efendilik ile cümle

efendilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"Onun efendilik efendim, minder üzerinde yatıyor.""His lordship is lying on the mat, sir."
"Onun efendilik boğa terrier, efendim."His lordship's bull-terrier, sir.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.You shall not rule over him with harshness, but shall fear your God.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.who have said, "With our tongue we will prevail. Our lips are our own. Who is lord over us?"
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Älä hallitse heitä kovuudella, vaan pelkää Jumalaasi.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Du må ikke bruge din Magt over ham med Hårdhed; du skal flygte din Gud.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Du skal ikke herske over ham med hårdhet, men du skal frykte din Gud.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Du skall icke med hårdhet bruka din makt över dem; du skall frukta din Gud.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.너는 그를 엄하게 부리지 말고 너의 하나님을 경외하라
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Não dominarás sobre ele com rigor, mas temerás o teu Deus.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Ne bodi mu neusmiljen gospodar, temuč boj se svojega Boga.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Nebudeš nad ním panovať krute, ale sa budeš báť svojho Boha.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Nebudeš panovati nad ním tvrdě, ale báti se budeš Boha svého.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Ne uralkodjál rajta kegyetlenül, hanem félj a te Istenedtõl.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Ngươi chớ lấn lướt mà khắc bạc họ, nhưng phải kính sợ Ðức Chúa Trời ngươi.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Ngươi chớ lấn_lướt mà khắc_bạc họ , nhưng phải kính sợ Ðức_Chúa_Trời ngươi .
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Non lo tratterai con asprezza, ma temerai il tuo Dio
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.No te enseñorearás de él con dureza, sino que temerás a tu Dios
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Ook mogen zij niet wreed worden behandeld; vrees uw God.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Să nu -l stăpîneşti cu asprime, şi să te temi de Dumnezeul tău.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Tu ne domineras point sur lui avec dureté, et tu craindras ton Dieu.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Und sollst nicht mit Strenge über sie herrschen, sondern dich fürchten vor deinem Gott.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.Δεν θελεις δεσποζει επ' αυτον μετα αυστηροτητος αλλα θελεις φοβηθη τον Θεον σου.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.да не господаруваш над него жестоко, но да се боиш от своя Бог.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.не господствуй над ним с жестокостью и бойся Бога твоего.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.לא תרדה בו בפרך ויראת מאלהיך׃
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.لا تتسلط عليه بعنف. بل اخش الهك.
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.不 可 嚴 嚴 地 轄 管 他 . 只 要 敬 畏 你 的 神
Ona efendilik etmeyecek, sert davranmayacaksın. Tanrından korkacaksın.不可嚴嚴 地 轄 管他 . 只要 敬畏 你 的 神
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.(11:5) тех , которые говорят: „языком нашим пересилим, уста наши с нами; кто намгосподин"?
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.dem, som siger: "Vor Tunge gør os stærke, vore Læber er med os, hvo er vor Herre?"
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.die da sagen: Unsere Zunge soll Oberhand haben, uns gebührt zu reden; wer ist unser HERR?
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Hävittäköön Herra kaikki liukkaat huulet, kielen, joka kerskuen puhuu,
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.HERREN utrote alla hala läppar, den tunga som talar stora ord,
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Herren utrydde alle falske leber, den tunge som taler store ord,
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.저희가 말하기를 우리의 혀로 이길지라 우리 입술은 우리 것이니 우리를 주관할 자 누구리요 함이로다
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Niechajże Pan wytraci wszystkie wargi pochlebne, i język mówiący rzeczy wyniosłe.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.nje, ki govore: Našega jezika moč obvelja, ustne naše so v naši oblasti; kdo bi nam bil gospodar?
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Ó, bárs by vykorenil Hospodin každé rty lichotné i každý jazyk, ktorý hovorí veľké veci pyšné.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Ó by vyplénil Hospodin všeliké rty úlisné, a jazyk velikomluvný,
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.os que dizem: Com a nossa língua prevaleceremos; os nossos lábios a nós nos pertecem; quem sobre nós é senhor?
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Recida il Signore le labbra bugiarde, la lingua che dice parole arroganti
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Vágja ki az Úr mind a hizelkedõ ajkakat, a nyelvet, a mely nagyokat mond.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Vernietig dat soort mensen maar, HERE, ieder die zo handelt;
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.Господните думи са чисти думи, Като сребро претопено в пещ от пръст Пречистено седем пъти.
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.אשר אמרו ללשננו נגביר שפתינו אתנו מי אדון לנו׃
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.الذين قالوا بألسنتنا نتجبر. شفاهنا معنا من هو سيد علينا
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.他 們 曾 說 、 我 們 必 能 以 舌 頭 得 勝 . 我 們 的 嘴 唇 是 我 們 自 己 的 . 誰 能 作 我 們 的 主 呢
Onlar ki, ‹‹Dilimizle kazanırız, Dudaklarımız emrimizde, Kim bize efendilik edebilir?›› derler.他 們曾說 、 我 們 必能 以 舌頭得勝 . 我 們 的 嘴唇 是 我 們自己 的 . 誰能 作 我 們 的 主 呢
"Onun efendilik boğa terrier, efendim."Az ő uradalom a bull-terrier, uram.
"Onun efendilik boğa terrier, efendim. Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak."영지의 황소 - 테리어습니다. 영지는 추첨에서 그를 승리하고, 매듭
"Onun efendilik boğa terrier, efendim. Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak."ربوبيته والثور جحر ، يا سيدي. فاز سيادته له في السحب ، وتعادل
"Onun efendilik boğa terrier, efendim. Beyliği çekiliş onu kazandı ve bağlı onu masanın bacak.彼のテーブルの足に。あなたは私を許すならば、先生、私はと行く
"Onun efendilik boğa terrier, efendim."Chủ quyền của ông bò-terrier, thưa ông.
"Onun efendilik boğa terrier, efendim."Domnia lui e taur-terrier, domnule.
"Onun efendilik boğa terrier, efendim."Hänen herruutensa n tiedote-terrieri, sir.
"Onun efendilik boğa terrier, efendim."Jego panowanie jest bull-terier, sir.
"Onun efendilik boğa terrier, efendim."Jeho lordstvo má býčí teriér, pane.
"Onun efendilik boğa terrier, efendim."Jeho lordstvo má býčí teriér, pane.
"Onun efendilik boğa terrier, efendim."Njegovo gospostvo je bull-terier, gospod.

İlgili Sayfalar