Tom onu kendi başına idare edebilir.Tom can handle that by himself.
Ona nasıl yardım edebilirim?How could I help it?
Ne kadar sonra terk edebiliriz?How soon can we leave?
Biri bunu tamir edebiliyorsa, bu Tom'dur.If anyone can fix this, it's Tom.
Tom'a yardım edebileceğini düşünüyor musun?Do you think you can help Tom?
Benim için bir aşk romanı tavsiye edebilir misin?Can you recommend a romance novel for me?
Tom'a nasıl yardım edebileceğimizi düşünüyorsun?How do you think we can help Tom?
Bunu idare edebilecek tek kişi Tom.Tom is the only one who can handle this.
Buraya daha erken gelseydim Tom'a yardım edebilirdim.If only I had gotten here sooner, I could've helped Tom.
Buraya daha önce varsaydım Tom'a yardım edebilirdim.If only I had gotten here sooner, I could've helped Tom.
Tom'a yardım edebilecek misin?Are you going to be able to help Tom?
Sen bulaşıklari yıkamada bana yardım edebilir misin?Can you help me wash the dishes?
Bulaşıkları yıkamama yardım edebilir misin?Can you help me wash the dishes?
Tom tiyatro edebiyatında okudu.Tom majored in drama.
Edebiyat dersim benim çok ilgimi çekiyor.My literature course interests me a lot.
Tom şöminenin üzerinde asılı resmin çok para edebileceğini düşündü.Tom thought that the picture hanging above the fireplace might be worth a lot of money.
Belki sen Tom'un bırakmaması için ikna edebilirsin.Maybe you can persuade Tom not to leave.
Tom'u ikna edebileceğimizden eminim.I'm sure we'll be able to reason with Tom.
Belki Tom'a yardım edebiliriz.Maybe we can help Tom.
Yapacak başka bir şeyin yoksa, her zaman Tom'u ziyaret edebilirsin.If you have nothing else to do, you could always visit Tom.
Herkes fikrini ifade edebilmeli.Everyone should be able to express their opinion.
Tom'un cüzdanını ben çalmadım. Ceplerimi kontrol edebilirsiniz.I didn't steal Tom's wallet. You can check my pockets.
Onu ben çalmadım. Ceplerimi kontrol edebilirsiniz.I didn't steal it. You can check my pockets.
Onu ben almadım. Ceplerini kontrol edebilirsiniz.I didn't take it. You can check my pockets.
Tom'u kontrol edebileceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think you can control Tom?
Şimdi, size nasıl yardım edebilirim?Now, how can I help you?
Şimdi size nasıl yardım edebiliriz?Now, how can we help you?
Yardım edebilecek birini tanıyorum.I know someone who might be able to help.
Tom'u ikna edebileceğimi sanmıyorum.I don't think I'll be able to convince Tom.
Tom bize yardım edebileceğini söyledi.Tom said he'd be able to help us.
Ben herhangi bir yerde sana eşlik edebilir miyim?Can I escort you anywhere?
Bu kutuda bana yardım edebilir misin?Can you give me a hand with this box?
Onu aramana yardım edebilirim.I can help you look for it.
Şimdi ne kadar iyi dans edebileceğimi sana göstermek istiyorum.I want to show you how well I can dance now.
Mary'nin hepimizin hayal edebileceğinden çok daha fazla parası vardır.Mary has more money than any of us can imagine.
Çözmeme yardım edebileceğini sandığım bir sorunum var.I have a problem I think you can help me solve.
Sana çok yardım edebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can help you very much.
Sanırım kimin yardım edebileceğini biliyorum.I think I know who might be able to help.
Yardım edebileceğimden emin değilim.I'm not sure I can be of any help.
Bize yardım edebilecek birini tanımıyorum.I don't know of anyone who can help us.
Onunla ilgili sana yardım edebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can help you with that.
Onunla ilgili sana yardım edebileceğimden emin değilim.I'm not sure I'll be able to help you with that.
Sana nasıl teşekkür edebileceğimi bilmiyorum.I don't know how I can ever thank you.
Sana yardım edebileceğimi düşündüğüm için buradayım.I'm here because I think I can help you.
Şimdi Tom'a yardım edebilen tek kişi benim.I'm the only one who can help Tom right now.
Pazartesi günü sana yardım edebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can help you on Monday.
Parti için süzlememizde bize yardım edebilir misin?Can you help us decorate for the party?
O düelloyu kabul edebilecek mi?Will she be able to pick up the gauntlet?
Belki bize yardım edebilirsin.Maybe you can help us.
Yardım edebileceğim bir şey yok mu?May I be of help in any way?
Herhangi bir şekilde yardım edebilir miyim?Can I help in any way?
Tüm edebi ve sanatsal çalışmaların kaynağı, tatmin edilmemiş libidodur.Unsatisfied libido is responsible for producing all art and literature.
O, Türk edebiyatının bir çevirmenidir.He's a translator of Turkish literature.
Affedersiniz, onu tekrar edebilir misiniz?Excuse me, could you repeat that?
Bununla baş edebilecek misin?Can you deal with it?
Üzgünüm, anlamıyorum. Bunu biraz daha yavaşça tekrar edebilir misiniz?I'm sorry, I do not understand. Can you repeat it a little slower?
Mağdur ve mazlum edebiyatı yapmada Mary'nin eline su dökebilecek birine rastlamadım.Mary is by far the best drama queen I have ever seen.
Bana yardım edebilecek tek kişi sensin.You're the only person who can help me.
Dilediğin kadar sık, Tom'u ziyaret edebilirsin.You can visit Tom as often as you like.
Neredeyse Uzayın tüm yönlerinde hareket edebilirsin ancak zaman içinde hareket edemezsin.You can move about in all directions of Space, but you cannot move about in Time.