ek ile cümle

ek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ekmek almayacak.Tom won't buy bread.
Bunu Ekim'den beri yapıyorum.I've been doing that since October.
Tom muhtemelen ekmek satın almayı unutacak.Tom will probably forget to buy bread.
Ekim ayından beri yarı zamanlı bir garson olarak çalışıyorum.I've been working part-time as a waiter since October.
Ekim ayından bu yana yarı zamanlı garson olarak çalışıyorum.I've been working part-time as a waiter since October.
Tom ekmek somununu dilimledi.Tom sliced the loaf of bread.
Ekim ayında ayrılacağım.I'll leave in October.
Benim hiç ekmeğim yok.I don't have any bread.
Tom'un annesi onu Facebook'ta bir arkadaş olarak ekledi.Tom's mother added him as a friend on Facebook.
Tom ekmeği bulamıyor.Tom can't find the bread.
Dün sabah ekmek yedim.I ate bread yesterday morning.
Tom, 20 Ekim 2013'de Boston'da doğdu.Tom was born in Boston on October 20, 2013.
Tüm aldığım ekmekti.All I bought was bread.
Sami ekran görüntülerine bir göz attı.Sami had a look at the screenshots.
Sami bir Google haritasının ekran görüntüsünü aldı.Sami screenshot a Google map.
Tom'un gelecek Ekim ayında Boston'da olacağını bilmiyor muydun?Didn't you know that Tom was going to be in Boston next October?
Tom'un önümüzdeki Ekim ayında Boston'da olacağını biliyor muydun?Did you know that Tom was going to be in Boston next October?
Yarın biraz ekmek satın alacağım.I'm going to buy some bread tomorrow.
Git ve biraz ekmek satın al.Go and buy some bread.
Tom biraz ekmek yedi.Tom ate some bread.
Hakimler davalıya bazı ek sorular soracak.The bench will ask some additioinal questions to the defendant.
Ekran kartları delicesine pahalı.The graphics cards are insanely expensive.
Ben ekmek kestim.I cut bread.
Tom çok fazla ekmek satın aldı.Tom bought too much bread.
Tom ve Mary geçen Ekim ayında evlendi.Tom and Mary got married last October.
Tom ekmeğini kendisi yapıyor.Tom makes his own bread.
Tom'un ekmek yapma makinesi var.Tom has a bread machine.
Tom'un doğumgünü Ekim ayında.Tom's birthday is in October.
Tom Mary'nin ismini listede gördü ve kendininkini ekledi.Tom saw Mary's name on the list and added his.
Ekstra battaniye ister misin?Do you want an extra blanket?
Gidip biraz ekmek almam gerek.I need to go and buy some bread.
Düğünümüzü Ekim ayına kadar erteledik.We've postponed our wedding until October.
Kesinlikle bu roman basılınca peynir ekmek gibi satılacak.This novel will certainly go like hot cakes when it's published.
Ekmek mi yoksa pilav mı tercih edersin?Do you prefer bread or rice?
Annem sık sık ekmek pişirir.My mother often bakes bread.
Genellikle ekmeği nereden satın alırsın?Where do you usually buy bread?
Burada ekim ayında çok yağmur yağar mı?Do you get much rain here in October?
Bir şey eksikse size bildiririm.I'll let you know if something's missing.
Tatlı ve ekşi domuz eti yapmayı bilmiyorum.I don't know how to make sweet and sour pork.
İlkbaharda ne tür çiçekler ekersin?What kind of flowers do you plant in the spring?
Tom her sabah yulaf ezmesine bir yemek kaşığı keten tohumu ekler.Tom adds a tablespoon of ground flaxseeds to his oatmeal every morning.
Tom çift eklemli, değil mi?Tom is double-jointed, isn't he?
Arızalı ekipmanı toplayıp fabrikaya gönderelim.Let's pack up the faulty equipment and return it to the factory.
Bu rapor hâlâ eksik.This report is still incomplete.
Tom ve Mary, 2013 yılının Ekim ayında evlendiler.Tom and Mary were married in October of 2013.
Bu 20 ekimde oldu.It happened on the twentieth of October.
Bu, 20 Ekim'de oldu.It happened on the 20th of October.
Tom’un sözleşmesi 20 Ekim’de sona eriyorTom's contract expires October twentieth.
Tom ekose bir gömlek giyiyordu.Tom was wearing a plaid shirt.
Tom'la bu ekim ayında tanıştım.I met Tom this October.
Tom ekonomi hakkında endişeli.Tom is worried about the economy.
Tom ekstra büyük bir pizza sipariş etti.Tom ordered an extra large pizza.
Tom ekran koruyucuya baktı.Tom stared at the screensaver.
Ben tuzsuz ekmek yerim.I eat bread without salt.
Ben yağsız ekmek yerim.I eat bread without oil.
Sarımsaklar altın sarısıyken, balıkları ekleyin.When the garlic is golden, add the fish.
Eklenecek daha fazla şey yok.There isn't much more to add.
Geçen yılın ekim ayında Boston'daydım.I was in Boston in October of last year.
Her gün ekmek yerim.I eat bread every day.
Her gün ekmek yiyorum.I eat bread every day.

İlgili Sayfalar