Ana içeriğe geç
Sözlük

edebilme ile cümle

edebilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Също да създадем и подвижен език, който да позволява изговарянето на думите.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.Также нам пришлось создать производящий звуки речи язык, который позволил бы ему отчётливо произносить слова.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.وكان علينا خلق لسان يلفظ بسلاسة يسمح له بالتعبير عن كلماته.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu.発話時の舌の動き全てを記録したシステムも作りました
Başka birisinin yazılım değişikliklerini iptal edebilmek için kimlik doğrulaması gerekli.تحتاج للاستيثاق لإلغاء التغيرات البرمجية لشخص آخر.
Belki biz... belki kutle bir cesit buzun ustunde olabilir, hareket edebilmesi icin.lodzie, więc może się poruszać.
Belki biz... belki kutle bir cesit buzun ustunde olabilir, hareket edebilmesi icin.Måske vi... måske blokken sidder på nogle type af is, så det kan flytte.
Belki biz... belki kutle bir cesit buzun ustunde olabilir, hareket edebilmesi icin.Možná se tento kvádr nachází na nějakém ledovém povrchu, takže se může pohybovat.
Belki biz... belki kutle bir cesit buzun ustunde olabilir, hareket edebilmesi icin.Можливо, блок знаходиться на поверхні льоду і може рухатися.
Belki biz... belki kutle bir cesit buzun ustunde olabilir, hareket edebilmesi icin.סוג של משטח קרח, ולכן הוא יכול לנוע.
Belki biz... belki kutle bir cesit buzun ustunde olabilir, hareket edebilmesi icin.قد يكون الجسم على سطح جليدي مثلاً , فيكون بامكانه التحرك بسهولة
Belki biz... belki kutle bir cesit buzun ustunde olabilir, hareket edebilmesi icin.動かせるはずだ。 そうだね、氷にしよう。ちょっと氷っぽくないな。
Bence burada meselenin karmaşıklığını takdir edebilmeniz için küçük bir parantez açalım:Ca o mică paranteză, vă puteți da seama cât de complex este organismul uman.
Bence burada meselenin karmaşıklığını takdir edebilmeniz için küçük bir parantez açalım:여기 옆에 조금만 필기를 하자면 인체의 복잡성에 대한 제 생각인데,
Bence burada meselenin karmaşıklığını takdir edebilmeniz için küçük bir parantez açalım:Te liczby dają Wam pojęcie jak skomplikowana jest budowa naszego ciała.
Bence burada meselenin karmaşıklığını takdir edebilmeniz için küçük bir parantez açalım:Tohle je jen malá odbočka, tohle by vám mělo doufám ukázat, jak složité je lidské tělo.
Bence burada meselenin karmaşıklığını takdir edebilmeniz için küçük bir parantez açalım:Una pequeña nota: esto les da una apreciación, creo, por la complejidad del cuerpo humano.
Bence burada meselenin karmaşıklığını takdir edebilmeniz için küçük bir parantez açalım:Само да отбележим: това, предполагам, ви дава идея са сложното устройство на човешкото тяло.
Bence burada meselenin karmaşıklığını takdir edebilmeniz için küçük bir parantez açalım:כך אנו יכולים להעריך כמה מורכב גוף האדם.
Bence burada meselenin karmaşıklığını takdir edebilmeniz için küçük bir parantez açalım:لكن هذا يعطيك فرصة للتأمل لمدى تعقيد جسم الآنسان
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Für mich geht es um das Bemerken. Es geht um das Sehen jenseits des ersten Eindrucks.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.제게 있어선, 미술이란 인식하는 겁니다. 첫 인상 너머의 무엇인가를 보려 하는 거죠. 제게 있어선, 미술이란 인식하는 겁니다. 첫 인상 너머의 무엇인가를 보려 하는 거죠.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Podľa mňa ide hlavne o všímavosť. Pokúsiť sa vidieť veci ďalej za prvý dojem.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Semua tentang perhatian menurut saya. Untuk lebih melihat setelah kesan pertama.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Voor mij gaat het om opmerken Je moet proberen verder te kijken dan je neus lang is.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Według mnie chodzi o zauważanie, o spoglądanie poza to co jest widoczne na powierzchni.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Πιστεύω πως αυτό που χρειάζεται είναι να παρατηρείς τα πάντα. Να κοιτάζεις πίσω από την πρώτη εντύπωση.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Найважливіше для мене - помічати. Бачити щось більше після першого враження.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.בשבילי זה הכל עניין של תשומת לב. זה הכל עניין של נסיון לראות מעבר לרושם הראשוני.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.انها كل شيء ملاحظ، بالنسبة لي. انها كل شيء عن محاولة لرؤية ما وراء الانطباع الأول.
