
O, ekonomide uzmandır.He is an expert in economics.
O, ekonomi uzmanıdır.He is an expert in economics.
O, ekonominin gelişimine çok katkıda bulundu.He contributed much to the development of the economy.
Ekonomik nedenlerden dolayı plandan vazgeçti.He gave up the plan for economic reasons.
Anne babasından ekonomik olarak bağımsız değildir.He is not economically independent of his parents.
O, üniversitede ekonomi eğitimi aldı.He studied economics at college.
O Hyogo Üniversitesi'nde bir ekonomi profesörü.He is a professor of economics at Hyogo University.
O ekonomik yönden ebeveynlerinden bağımsız.He is economically independent of his parents.
Onların yaptıkları şey ekonomiyi mahvediyor.What they are doing is ruining the economy.
Projenin ekonomisini tartıştılar.They discussed the economics of the project.
Artık ekonomik olmadığı için feribot servisini kapattılar.They closed down the ferry service since it was no longer economical.
Ailesinden ekonomik olarak bağımsızdır.She is economically independent of her parents.
O ekonomi alanında uzmanlaşmıştır.She majored in economics.
Ekonomik durgunluğa karşın, ticari ürün fiyatları hala yüksek.In spite of the depression, the prices of commodities are still high.
Gelecek yıl Japon ekonomisi nasıl olacak?What will the Japanese economy be like next year?
Oh evet,haklısın.Pekala,bu senin ekonomik olan alışveriş şeklin öyleyse.Oh yes, you're right. Well, it's the way you shop that's tight-fisted then.
Japon ekonomisi büyük bir stres döneminden geçiyor.The Japanese economy is going through a period of great stress.
Liderliğin değişmesi uluslararası siyasi ekonomi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.Changes of leadership have a great effect on the international political economy.
İnsanlar ekosistemin bozulmasını önleyebilecek mi?Will humanity be able to prevent the degradation of ecosystems?
Hangisi daha önemlidir, ekonomik büyüme mi yoksa çevrenin korunması mı?Which is more important, economic development or environmental protection?
Xavier, Paris Üniversitesi'nde ekonomi okuyan genç bir öğrenci.Xavier is a young student studying economics at the University of Paris.
Doğu Asya ekonomileri enerji fiyat artışlarından çok etkilenmiştir.The East Asian economies were hit hard by energy price increases.
Derinleşen ekonomik krizin görünürde bir sonu var mı?Is there any end in sight to the deepening economic crisis?
Baraj inşaatı tüm ekosistemi tahrip eden yapay bir göl yarattı.The construction of the dam created an artificial lake that destroyed a whole ecosystem.
Ben ekonomi dalında uzmanlaşıyorum.I'm majoring in economics.
İnsanlar değil, fakat ekonomi iyi olmalı.Not the people, but the economy must be well!
Ülkenin ekonomisi çökmek üzeredir.The country's economy is about to collapse.
Yazılım şirketi ekonomik durgunluk sürecinde büyük başarısızlığa uğradı.The software company collapsed during the recession.
Banka ekonomik durgunluk sırasında çöktü.The bank collapsed during the recession.
Ekoloji tüm çevremizde yaşayan şeylerle ilgili çalışmadır.Ecology is the study of living things all around us.
Ekoloji dünyamızı güvende tutmak için çok önemlidir.Ecology is very important to keep our world safe.
Biz, bir ekonomi otelde kaldık.We stayed at an economy hotel.
Tom bir ekonomi araba istedi.Tom wanted an economy car.
Tom her zaman tasarruf yapmak için ekonomi sınıfta uçuyor.Tom always flies economy class to save money.
Ekonomi arabalar size tasarruf sağlar.Economy cars save you money.
O ülkenin ekonomisi büyüyor.That country's economy is growing.
Yakıt ekonomisi hakkında endişeli misin?Are you worried about fuel economy?
Hepimiz küresel ekonominin parçasıyız.We are all part of the global economy.
Ekonomik durum şimdi iyi değil.The economic situation isn't good right now.