Laboratuvarda test edildiler.Leteszteltük őket a laborban.
Laboratuvarda test edildiler.Otestovali jsme je.
Laboratuvarda test edildiler.Sie wurden alle zuvor im Labor getestet.
Laboratuvarda test edildiler.Sono state testate nel laboratorio.
Laboratuvarda test edildiler.Zbadaliśmy je w laboratorium.
Laboratuvarda test edildiler.Τα δοκιμάσαμε στο εργαστήριο.
Laboratuvarda test edildiler.Били са тествани в лабораторията.
Laboratuvarda test edildiler.Вони були протестовані в лабораторії.
Laboratuvarda test edildiler.Они были протестированы в лаборатории.
Laboratuvarda test edildiler.הם נבדקו במעבדה.
Laboratuvarda test edildiler.لقد تم إختبارها في المختبر.
Laboratuvarda test edildiler.改造完,就經實驗室檢測
Laboratuvarda test edildiler.私が目を通した結果
Peki neden Chilapa'da kaybolanlar gözardı edildiler?A… Proč si nevšímají zmizelých z Chilapy?
Peki neden Chilapa'da kaybolanlar gözardı edildiler?Und ... warum werden die Verschwundenen aus Chilapa ignoriert?
Peki neden Chilapa'da kaybolanlar gözardı edildiler?Почему исчезновения людей в Чилапе игнорируют?
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerAlso, die Adeligen endeten in Hausarrest in den Tuilleries.
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerAsí que la realeza estan bajo arresto en las Tullerías
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerČlenové královské rodiny byly drženi v domácím vězení v Tuileriích.
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerCosì i reali finirono agli arresti domiciliari alle Tuileries.
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerDeci familia regala a sfarsit in arest la domiciliu in Tuileries
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerDonc, le couple royal est prisonnier aux Tuileries.
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerEntão a realeza fica em prisão domiciliar no Tuileries.
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildiler그래서 결국 왕족은 튈르리 궁전에서 가택연금을 당하게 됩니다
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerTak więc rodzina królewska ląduje w areszcie domowym w Tuileries.
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerТа кралят и кралицата са под домашен арест в Тюйлери.
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerТож королівська сім'я припинила своє існування в домі під арештом в Тюїльрі.
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerو هكذا انتهت العائلة المالكة تحت الاقامة الجبرية في "التيوليريه"
Sonuç olarak asiller Tuileries'de ev hapsine mahkum edildilerこれが、6月。
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Bien, estos son discos LP y han sido sustituidos.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Bon, donc ce sont des disques 33 tours vinyles et on les a remplacé.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Đây là những bằng ghi âm dài và chũng đã được thay thế, đúng không.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?예, 맞아요. LP 레코드판이죠. 이젠 안나오지만요.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Nos, ezek LP hanglemezek, melyeket már nem használunk.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?OK, acestea sunt plăci de vinil și au fost înlocuite.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Ok, das sind Langspielplatten und die sind ersetzt worden.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?OK, dit zijn lp's en die zijn vervangen, toch?
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?OK, ini piringan hitam, dan sudah tidak dipakai lagi, bukan?
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?OK, questi sono i vecchi LP che sono stati sostituiti, giusto?
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Ok, to są płyty winylowe i one zostały zastąpione, prawda?
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?São LPs de vinil e já foram substituídos.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Správně, to jsou LP desky, které jsme už nahradili.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Εντάξει λοιπόν, αυτοί είναι δίσκοι βινυλίου και έχουν πια αντικατασταθεί.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Да, това са винилови плочи и те вече са в миналото.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?Звичайно, це - платівки, і зараз їм знайшли заміну, правда?
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?ОК, это виниловые пластинки и теперь им нашли замену, правильно.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?אוקיי, אז אלה תקליטים והם הוחלפו, טוב.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?حسناً، إذاً فهذه سجلات الكتب وقد تم إحلالها، صحيح.
Tamam, bunlar uzun çalar kayıtlar, ve yerlerinden edildiler, değil mi?過去二十年以上にわたり世界を圧倒したデジタル技術によって
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.Ci sono incentivi statali, e quindi ne abusiamo.
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.Está subsidiado, lo cual es una razón de que lo usamos tanto.
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.Este subvenționat, motiv pentru care-l folosim atât de mult.
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.Het werd gesubsidieerd, waardoor we er teveel van zijn gaan gebruiken.
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.Il est subventionné, ce qui l'une des raisons pour lesquelles on en utilise beaucoup.
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.보조를 받기 때문에 우리는 그것을 너무 많이 사용한 것입니다.
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.Nó được bao cấp đó là lí do chúng ta sử dụng nó quá nhiều.
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.Semuanya disubsidi, sehingga kita memakai banyak sekali pupuk ini.
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.Sie werden subventioniert, was einer der Gründe dafür ist, dass wir zu viel davon benutzten.
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.Tukiaiset johtivat osaltaan niiden liikakäyttöön.
Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri.Оно было субсидированно - одна из причин избыточного использования его.