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu. "Her neyse," dedim, "Ben yardım edebilmek sana ne görebilirsiniz.그 균형이 잘 잡힌 일괄 조사. "어쨌든,"나는 말했다, "제가 도울 수 있어요
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu. "Her neyse," dedim, "Ben yardım edebilmek sana ne görebilirsiniz.סקרתי בתפזורת פרופורציונליות שלו. "בכל מקרה," אמרתי, "אני יכול לעזור
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu. "Her neyse," dedim, "Ben yardım edebilmek sana ne görebilirsiniz.الاستطلاع الأول له وإنسيابي السائبة. "وعلى أية حال ،" قلت ، "أنا قادرة على المساعدة
Ben onun iyi orantılı toplu yönetiyordu. "Her neyse," dedim, "Ben yardım edebilmek sana ne görebilirsiniz.何私はあなたのことを見ることができます。私は以上のことをするつもりはありません。"
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirE produs pentru a scoate sulful din benzină
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirEr wird produziert um Schwefel aus Benzin zu erhalten
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirHidrogen dihasilkan saat belerang dibuang dari bensin
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirIl est produit pour extraire le souffre de l'essence
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir --ki bu bana bazen saçma da gelmektedir.É produzido para retirar o enxofre da gasolina — o que acho algo irónico.
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir --ki bu bana bazen saçma da gelmektedir.Om zwavel uit benzine te verwijderen, wat ik zelf wat ironisch vind.
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir --ki bu bana bazen saçma da gelmektedir.Его производят чтобы получить серу из бензина. что я нахожу ироничным.
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir --ki bu bana bazen saçma da gelmektedir.Произвежда се за извличане на сярата от бензина - което намирам за известна ирония.
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir휘발유에서 유황을 제거하는 방법을 이용하죠.
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirNó được tạo ra để lấy lưu huỳnh từ xăng
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirSe produce para eliminar el azufre de la gasolina,
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirЙого отримують із сірки, з бензину
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirהוא מיוצר כדי להוציא גופרית מדלק
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedirانها تنتج لاستخلاص الكبريت من البنزين
Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir取り除く際に生産されています
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.Eén enkele persoon kan die hoop informatie niet opnemen en analyseren om goede beslissingen te nemen.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.Jeden człowiek nie jest w stanie przyswoić tylu informacji i przeanalizować tak, żeby podjąć dobrą decyzję.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.그저 한 사람이 정보의 전체 분량을 받아들이고 그것을 분석해서 좋은 결정을 내리는 것은 불가능해요.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.Одна людина не може проаналізувати таку величезну кількість інформації і придумати дієві рішення.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.לאדם אחד לקלוט את כל הכמות, הנפח של האינפורמציה, ולנתח אותה כדי לקבל החלטות נכונות.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.لشخص واحد أن يستوعب هذا الكم الهائل .. من المعلومات ومن ثم يقوم بتحليلها ليتخذ القرارت المناسبة.
Bir tek kişinin bu hacimdeki bilgiyi alması ve iyi kararlar verebilmek için analiz edebilmesi mümkün değil.適切な意思決定をするのは 不可能な話ですから 情報公開を要求する人が
Böylece, tam bir görüntü elde edebilmek için,Để tạo nên một bức tranh toàn diện mọi mặt,
Böylece, tam bir görüntü elde edebilmek için,진정으로 전체의 보다 큰 그림을 보여주기 위해
Böylece, tam bir görüntü elde edebilmek için,אז כדי ליצר באמת תמונה מלאה
Böylece, tam bir görüntü elde edebilmek için,لذلك، من أجل إنشاء صورة كاملة حقا،
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod