Ve buralarda o oturur - Ben, bir eczacı hatırlıyorum geç not ettimSpomnim se, lekarna, - In Tu nekje on prebiva, - ki je pozno sem omeniti
Ve buralarda o oturur - Ben, bir eczacı hatırlıyorum geç not ettimtatter'd雑草では、圧倒的な眉で、簡単なことですのカリング、わずかに彼のルックスでしたが、
Ve buralarda o oturur - Ben, bir eczacı hatırlıyorum geç not ettimTôi nhớ một bào chế thuốc - gần đây ông sống, mà cuối tôi ghi nhận
Ve buralarda o oturur - Ben, bir eczacı hatırlıyorum geç not ettimΘυμάμαι έναν αποθηκάριο, - Και hereabouts αυτός κατοικεί, - το οποίο αργά Παρατήρησα
Ve buralarda o oturur - Ben, bir eczacı hatırlıyorum geç not ettimАз си спомням аптекар - И тъдява той обитава, която късно забелязах,
Ve buralarda o oturur - Ben, bir eczacı hatırlıyorum geç not ettimЯ помню аптекаря, - И он живет поблизости, - что поздно я отметил,
Ve buralarda o oturur - Ben, bir eczacı hatırlıyorum geç not ettimאני זוכר רוקח, - וגם הוא שוכן פה בסביבה, - אשר מאוחר שציינתי
Ve buralarda o oturur - Ben, bir eczacı hatırlıyorum geç not ettimأنا لا تذكر حالة صيدلية ، -- ويسكن في هذه الناحية هو ، -- والتي أشرت في وقت متأخر
Ve ecza ve sağlıkta yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğununu kendimize bakmak olduğunu görmüştü.E ele viu que a grande maioria do que nós fazemos em medicina e cuidados de saúde é cuidar de nós mesmos.
Ve ecza ve sağlıkta yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğununu kendimize bakmak olduğunu görmüştü.Él vio que la gran mayoría de las cosas que hacemos para el cuidado médico es cuidándonos a nosotros mismos.
Ve ecza ve sağlıkta yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğununu kendimize bakmak olduğunu görmüştü.Hij zag dat het leeuwendeel van wat we doen in geneeskunde en gezondheidszorg door onszelf wordt gedaan.
Ve ecza ve sağlıkta yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğununu kendimize bakmak olduğunu görmüştü.I spostrzegł, że znaczna większość tego, co robimy w medycynie i opiece zdrowotnej to dbanie o samych siebie.
Ve ecza ve sağlıkta yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğununu kendimize bakmak olduğunu görmüştü.그는 의료와 건강 관리에서 우리가 하는 가장 큰 부분은 바로 자신을 돌보는 일이라고 보았습니다.
Ve ecza ve sağlıkta yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğununu kendimize bakmak olduğunu görmüştü.Och han såg att huvuddelen av allt vi gör inom hälso- och sjukvård är att ta hand om oss själva.
Ve ecza ve sağlıkta yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğununu kendimize bakmak olduğunu görmüştü.И он обнаружил, что большая часть того, что мы делаем в медицине и охране здоровья - это заботимся о себе.
Ve ecza ve sağlıkta yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğununu kendimize bakmak olduğunu görmüştü.והוא ראה שהרוב הגדול של מה שאנחנו עושים ברפואה ובבריאות הוא לדאוג לטפל בעצמנו.
Ve ecza ve sağlıkta yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğununu kendimize bakmak olduğunu görmüştü.وقد رأى أن الغالبية العظمى مما نقوم به فى الطب والرعاية الصحية هو الإهتمام بأنفسنا .
Ve ecza ve sağlıkta yaptığımız şeylerin büyük çoğunluğununu kendimize bakmak olduğunu görmüştü.することの大半は、自分自身の健康管理を することだということに気付いていました。 しかも、彼曰く私たちがどう健康管理をするかで
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiAlso Leute mit dem Gutschein konnten das Moskitonetz in der örtlichen Apotheke kaufen.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiAssim, as pessoas com o seu vale podiam obter o mosquiteiro na farmácia local.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiDeci oamenii cu voucherele lor ar putea să ia plasele de pat din farmaciile locale.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiEntonces las personas con sus cupones podían obtener un mosquitero en la farmacia local.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdi쿠폰을 가진 사람들은 동네 약국에서 모기장을 받을 수있었습니다.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiLes gens pouvaient aller dans les pharmacies locales avec leur coupon et avoir leur moustiquaire.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiMensen konden met zo'n bon naar de lokale apotheek gaan om zo'n net af te halen.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiMożna było wymienić kupon na moskitierę w miejscowej aptece.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiNgười dân với phiếu này có thể mua màn ở các hiệu thuốc tại địa phương.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiPerciò la gente con i suoi buoni poteva ritirare le zanzariere dalle farmacie locali.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiSå att människor med sina kuponger kunde få myggnätet på det lokala apoteket.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiSehingga orang-orang dengan kupon-kuponnya bisa mendapatkan kelambu di apotek lokal.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiTehát az emberek a kuponjaikkal megkaphatták a szúnyoghálót a helyi gyógyszertárban.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiПредъявив эти ваучеры, люди могли получить противомоскитную сетку в местной аптеке.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiСъс своя купон хората можеха да получат противокомарната мрежа в местната аптека.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiכך שאנשים, עם השוברים שלהם, יכלו לקבל את הכילה בבית מרקחת מקומי.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdiفإذن كان بامكان الناس الذين يملكون القسائم الحصول على الناموسية من الصيدلية القريبة منهم.
Ve insanlar ellerindeki belgelerle yerel eczanelerden yatak ağları alabilirdi薬局で蚊帳が手に入ります ある人は無料券をもらいました