ekmeği ile cümle

ekmeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.我 們 日 用 的 飲 食 、 今 日 賜 給 我 們
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.我 們 日用 的 飲食 、 今日 賜給 我 們
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Accortosene, Gesù chiese: «Perché, uomini di poca fede, andate dicendo che non avete il pane
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?A keď to poznal Ježiš, povedal im: Čo to rozmýšľate medzi sebou, vy ľudia malej viery, že vraj nemáte chleba?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?A znaje to Ježíš, řekl jim: Co to rozjímáte mezi sebou, ó malé víry, že jste chlebů nevzali?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Co obaczywszy Jezus, rzekł im: O czemże rozmawiacie między sobą, o małowierni, żeście chleba nie wzięli?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?E Jesus, percebendo isso, disse: Por que arrazoais entre vós por não terdes pão, homens de pouca fé?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Isus, care cunoştea lucrul acesta, le -a zis: ,,Puţin credincioşilor, pentruce vă gîndiţi că n'aţi luat pîni?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?예수께서 아시고 가라사대 믿음이 적은 자들아 어찌 떡이 없음으로 서로 의논하느냐
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Ko pa Jezus to opazi, jim reče: Kaj premišljujete v sebi, maloverneži, da nimate kruha?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Νοησας δε ο Ιησους, ειπε προς αυτους Τι διαλογιζεσθε εν εαυτοις, ολιγοπιστοι, οτι αρτους δεν ελαβετε;
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?А Исус, като разбра това, рече: Маловери, защо разисквате помежду си понеже нямате хляб?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Постерігши ж се Ісус, рече до них: Що ви міркуєте собі, маловіри, що хлїба не взяли?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Уразумев то, Иисус сказал им: что помышляете в себе, маловерные, что хлебов не взяли?
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?וידע ישוע ויאמר אליהם קטני האמונה מה תחשבו בלבבכם כי לא לקחתם אתכם לחם׃
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?فعلم يسوع وقال لماذا تفكرون في انفسكم يا قليلي الايمان انكم لم تأخذوا خبزا.
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?耶 穌 看 出 來 、 就 說 、 你 們 這 小 信 的 人 、 為 甚 麼 因 為 沒 有 餅 彼 此 議 論 呢
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?耶穌 看出 來 、 就 說 、 你 們這 小 信 的 人 、 為甚麼 因 為沒 有 餅 彼此 議論 呢
Burada biraz taze ekmeğimiz var.Đây là một mẩu bánh mì tươi.
Burada biraz taze ekmeğimiz var.여기 신선한 빵이 있습니다.
Bu siteye göre en sevdiğin gevreği ekmeğine ekleyebilirsin. Hmm! Kulağa hoş geliyor.Con la adopción de este tipo de tecnología podríamos tener un suministro interminable de agua.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.Bland annat rågbröd och olika gröträtter är en viktig del av den finländska matkulturen.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.Entre autres, le pain de seigle et divers porridges font partie de la culture culinaire finlandaise.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.Esimerkiksi Lapissa syödään paljon poronlihaa, kun taas rannikolla syödään kalaa.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.В частности, ржаной хлеб и различные каши являются важными составляющими финской культуры питания.
Çavdar ekmeği ve değişik lapalar Fin yemek kültürünün önemli parçalarıdır.خبز الجاودار ومختلف العصائد من ضمن أمور أخرى تُعتبر جزءًا رئيسيًا من ثقافة الطعام الفنلندية.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.A rischio della nostra vita ci procuriamo il pane davanti alla spada nel deserto
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Chúng tôi liều mạng mới có bánh mà ăn, Vì cớ mũi gươm nơi đồng vắng.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Chúng_tôi liều_mạng mới có bánh mà ăn , Vì cớ mũi gươm nơi đồng vắng .
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Com perigo de nossas vidas obtemos o nosso pão, por causa da espada do deserto.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Con riesgo de nuestras vidas traemos nuestro pan, ante la espada del desierto
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Di luar kota, pembunuh berkeliaran; nyawa kami terancam ketika mencari makanan
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Életünk veszélyeztetésével szerezzük kenyerünket a pusztában levõ fegyver miatt.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Henkemme kaupalla me noudamme leipämme, väistäen miekkaa erämaassa.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.광야에는 칼이 있으므로 죽기를 무릅써야 양식을 얻사오니
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Med fara för vårt liv hämta vi vårt bröd, bärga det undan öknens svärd.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Med fare for vårt liv henter vi vårt brød, truet av ørkenens sverd.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Med Livsfare henter vi vort Brød, udsatte for Ørkenens Sværd.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Ne căutăm pînea cu primejdia vieţii noastre, căci ne ameninţă sabia în pustie.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Nous cherchons notre pain au péril de notre vie, Devant l`épée du désert.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.S opovážením se života svého hledáme chleba svého, pro strach meče i na poušti.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Wir müssen unser Brot mit Gefahr unsers Lebens holen vor dem Schwert in der Wüste.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Za svoje životy dodávame svoj chlieb pre meč na púšti.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Z nevarnostjo življenja svojega prinašamo kruh svoj spričo meča puščave.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Z odwagą duszy naszej szukamy chleba swego dla strachu miecza i na puszczy.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Φερομεν τον αρτον ημων μετα κινδυνου της ζωης ημων, απ' εμπροσθεν της ρομφαιας της ερημου.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.Добиваме хляба си с опасност за живота си Поради меча, който ограбва в пустинята.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.С опасностью жизни от меча, в пустыне достаем хлеб себе.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.בנפשנו נביא לחמנו מפני חרב המדבר׃
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.بانفسنا نأتي بخبزنا من جرى سيف البرية.
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.因 為 曠 野 的 刀 劍 、 我 們 冒 著 險 、 纔 得 糧 食
Çöldeki kılıçlı haydutlar yüzünden Ekmeğimizi canımız pahasına kazanıyoruz.因 為曠 野 的 刀劍 、 我們冒 著險 、 纔 得 糧食
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.2つの炭水化物源があれば パンの価格変動が減少すると気づいたからです 飢餓のリスクも減少します
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.Han insåg att om man hade två kolhydratskällor, vete och potatis, skulle brödpriserna vara mer stabila.
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.Hij besefte dat twee bronnen van koolhydraten, (tarwe en aardappel) de prijs van brood meer stabiel zou maken.
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.왜냐하면, 탄수화물을 섭취할 경로가 밀과 감자 두 가지로 늘어나면 빵 가격이 폭등할 염려가 줄어들고
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.Vì ông ấy nhận ra nếu bạn có 2 nguồn carbonhydrate, lúa mỳ và khoai tây, giá bánh mỳ sẽ ổn định hơn.
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.משום שהוא הבין, שאם יש שני מקורות לפחמימות, חיטה ותפוחי אדמה, יש פחות תנודה במחיר הלחם.
Çünkü iki karbonhidrat kaynağınız olursa, buğday ve patates, o zaman ekmeğin fiyat değişimi daha az olurdu.لانه أدرك أنه في حال وجود مصدرين للكربوهيدرات القمح والبطاطا فإن هذا سوف يؤدي حتما لنقص في أسعار الخبز
Çünkü Tanrının ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir.››Albowiem chleb Boży ten jest, który zstępuje z nieba i żywot daje światu.
İlgili Sayfalar