edi ile cümle

edi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Babam bozuk bisikletimi tamir ediyor.My father is repairing my broken bicycle.
Kendine hakaret edildiğini hissettiğinde o sinirlendi.Feeling himself insulted, he got angry.
Rüzgar gülü kuzeyi işaret ediyor.The weather vane points north.
Fiyatlar yükselmeye devam ediyor.Prices keep on soaring.
Ortam rahatsız ediciydi.The atmosphere was uncomfortable.
Medeniyet nükleer savaş tarafından tehdit edilmektedir.Civilization is now threatened by nuclear war.
Ayrı bir servis ücreti tahsil edilecektir.The service charge is extra.
Editör ve yayıncı benim kuzenimdir.The editor and publisher is my cousin.
Hiçbir mal iade edilemez.No merchandise can be returned.
Çalışmalarınızda size yardım karşılığında, ben sizden küçük bir iyilik rica ediyorum.In return for helping you with your studies, I'd like to ask a small favor of you.
Lütfen çalışmanıza devam ediniz.Please go on with your study.
Avukat müvekkili adına ikna edici bir şekilde konuştu.The lawyer spoke convincingly on behalf of his client.
Anne akşam yedide evde olmamız gerektiğinde ısrar ediyor.Mother insists that we should be home by seven in the evening.
Annem karanlıktan sonra dışarı çıkmamam gerektiğinde ısrar ediyor.My mother insists that I should not go out after dark.
Annesi Tom'un öksürüğü hakkında endişe ediyor.Tom's mother worries about his cough.
Anneler çoğunlukla takdir edilmezler.Mothers are often not appreciated.
Lütfen oyuncağımı tamir edin.Please fix my toy.
Uçuşum iptal edildi ve yarına kadar yola çıkamam.My flight was canceled and I can't leave until tomorrow.
Ben, sizin başarınız için sizi tebrik ediyorum.I congratulate you on your success.
Kitaplar onun odasının çoğunu meşgul ediyor.Books occupy most of his room.
Her yıl, tropikal yağmur ormanlarından 27.000.000 dönüm imha edilir.Each year, twenty-seven million acres of the tropical rainforests are destroyed.
Yılda yaklaşık iki milyon poundluk un ihraç ediliyor.About two million pounds of flour are exported annually.
Gelecek yıl tekrar görüşmeyi ümit ediyorum.Hope to see you again next year.
Eğer ölürsem lütfen kalbimi ihtiyacı olan birine teklif edin.If I should die, please offer my heart to someone who needs it.
Eğer yarın yağmur yağarsa maç iptal edilecek.If it should rain tomorrow, the game would be called off.
Yarın yağmur yağabilir, beyzbol maçı iptal edilecek.Should it rain tomorrow, the baseball game will be postponed.
Demokrasi gıda ve çimento gibi ihraç edilebilir değildir.Democracy is not exportable like food or cement.
Bir giriş sınavına katılmak zorunda kalmadan okula kabul edildim.I was admitted to school without having to take an entrance examination.
Lütfen adımı listeye ilave edin.Please add my name to the list.
Yarın işin olup olmadığını merak ediyordum.I was wondering if you were free tomorrow.
Yarın akşam yemeği için bana katılmak isteyip istemeyeceğini merak ediyordum.I was wondering if you'd like to join me for dinner tomorrow.
Havanın yarın nasıl olacağını merak ediyorum.I wonder what the weather will be tomorrow.
Yarın yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.I wonder if it will rain tomorrow.
Havanın yarın açıp açmayacağını merak ediyorum.I wonder if it will clear up tomorrow.
Yarın Tokyo'ya hareket ediyorum.I am leaving for Tokyo tomorrow.
Sorun onun gelecek ay bizi ziyaret edip etmeyeceğidir.The question is whether he will come to visit us next month.
Sorun ebeveynlerimin kabul edip etmeyecekleridir.The problem is whether my parents will agree or not.
Açık hava konseri fırtına nedeniyle iptal edildi.The outdoor concert was canceled due to the storm.
Beyzbolun 1839'da Cooperstown'da icat edildiği söylenmektedir.Baseball is said to have been invented in Cooperstown in 1839.
Lütfen Bay Nomura'yı karşılamama yardım edin.Please help me welcome Mr. Nomura.
O sözün yerine getirilmediği bir aydan daha fazla süre sonra fark edildi.It was noticed after more than a month that that promise had not been carried out.
Benim bir arkadaşımı hastanede ziyaret ediyorum.I'm visiting a friend of mine in hospital.
Bir sürü arkadaş edindim.I've made lots of friends.
Çok sayıda arkadaş edindim.I've made lots of friends.
Öbür gün Yumi Osaka'ya hareket ediyor.Yumi is leaving for Osaka the day after tomorrow.
Ben akşam yemeğine davet edildiğim için memnun oldum.I'm glad to be invited to dinner.
Akşam yemeğinin hazır olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if dinner is ready.
Akşam yemeği ne zaman servis edilecek?What time will dinner be served?
Sınırlı bir bütçeyle seyahat ediyoruz.We are traveling on a tight budget.
İstendiği gibi, biz son raporumuzu teslim ediyoruz.As requested, we are submitting our final report.
Evlat edinilen çocuk, yeni ailesiyle mutlu bir yaşam sürdü.The adopted child lived a happy life with her new family.
Kayıp gelecek ay telafi edilmeli.The loss must be made up for next month.
Önümüzdeki hafta tekrar kontrol edin.Check back next week.
Gelecek hafta bir tatil yapabilip yapamayacağımı merak ediyordumI was wondering if I could take a vacation next week.
Burada önümüzdeki yıl yeni bir otel inşa edilmiş olacak.A new hotel will be built here next year.
Gelecek yıl yeni bir ev yapmayı ümid ediyorum.I hope to build a new house next year.
Dürüst olmak gerekirse, ondan nefret ediyorum.Frankly speaking, I hate him.
O bana gezinin iptal edildiğini söyledi.He told me that the trip was off.
Jane'nin ebeveynleri onun okulda bir öğretmen olarak tayin edilmesinden memnundu.Jane's parents were pleased about her appointment as a teacher at the school.
Trenle gitmek tavsiye edilebilir.It is advisable to go by train.

İlgili Sayfalar