ekmeği ile cümle

ekmeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onun ekmeğinin iki tarafı da tereyağı ile yağlanmıştı.His bread is buttered on both sides.
Ekmeği kesmek için kullandığımız bıçak keskindi.The knife we used to cut the bread with was sharp.
Daha fazla ekmeğimiz yok.We don't have any more bread.
Ekmeğimiz kalmadı.We don't have any more bread.
Bir sürü ekmeğimiz var ve tereyağına gelince gereğinden fazlasına sahibiz.We have lots of bread, and as for butter, we have more than enough.
Ekmeğinle hangisini almak istersin, tereyağ ya da peynir?Which would you like to have with your bread, butter or cheese?
Fareler ekmeğin bir kısmını yedi.The mice ate some of the bread.
Açsan, ekmeği yiyebilirsin.If you are hungry, you can eat the bread.
Ekmeği pirinçten daha çok severim.I like bread more than rice.
Ekmeğinle oynama.Don't quarrel with your bread and butter.
Ancak sabah kahvaltısı için yeterli ekmeğimiz var.We have barely enough bread for breakfast.
O, ekmeğin üzerine tereyağ sürdü.He spread butter on the bread.
Ekmeğini taştan çıkarıyor.He works hard to earn his living.
O, ekmeği ve pastaları fırında pişirdi.She baked bread and cakes in the oven.
Tereyağını ekmeğin üzerine yaydı.She spread the butter on the bread.
Onun ekmeği özel bir şekilde yapma tarzı var.She has a special way of making bread.
Ekmeği kim yedi?Who ate the bread?
Onun daha az ekmeği var.He has less bread.
Onun biraz ekmeği var.She has a little bread.
Adamın, karısından daha fazla ekmeği var.The man has more bread than his wife.
Ekmeğin tadına baktılar.They tasted the bread.
Tom ekmeği iki parçaya böldü.Tom divided the bread into two pieces.
En taze ekmeği nereden alabilirsin?Where can you get the best fresh bread?
Memleketim Bolu'da patates aromalı köy ekmeği yedim.I ate potato flavoured village bread in my hometown, Bolu.
Mısır ekmeğinde sosisli sandvici severim.I like corn dogs.
Mısır ekmeği, muffin pankek ile iyi gider.Cornbread goes well in cupcake pans.
Kahvaltı için çayla tandır ekmeği yedim.I had naan with the tea for breakfast.
Süt ve ekmeği severim.I like milk and bread.
Ekmeğin üzerindeki tereyağı çok iyi.The butter on the bread is very good.
Ekmeği tereyağıyla yedi.He ate bread with butter.
Adam ekmeği yedi.The man ate the bread.
Tom bütün ekmeği yedi, bu yüzden hiç kalmadı.Tom ate all the bread, so there is none left.
Tom son dilim ekmeği yedi bu yüzden Mary'nin yiyecek bir şeyi yoktu.Tom ate the last slice of bread so Mary had nothing to eat.
Ekmeğin var mı? Güvercinleri besleyeceğim.Do you have some bread? I'm going to feed the pigeons.
Ekmeği yerine koy.Put away the bread.
Fransız ekmeği Brezilya'da çok popülerdir.French bread is very popular in Brazil.
Yiyecek ekmeğin var mı?Do you have any bread to eat?
Kızarmış ekmeği çok severim.I like toasts very much.
Bana hangi ekmeği yemek istediğini söyle.Tell me which bread you want to eat.
Tom ekmeği kesiyor.Tom is cutting the bread.
Biz ekmeğimize tereyağı sürüyoruz.We are applying butter on our bread.
Sen hiç ekmeğine çikolata sürdün mü?Have you ever spread chocolate on your bread?
Onun ekmeği yemesine izin verme.Don't let him eat the bread.
Neden bu ekmeği ufalıyorsun?Why are you crumbling this bread?
Taze ekmeğin kokusunu seviyorum.I like the smell of fresh bread.
Fransız ekmeği lezzetlidir.French bread is delicious.
Tom dün aldığım bütün ekmeği yedi.Tom ate all the bread that I bought yesterday.
O ekmeği çok seviyor.He's crazy about bread.
O biraz çavdar ekmeği satın aldı.She bought some rye bread.
Bu ekmeği yiyebilir miyim?Can I eat this bread?
Ekmeği iki parçaya böldüm.I divided the bread into two pieces.
Sen ekmeği iki parçaya böldün, değil mi?You divided the bread into two pieces, didn't you?
Ekmeği iki parçaya böldü.He divided the bread into two pieces.
Ekmeği ikiye böldü.She divided the bread into two pieces.
Mary ekmeği iki parçaya ayırdı.Mary divided the bread into two pieces.
Ekmeği iki parçaya böldük.We divided the bread into two pieces.
Ekmeği iki parçaya böldüler.They divided the bread into two pieces.
Ekmeği kesmek için bana büyük bıçağı ver.Give me the big knife to cut the bread.
Diğer ülkelerin de tuzlu ekmeği olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if other countries have salt bread, too.
Peyniri ekmeğin üzerine yaydım.I spread the cheese on the bread.
İlgili Sayfalar