Ana içeriğe geç
Sözlük

ekme ile cümle

ekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben biraz beyaz ekmek istiyorum.I would like some white bread.
Tom Mary'nin zaten ekmek aldığını bilmiyordu.Tom didn't know that Mary had already bought bread.
Baharatlı ekmek osuruğa neden olur.The seasoned bread causes farts.
Ekmeğin var mı? Güvercinleri besleyeceğim.Do you have some bread? I'm going to feed the pigeons.
Ben gideyim ve biraz ekmek satın alayım.Let me go and buy some bread.
Ekmeği yerine koy.Put away the bread.
Umarım ekmek yarına kadar dayanır.I hope the bread keeps until tomorrow.
Hâlâ biraz ekmek kaldığını umuyorum.I hope there's still some bread left.
Bu kadar çok sucuk için yeterince ekmek yok.There is not enough bread for so much chorizo.
Bu kadar çok hırsız için yeterince ekmek yok.There is not enough bread for so many thieves.
Fransız ekmeği Brezilya'da çok popülerdir.French bread is very popular in Brazil.
İspanya'da ve Fransa'da her gün taze ekmek alırız.In Spain and France, we buy fresh bread every day.
O bir ekmek bağımlısı.He's a bread addict.
O bir ekmek ustası.He's a bread connoisseur.
Sabahleyin, Sandra bir dilim ekmek yer ve bir fincan kahve içer.In the morning, Sandra eats a slice of bread and drinks a cup of coffee.
Ekmek fırında.Bread's in the oven.
Ekmek fırındadır.The bread is in the oven.
Biraz peynir ve ekmek alacağım.I'll buy some cheese and bread.
Yiyecek ekmeğin var mı?Do you have any bread to eat?
Kızarmış ekmeği çok severim.I like toasts very much.
Bana ekmek ve süt verdi.He gave me bread and milk.
O, ekmek alamayacak kadar fakirdi.He was so poor that he couldn't buy bread.
O, o kadar fakirdi ki ekmek alamıyordu.He was so poor that he couldn't buy bread.
Biraz ekmek almaya gideceğim.I'll go buy some bread.
Tom'un köpeği ekmek kırıntılarını yedi.Tom's dog ate the breadcrumbs.
Ekmek masanın üzerinde.The bread's on the table.
Ekmek masanın üstünde.The bread's on the table.
Ekmek nerede?Where's the bread?
Parası olmadığı zaman hiç ekmek alamazdı.When he had no money, he couldn't buy any bread.
Bana hangi ekmeği yemek istediğini söyle.Tell me which bread you want to eat.
Nasıl ekmek pişirileceğini biliyor musun?Do you know how to bake bread?
Ekmek sertleşti.The bread went hard.
Pirinci ekmekten daha çok severim.I like rice more than bread.
Mary ekmek pişirmekten hoşlanır.Mary likes to bake bread.
Ekmek pişiriyorum.I am baking bread.
Tom ekmeğe tereyağı sürüyor.Tom is spreading butter on the bread.
Bir dilim ekmek üzerine hardal sürüştürüyorum.I am spreading mustard on a slice of bread.
Tom ekmeği kesiyor.Tom is cutting the bread.
Ekmek pişirmem. Benim bir fırınım yok.I cannot bake bread. I don't have an oven.
Biz ekmeğimize tereyağı sürüyoruz.We are applying butter on our bread.
Tom biraz kızarmış ekmek parçaları aldı.Tom bought some croutons.
Biz geleneksel ekmek pişiririz.We bake traditional bread.
O, çok eski bir fırında ekmek pişirir.He bakes bread in a very old oven.
O yeni fırınında ekmek pişiriyor.She bakes bread in her new oven.
Şimdiye kadar ilk defa ekmeğe kırmızı biber sürüştürdüm.This is the first time I've ever spread chili on bread.
Sen hiç ekmeğine çikolata sürdün mü?Have you ever spread chocolate on your bread?
Onun ekmeği yemesine izin verme.Don't let him eat the bread.
Tom henüz ekmek almadı.Tom hasn't bought bread yet.
Geçen yıl baharda bir yemek kursuna katıldım ve ekmek nasıl pişirilir öğrendim.Last year in the spring I attended a cooking class and learned how to bake bread.
Bu ekmek büyük.This loaf of bread is big.
Bu ekmek küçük.This loaf of bread is small.
Neden bu ekmeği ufalıyorsun?Why are you crumbling this bread?
O 14 yaşındayken, çilek ekmeye başladı.When he was 14, he started to plant strawberries.
Taze ekmeğin kokusunu seviyorum.I like the smell of fresh bread.
Fransız ekmeği lezzetlidir.French bread is delicious.
Tom dün aldığım bütün ekmeği yedi.Tom ate all the bread that I bought yesterday.
Ekmek küflüydü, ama Tom yine de onu yedi.The bread was moldy, but Tom ate it anyway.
Bütün gün bir dilim ekmek hariç hiçbir şey yemedim.I haven't eaten anything except one slice of bread all day.
Ekmek yerim.I eat bread.
Tom eve giderken bir çift somun ekmek almanı söylememi istedi.Tom wanted me to tell you to buy a couple of loaves of bread on your way home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod