ekmeği ile cümle
ekmeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.40
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.又 擘 開 那 七 個 餅 分 給 四 千 人 、 你 們 收 拾 的 零 碎 、 裝 滿 了 多 少 筐 子 呢 . 他 們 說 、 七 個
‹‹Yedi ekmeği dört bin kişiye bölüştürdüğümde kaç küfe dolusu yemek fazlası topladınız?›› ‹‹Yedi›› dediler.又 擘開 那 七 個餅 分 給 四千 人 、 你 們 收拾 的 零碎 、 裝滿 了 多少 筐子 呢 . 他 們說 、 七個
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Åt den försmäktande gav du intet vatten att dricka, och den hungrige nekade du bröd.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Az eltikkadtnak vizet sem adtál inni, és az éhezõtõl megtagadtad a kenyeret.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Du gav ikke den trette vann å drikke, og den sultne nektet du brød.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;du hast die Müden nicht getränkt mit Wasser und hast dem Hungrigen dein Brot versagt;
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Et antanut nääntyvälle vettä juoda, ja nälkäiseltä kielsit leivän.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;gav ikke den trætte Vand at drikke og nægted den sultne Brød.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Je moet de dorstigen water en de hongerigen brood hebben geweigerd,
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;갈한 자에게 물을 마시우지 아니하며 주린 자에게 식물을 주지 아니하였구나
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Não deste ao cansado água a beber, e ao faminto retiveste o pão.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Nenapojil si ustatého vodou a lačnému si odoprel chleba.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;No dabas de beber agua al cansado, y al hambriento le privabas de pan
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Non hai dato da bere all'assetato e all'affamato hai rifiutato il pane
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Nu dădeai apă omului însetat, nu voiai să dai pîne omului flămînd.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Ông không cho kẻ khát xin nước uống , Chẳng ban cho người đói bánh ăn .
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Ông không cho kẻ khát xin nước uống, Chẳng ban cho người đói bánh ăn.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Orang yang lelah tidak kauberi minuman, yang lapar tidak kautawari makanan
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Tu ne donnais point d`eau à l`homme altéré, Tu refusais du pain à l`homme affamé.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Utrujenega nisi napojil z vodo in lačnemu si odrekel kruh.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Vody ustalému jsi nepodal, a hladovitému zbraňovals chleba.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Wodyś spracowanemu nie podał, a głodnemu odmówiłeś chleba.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Δεν εποτισας υδωρ τον διψωντα, και ηρνηθης αρτον εις τον πεινωντα.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Не си напоил с вода уморения, И си задържал хляб от гладния.
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;Утомленному жаждою не подавал воды напиться и голодному отказывал в хлебе;
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;לא מים עיף תשקה ומרעב תמנע לחם׃
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;ماء لم تسق العطشان وعن الجوعان منعت خبزا
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;困 乏 的 人 你 沒 有 給 他 水 喝 . 飢 餓 的 人 、 你 沒 有 給 他 食 物
Yorguna su içirmedin, Açtan ekmeği esirgedin;困乏 的 人 你 沒有給 他 水 喝 . 飢餓 的 人 、 你 沒有給 他 食物
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.A víno, jenž obveseluje srdce člověka. Činí, aby se stkvěla tvář od oleje, ano i pokrmem zdržuje život lidský.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.A víno obveseľuje srdce smrteľného človeka, aby sa skvela tvár nad olej, a pokrm posilňuje srdce človeka.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.in vino, ki razveseljuje srce človeku, in olje, ki svetel nareja obraz, in kruh, ki podpira srce človeku.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.사람의 마음을 기쁘게 하는 포도주와 사람의 얼굴을 윤택케 하는 기름과 사람의 마음을 힘있게 하는 양식을 주셨도다
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.Og vin gleder menneskets hjerte, så den gjør åsynet mer skinnende enn olje, og brød styrker menneskets hjerte.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.o vinho que alegra o seu coração, o azeite que faz reluzir o seu rosto, e o pão que lhe fortalece o coração.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.vin, care înveseleşte inima omului, untdelemn, care -i înfrumuseţează faţa, şi pîne, care -i întăreşte inima.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.ויין ישמח לבב אנוש להצהיל פנים משמן ולחם לבב אנוש יסעד׃
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.وخمر تفرح قلب الانسان لإلماع وجهه اكثر من الزيت وخبز يسند قلب الانسان.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.又 得 酒 能 悅 人 心 、 得 油 能 潤 人 面 、 得 糧 能 養 人 心
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.又 得 酒 能 悅 人心 、 得 油 能 潤人面 、 得糧 能 養 人心
İlgili Sayfalar