Ana içeriğe geç
Sözlük

ebeveynleri ile cümle

ebeveynleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.이것은 지구상 최초로 컴퓨터를 모체로 두고 있는 자기 증식이 가능한 종인 것입니다.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.Questa è la prima specie auto-replicante di questo pianeta che sia nata da un computer.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.Szóval ez az első olyan önreplikáló faj ezen a bolygón, amelynek a szülője egy számítógép.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.Итак, это - первый на планете самовоспроизводящийся вид, родителем которого является компьютер.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.Така че това е първият самовъзпроизвеждащ се вид, който сме имали на планетата, чийто родител е компютър.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.אז זהו המין הראשון המשתכפל בעצמו שיש על פני כדה"א שאביו הוא מחשב.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.لذا يعتبر هذا أول كائن ينقسم ذاتيا على هذا الكوكب ووالديه حاسوب آلي.
Bu dünyada kendi kendine çoğalabilen, ebeveynleri bir bilgisayar olan ilk hücre.コンピュータを親にもつ 自己複製できる種なのです また 自分のWebサイトに
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Dar părinţii au fost foarte nemulţumiţi, şi au spus,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;De ouders waren erg ongelukkig, en zeiden:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Et les parents étaient très mécontents, et ils ont dit,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;부모들은 화를 냈습니다. 그들은 말하길
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Och föräldrarna var inte alls nöjda, och de sade,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Os pais ficaram muito infelizes, e disseram:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Questo irritò molto i genitori, che dissero:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Rodzicom nie spodobała się myśl, że tani i prosty lek mógłby być lepszy od drogiego i skomplikowanego.
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Und die Eltern waren sehr unglücklich und sagten:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Y los padres estuvieron muy descontentos, y dijeron:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Οι γονείς ήταν πολύ δυστυχισμένοι, και είπαν:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Но родители были очень недовольны, они сказали:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Родителите били много нещастни и казали,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;:וההורים לא שמחו בכלל, ואמרו
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;وكان الاباء مستائين جدا,وقالوا
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;安価で簡単な方法が厄介な方法と同じ効果があるとは思えない
Bu gençler ebeveynlerinin yazılı izniyle bir dini cemaate üye olabilir veya bu dini cemaatten ayrılabilirler.Nuori voi liittyä uskontokuntaan tai erota uskontokunnasta vanhempien kirjallisella luvalla.
Bu gençler ebeveynlerinin yazılı izniyle bir dini cemaate üye olabilir veya bu dini cemaatten ayrılabilirler.Подросток может стать членом религиозного прихода или выйти из него с письменного согласия родителей.
Bu gençler ebeveynlerinin yazılı izniyle bir dini cemaate üye olabilir veya bu dini cemaatten ayrılabilirler.للشاب الانضمام للطوائف الدينية أو الانفصال عن الطوائف الدينية برخصة مكتوبة من الوالدين.
Bugünkü çocukların ömrü, ebeveynlerinin ömründen kısa olacak.Продължителността на живота при децата ще бъде по-кратка от тази на родителите им.
Bu miktar Alabama'da sıcak çikolata satışları ile toplandı. Çocukların ebeveynleri tarafından inşa edildi.El dinero se recaudó vendiendo chocolate caliente en Atlanta.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.A gyerekek többségének a szülei írástudatlanok.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.A maioria das crianças tem pais analfabetos.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.De meeste kinderen hebben ongeletterde ouders.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.Die Eltern der meisten Kinder dort sind Analphabeten.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.Kebanyakan orang tua siswa di sekolah tersebut buta huruf
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.그곳 아이들 대부분은 부모가 문맹이고,
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.La maggior parte dei bambini hanno genitori analfabeti.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.La mayoría de esos niños tienen padres analfabetos.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.La plupart des enfants ont des parents qui sont analphabètes.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.Majoritatea copiilor de acolo au părinţi analfabeţi.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.Phần lớn những đứa trẻ này có cha mẹ mù chữ.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.Rodiče většiny dětí, které tuto školy navštěvují, jsou negramotní.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.Väčšina tunajších detí má negramotných rodičov.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.Większość uczniów ma rodziców analfabetów.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.Τα περισσότερα από τα παιδιά εκεί έχουν γονείς οι οποίοι είναι αναλφάβητοι.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.Повечето деца там имат родители, които са неграмотни.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.У большинства детей родители неграмотны.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.לרוב הילדים שם ישנם הורים אנאלפביתים.
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.ومعظم الاطفال هنا أبائهم أُميون
Buradaki çocukların çoğunun ebeveynleri okur yazar değil.ほとんどの家に電気が通っていませんが
Büyük bir tesadüftü. Ebeveynlerim çok yaşlanmıştı.Toevallig waren mijn ouders inmiddels op leeftijd geraakt.
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız. Ancak bu ilgi aynı zamanda öğrendiğiniz anlamına gelir.Тази грижа още означава, че учиш.
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.C'est pour cela que nous avons besoin des soins de nos parents.
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.Daarom hebben we de zorg van ouders nodig.
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.Daher müssen wir von unseren Eltern umsorgt werden.
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.De aceea avem nevoie de grija părinților.
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.Det er derfor vi har brug for pleje af vores forældre.
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.Es por eso que necesitamos el cuidado de nuestros padres.
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.그것이 우리가 부모님의 보살핌을 받아야 하는 이유입니다
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.Questo è il motivo per cui abbiamo bisogno delle attenzioni dei nostri genitori.
Bu yüzden ebeveynlerimizin ilgisine ihtiyaç duyarız.Siksi tarvitsemme vanhempiemme hoivaa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod