Maaşımdan feragat ediyorum.I voluntarily give up my salary.
Kutuda ne bulacağımı merak ediyorum.I wonder what I'll find in the box.
Kutudakinin ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what's in the box.
Kutuda ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what's in the box.
Ben iki yüzlü toplumlardan nefret ediyorum.I hate hypocritical communities.
Bilgisayarımın neden yere düştüğünü merak ediyorum.I wonder why my computer crashed.
Tom'un neden Mary'nin partisinde olmadığını merak ediyorum.I wonder why Tom wasn't at Mary's party.
Gerçekten onun iğrenç şakalarından nefret ediyorum.I really hate his dirty jokes.
İtiraf ediyorum, biraz sarhoştum.I admit that I was a little drunk.
Ben biraz sarhoş olduğumu itiraf ediyorum.I admit that I was a little drunk.
O zaman biraz sarhoş olduğumu kabul ediyorum.I admit, at that time I was a little drunk.
Tom'un bu gece Mary'nin partisinde olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will be at Mary's party tonight.
Tom'un buraya gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.I wonder if Tom will come tonight.
Sana Tom'dan uzak kalmanı tavsiye ediyorum.I advise you to stay away from Tom.
Tom olmanın nasıl bir şey olacağını merak ediyorum.I wonder what it would be like to be Tom.
Bir milyoner olmanın nasıl bir şey olacağını merak ediyorum.I wonder what it would be like to be a millionaire.
Yemin ediyorum ki iki ay içinde İspanyolcada akıcı olacağım!I'm going to be fluent in Spanish in two months, I swear!
Bu biftek az pişmiş görünüyor. Yeterince pişmiş olup olmadığını merak ediyorum.This steak seems rare. I wonder if it was cooked long enough.
Pazar gününden nefret ediyorum! Çok kötü bir gün!I hate Sunday! It's a horrible day!
Tom'un şu an ne yaptığını merak ediyorum.I wonder what Tom is doing now.
Boşanmayı tercih ediyorum.I would prefer to get a divorce.
Antrenman yapmaktan nefret ediyorum ama onun sağlık için yararlı olduğunu biliyorum.I hate working out, but I know it’s good for health.
Nedenler yüzünden Tom'dan nefret ediyorum.I hate Tom because reasons.
Birçok nedenlerden dolayı Tom'dan nefret ediyorum.I hate Tom for many reasons.
Ben sosisin nasıl yapıldığını merak ediyorum.I wonder how the sausage is made.
Sosisin nasıl yapıldığını merak ediyorum.I wonder how sausage is made.
Hava karardı. Yağmur yağacak mı, merak ediyorum?It's gotten dark. Is it going to rain, I wonder?
Hava kararıyor. Yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.It's getting dark. I wonder if it's going to rain.
Ben onun bununla neyi kastettiğini merak ediyorum.I wonder what he meant by that.
Lazer ışını alarm tetikleyicilerini kontrol ediyorum.I'm checking for laser beam alarm triggers.
Ben de onu tek başına yapabilip yapamayacağını merak ediyorum.I wonder whether you could do it alone as well.
Neden evlendiğimizi merak ediyorum.I wonder why we got married.
Tom'un şu anda gerçekten Boston'da olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is actually in Boston right now.
Patronumdan nefret ediyorum.I hate my boss.
Japon kültürünü merak ediyorum.I am curious about Japanese culture.
O fikirden nefret ediyorum.I hate that idea.
İddia ediyorum Tom hakkında konuşuyorsun.I bet you're talking about Tom.
Bu kelimelerden nefret ediyorum.I hate those words.
Joe'nun nereye gittiğini merak ediyorum.I wonder where Joe went?
Sana yardım edebilecek birini görmen gerekip gerekmediğini merak ediyorum.I wonder whether you should not see someone who could help you.
Senden nefret ediyorum ve aynı zamanda seni seviyorum.I hate you, and at the same time I love you.
Mary'le ilgili her şeyden nefret ediyorum.I hate everything about Mary.
Ben sorumluluğu kabul ediyorum.I accept the responsibility.
Güncellemeleri takdir ediyorum.I appreciate the updates.
Tom'un neden böyle şaşkın olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was so confused.
Kendimi şanslı kabul ediyorum.I consider myself lucky.
Aşçılığından nefret ediyorum.I hate your cooking.
Onu yapmaktan nefret ediyorum.I hate doing that.
İçtenlikle bundan şüphe ediyorum.I sincerely doubt that.
Tom'un nerede üniversiteye gittiğini merak ediyorum.I wonder where Tom went to college.
Herkesin yalan söylediğini tahmin ediyorum.I guess everyone was lying.
O şeyden nefret ediyorum.I hate that thing.
Gerçekten bundan nefret ediyorum.I really hate it.
Sadece onlardan nefret ediyorum.I just hate them.
Ben seyahat etmekten nefret ediyorum.I hate traveling.
O sözden nefret ediyorum.I hate that word.
Ben herkesin mutlu olduğunu umut ediyorum.I hope everyone is happy.
Tom artık neden benimle konuşmayacak merak ediyorum.I wonder why Tom won't talk to me anymore.
Ben yalnız seyahat ediyorum.I'm traveling alone.
Şarkı yazmaya devam ediyorum.I still write songs.