ekmeğin ile cümle
ekmeğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsa onlara, ‹‹Onikilerden biridir, ekmeğini benimle birlikte sahana batırandır›› dedi.He answered them, "It is one of the twelve, he who dips with me in the dish.
Fareler ekmeğin bir kısmını yedi.Die Mäuse haben einen Teil des Brotes gefressen.
Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır.Rauchen senkt die Appetitschwelle.
Nankör adam, sen müdürün o kadar ekmeğini yedin.Aus diesem Brotkrumen hat er ein weibliches Riesenbrot geklont.
İnsanın karnını doğuran, ekmek düşüncesi, değil, ekmeğin kendisidir.Das auf Jahrmärkten oft erhältliche Magenbrot ist kein Brot, sondern eine Lebkuchenart.
Fareler ekmeğin bir kısmını yedi.Les rats ont mangé la moitié du pain.
Çoğunlukla aileler kendi ekmeğini (köy ekmeği) yapmaktadır.La plupart des oiseaux incubent leur(s) œuf(s) en le(s) couvant.
"Güney, ekmeğini taştan çıkarıyor".«España sale del pozo y saca pecho».
Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır.En humanos parece reducir el apetito.
Fareler ekmeğin bir kısmını yedi.I topi hanno mangiato parte del pane.
Baget ekmeğinin bir çeşidi olup, boyu kısadır ve çoğunlukla bir taş fırında pişirilir.È una variazione della baguette, ma più corto e spesso cotto in forno in muratura.
Yufka ekmeğinin en önemli özelliği dayanıklı olmasıdır.Per quanto riguarda il pane l'importante specialità è quello di grano duro.
Ben başkasının ekmeğini yemem.Я чужой хлеб не ем.
O ekmeğin üstüne yağ sürmeyi seviyor.Он любит хлеб с маслом.
Ekmeğin Fethi (Fransızca: La Conquête du Pain), anarko komünist Pyotr Kropotkin tarafından yazılmış kitaptır.(مايو 2010) الاستيلاء على الخبز هي كتاب للشيوعي اللاسلطوي بيوتر كروبوتكين.
Pathongko - Çinlilerin youtiao dediği kızgın yağda kızartılmış ekmeğin Tayland versiyonu.Pathongko: É a versão tailandesa do pão frito chinês chamado youtiao.
50 kişi de buradan ekmegini kazanmaktadır.Hier stapten 50 mensen uit.
Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır.Kiedy sól traci smak.
Ekmeğin özelliği şeklinden gelmektedir.Specyfiką pieczywa jest jego kształt.
Eğer ekmek vermezlerse, ekmeğinizi alın." zamanla ünlü bir söylem olmuştur.Om de inte ger er något av det, ta bröd."
Ekmeğin içerisine yağ katılarak yumuşak olması sağlanmıştır.З'явився збут товарного хліба.
Yumurta sarısı ile ekmeğin içi sarımsı bir renk alır.Покрите червоною емаллю яйце з короною.
50 kişi de buradan ekmegini kazanmaktadır.Det lykkes 50 af dem at flygte.
Mçadi kelimesi de mısır unundan yaplan ekmeğin adı haline geldi.Selain itu, roti Manna juga disebut sebagai roti dari Surga.
Ülkede gıda fiyatları, özellikle ekmeğin fiyatı son aylarda katlandı.エジプトでは特にパンの価格が高騰し、最近数ヶ月の間に倍になった。
Ekmeğin iç kısmı pişerken 100 °C derece olur.牛肉を100g程度の大きさに切る。
Buğday unu kullanılarak yapılan ekmeğin içi, dış kısmına göre yumuşak ve kabarıktır.使用されるトーストパンは中は柔らかく、外がカリカリになっていることが特徴である。
(Mezmurlar, 146/4) ^ “Toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın.第3章19節:(省略)あなたが大地に戻るまで、あなたは顔に汗して、食物を得ることになろう。
Ülkede gıda fiyatları, özellikle ekmeğin fiyatı son aylarda katlandı.식량 가격, 특히 지난 몇달동안 두배가 오른 빵 가격의 상승으로 인해 많은 인구가 고통 받았다.
Ekmeğin özelliği şeklinden gelmektedir.그래서 빵의 일종으로 본다.
