Onu yarın ziyâret edeceğim.I'll visit him tomorrow.
Ben yarın Bay Brown'ı ziyaret edeceğim.I'll visit Mr. Brown tomorrow.
Sen yarın ziyaret edeceğim.I'll visit you tomorrow.
Kişisel olarak sizi ziyaret edeceğim.I'll personally visit you.
Sana telefon edeceğim.I'll phone you.
Sana gerekli tüm bilgiyi temin edeceğim.I will provide you all the necessary information.
Buraya kadar geldim artık, o yüzden devam edeceğim.I've come this far, so I'll keep going.
Kime rapor edeceğim?Who do I report to?
Tabii ki sana yardım edeceğim.Of course I'll help you.
Eve geldiğimde yarın onlara telefon edeceğim.I'll phone them tomorrow when I come home.
Bunu kabul edeceğim ama bir şartla.I'll accept it, but with one condition.
Minnettarlığımı nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to express my gratitude.
Senin hakkında referanslar talep edeceğim.I will request references about you.
Sana yardım edeceğim.I will help you.
Size yardım edeceğim.I will help you.
Fırsatını bulur bulmaz, annenin çiti boyamasına yardım edeceğim.As soon as I can get the chance, I'll help your mother paint the fence.
Postaladığım şeyi nasıl iptal edeceğimi anlayamıyorum.I can't figure out how to delete what I just posted.
Ben sana, sana yardım edeceğime söz veriyorum.I promise you I'll help you.
Keşke iştahımı nasıl kontrol edeceğimi anlayabilsem.I wish I could figure out how to control my appetite.
Keşke Facebook hesabımı nasıl iptal edeceğimi çözebilsem.I wish I could figure out how to delete my Facebook account.
Elimden geldiği kadar kısa sürede onu teslim edeceğim.I'll deliver it as soon as I can.
Gelecek hafta sana yazacağım ya da telefon edeceğim.I'll write or phone you next week.
Keşke Tom'u nasıl mutlu edeceğimi anlayabilsem.I wish I could figure out how to make Tom happy.
Keşke bize yardım etmesi için Tom'u nasıl ikna edeceğimi bulabilsem.I wish I could figure out how to convince Tom to help us.
Yarın Tom'u arayacağım ve yardım etmesi için ona rica edeceğim.I'm going to call Tom tomorrow and ask him to help.
Gelecek hafta sana ya yazacağım ya da telefon edeceğim.I'll either write to you or phone you next week.
Kendi başıma gitmeyi tercih edeceğimi düşündüm.I thought I'd prefer going by myself.
Bir konser bileti almana yardım edeceğim.I will help you buy one concert ticket.
Ben senin mezarının üzerinde dans edeceğim.I will dance on your grave.
Çiçekleri satın aldım çünkü bu akşam büyükannemi ziyaret edeceğim.I buy the flowers because I will pay visit to my grandmother this evening.
Yarın Bay Brown'ın evini ziyaret edeceğim.I'll visit Mr. Brown's house tomorrow.
Yarın seni büronda ziyaret edeceğim.I'll visit you at your office tomorrow.
Yakın gelecekte seni ziyaret edeceğim.I'll visit you sometime in the near future.
Seni bir geceliğine misafir edeceğim.I'll put you up for the night.
Onu yapmayı bitirir bitirmez sana yardım edeceğim.As soon as I've finished doing that, I'll help you.
Elimden geldiğince size yardım edeceğim.I'll help you to the best of my ability.
Yarın senin evini ziyaret edeceğim.I'll visit your home tomorrow.
Gelecek hafta onu ziyaret edeceğim.I'm going to visit him next week.
Seni ihbar edeceğim.I'm going to report you.
Yarın ondan rica edeceğim.I will ask him tomorrow.
Biri beni yenene kadar dövüşmeye devam edeceğim.I'll keep fighting until somebody defeats me.
Tamam, onu şipariş edeceğim.OK, I'll order it.
Beni davet ettiğinde seni ziyaret edeceğim.I'll visit you when you invite me.
Hastanedeki bir arkadaşımı ziyaret edeceğim.I'm on my way to visit a friend in the hospital.
Her gece sana telefon edeceğim.I'll telephone you every night.
Tom'un beklemesini rica edeceğim.I'll ask Tom to wait.
Tom'a nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum ve bu benim içimi mahvediyor.I don't know how to help Tom and it's tearing me up inside!
Ben büyük bir bina inşa edeceğim.I'll build a large building.
Yarın hastanede annemi ziyaret edeceğim.Tomorrow I'm going to visit my mother in the hospital.
Eşlik edeceğim.I'll play along.
Son kez bir hediye kabul edeceğim.This is the last time I'll accept a gift.
Son kez Taninna'ya nasihat edeceğim.This is the last time I'll advise Taninna.
Seni takip edeceğim.I'll come after you.
Yarın gece sana telefon edeceğim.I will give you a call tomorrow night.
Ne zaman geri döneceksin? Seni yemeğe davet edeceğim.What time will you get back? I'll treat you to a meal.
Ben raporu yazmayı kabul edeceğim.I will accept to write the report.
Ona yardım edeceğimi söyledim.I said that I would help him.
Senin için dua edeceğim.I'll be praying for you.
Seni azat edeceğim.I'll set you free.
Hazırlanmana yardım edeceğim.I'll help you pack.