Döndüğümde yardım edeceğim.I'll help when I come back.
Nasıl devam edeceğime karar vereceğim.I'll decide how to proceed.
Seni daha sonra kontrol edeceğim.I'll check in on you later.
Arabayı park edeceğim.I'm going to park the car.
Şimdi sana yardım edeceğim.I'm going to help you now.
Mary'ye çıkma teklif edeceğim.I'm going to ask Mary out.
Tom'u ihbar edeceğim.I'm going to turn Tom in.
Tom'u teslim edeceğim.I'm going to turn Tom in.
Onu Tom'a havale edeceğim.I'll turn it over to Tom.
Bu konuda önerini kabul edeceğim.I'll take you up on that.
Gidip Tom'u kontrol edeceğim.I'll go and check on Tom.
Şartlarını kabul edeceğim.I'll agree to your terms.
Seni şikayet edeceğim.I'm going to report you.
Sizi şikayet edeceğim.I'm going to report you.
Sizi ihbar edeceğim.I'm going to report you.
Elimden geldiğince yardım edeceğim.I'll help any way I can.
Ben yakında terk edeceğim.I'll be leaving shortly.
Tom'un bana yardım etmesini rica edeceğim.I'll ask Tom to help me.
Sana yardım edeceğimi sana söyledim.I told you I'd help you.
Tom'u ziyaret edeceğim.I'm going to visit Tom.
Sana temizlikte yardım edeceğim.I'll help you clean up.
Sana toparlanmanda yardım edeceğim.I'll help you clean up.
Onu kendim teslim edeceğim.I'll deliver it myself.
Endişeli olduğumu itiraf edeceğim.I'll admit I'm worried.
Onu yapmana yardım edeceğim.I'll help you do that.
Onu senin için kontrol edeceğim.I'll check it for you.
Kaçmana yardım edeceğim.I'll help you escape.
Kutuyu teslim edeceğim.I'll deliver the box.
Listeyi kontrol edeceğim.I'll check the list.
Yardım edeceğimi Tom'a söyledim.I told Tom I'd help.
Ben sadece gidip kontrol edeceğim.I'll just go check.
Tom'u bulmaya yardım edeceğim.I'll help find Tom.
Ona kabul edeceğim.I'll agree to that.
Gideceğim ve kontrol edeceğim.I'll go and check.
Gidip kontrol edeceğim.I'll go and check.
Onu yok edeceğim.I'll destroy it.
Onu iptal edeceğim.I'll cancel it.
Ben yardım edeceğim.I'll help.
Rahmetli arkadaşımın kızı "Babamın ruhu için dua edeceğim." dedi.My late friend's daughter said, "I will pray for my father's soul."
Seni ölene kadar takip edeceğim Georges!I will follow you until death, Georges!
Bir dakika içinde sana yardım edeceğim.I'll help you in a minute.
Şimdi bizim sorunumuz Tom'u çıkmaya nasıl ikna edeceğimizdir.Our problem now is how to persuade Tom to quit.
Önümüzdeki ay Bostan'daki amcamı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next month.
Önümüzdeki ay Bostan'daki dayımı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next month.
Önümüzdeki ay Bostan'daki eniştemi ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next month.
Bu öğleden sonra Tom'u ziyaret edeceğim.I'm seeing Tom this afternoon.
Bugün Tom'u ziyaret edeceğim.I'm going to see Tom today.
Yarın Tom'a yardım edeceğim.I'll help Tom tomorrow.
Temmuzda buğdayımı hasat edeceğim.I will harvest my wheat in July.
Bilgisayarları nasıl tamir edeceğimizi biliyoruz.We know how to repair computers.
O kağıt parçasını bana verin, onu kontrol edeceğim!Give me that piece of paper, and I will inspect it!
Onu itiraf edeceğim.I'll admit that.
Merak etmeyin, ben sizin için tercüme edeceğim.Don't worry, I'll translate that for you.
Bu gece akşam yemeğini pişirmene yardım edeceğim.I'll help you cook dinner tonight.
Sınıfınız için çevrim içi kayıt olmanıza yardım edeceğim.I'll help you register for your class online.
Ben senin yeni evine taşınmana yardım edeceğim.I'll help you move to your new house.
Onun tekrar olmasını önlemene yardım edeceğim.I'll help you prevent that from happening again.
Arabanı park etmene yardım edeceğim.I'll help you park your car.
Sigarayı bırakmana yardım edeceğim.I'll help you stop smoking.
Senin önerini kabul edeceğim.I'll take you up on your offer.