Aynı ayın on beşinci günü hamursuz ekmeğinin Tanrıya ziyafetidir: Yedi gün boyunca hamursuz ekmeği yiyeceksin.주님 승천 대축일의 전야는 15세기 이후에 생겨났으며, 교황 레오 13세는 주님 승천 대축일 다음 날부터 성령 강림 대축일을 준비하기 위한 9일 기도를 바칠 것을 요청하였다.
"Aşk acısı yaşatanlar sağolsun yaşadıklarımın ekmeğini yiyorum".זהו הלחם הפשוט שאנחנו זקוקים לו".
Eğer ekmek vermezlerse, ekmeğinizi alın." zamanla ünlü bir söylem olmuştur.אם הם מסרבים לתת לכם את שניהם, קחו לחם".
Yöre halkının bir bölümü ekmeğini hala kendi pişirmektedir.Селското стопанство осигурява храна на част от населението.
Yufka ekmeğinin en önemli özelliği dayanıklı olmasıdır.За здравия човек най-подходящ е пълнозърнестият хляб.
Tandır ekmeğinin en yaygın şekli pide'dir.Смята се, че това е най-древния начин на печене.
Kuru ekmeğin yakılmasıyla da basit olarak aktif kömür elde edilebilir.Pri veľmi nízkych teplotách sa dá zachytiť na aktívnom uhlí.
Ekmeğin sağlıklı beslenme açısından çok önemli olduğu düşünülmektedir.Se počutite bolj samozavestni, ko jeste zdravo hrano?
50 kişi de buradan ekmegini kazanmaktadır.Iš koplyčios spėjo išeiti 50 žmonių.
İskandinavya'da üretilen gevrek ekmeğin çoğu üç ila dört saatlik fermantasyonun ardından pişirilir.Enamik Skandinaavia kuivikuid küpsetatakse pärast 3–4-tunnist kääritust.
Tuz, ekmeğin lezzetini azaltır.Soe toit vähendab isu.
Ekmeğin içine koyulan cisim kime çıkarsa ona ödül verilir.Kelle muna vastu satutakse, selle oma saadakse endale.
Saray'dan almış olduğum koca bir ekmeğin yarısını onlara verdim.Ostsin poest suure leiva.
Bağrında yaşayan herkesle, sömüren ve sömürülenle,... ...ekmeğini paylaşır.Nekoč, ko prične obnova... ...bodo bivši nasprotniki skupaj za stroji v isti delavnici.
Bağrında yaşayan herkesle, sömüren ve sömürülenle,... ...ekmeğini paylaşır.Przecież, gdy ruszymy znów do pracy... ...byli żołnierze na powrót staną przy jednym stanowisku pracy.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Cred ca este deoarece credem ca acest tip de paine reprezinta autenticitatea.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.E eu penso que seja porque este tipo de pão nos transmite a ideia de autenticidade.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Ik denk dat dat komt omdat we het gevoel hebben dat dit soort brood werkelijk authentiek is.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Io penso che sia cosi' perche' abbiamo la sensazione che
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Je crois que c'est parce que nous pensons que ce type de pain est vraiment de l'authentique.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.제 생각에는, 우리가 이런 종류의 빵이 제대로 된 빵이라고 생각하기 때문인 것 같습니다.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Und ich glaube es liegt daran, dass wir spüren, dass es bei dieser Art Brot wirklich um Echtheit geht.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Và tôi nghĩ rằng bởi vì chúng ta cảm thấy rằng loại bánh mì này mới chính xác là bánh mì.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Y creo que es porque sentimos que esta clase de pan se trata de algo auténtico.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Мисля, че е защото усещаме, че този вид хляб наистина е автентичен.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.Я думаю, причина в том, что мы считаем этот тип хлеба более натуральным.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.ואני חושבת שזה כך משום שאנו חשים שסוג זה של לחם קשור בעצם לאותנטיות.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.وأعتقد أنه بسبب أنّنا نعتقد أنّ هذا النوع من الخبز يرمز إلى الأصالة.
Bence bunun sebebi... ...bu çeşit ekmeğin... ...gerçekten de güvenilir olduğunu düşünmemizden dolayı.私達が、全麦パンは 本物だと考えるからだと思います 伝統的な暮らし方に関する事です
Bir ekmeğin maliyetinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz?Bạn có biết thực sự một ổ bánh mì có giá bao nhiêu không?
İlgili Sayfalar