Tom ve Mary evlenmek istiyordu, ama ebeveynleri buna karşıydı.Tom and Mary wanted to get married, but their parents were against it.
Tom'un ebeveynleri onu yaptığı için Tom'u cezalandırmaya karar verdiler.Tom's parents have decided to punish Tom for doing that.
Tom'un onu yapması için ebeveynlerinin izni yok.Tom doesn't have his parents' permission to do that.
Tom'un bunu yapmak için ebeveynlerinin iznine sahip değildi.Tom didn't have his parents' permission to do that.
Tom'un ebeveynleri ölmeden birkaç ay önce John'u evlat edindiler.Tom's parents adopted John a few months before they died.
Tom ebeveynleri olmasını istedi.Tom wished he had parents.
Ebeveynlerim beni vaftiz etmedi.My parents did not baptize me.
Ebeveynlerimin ikisi de öğretmen.Both my parents are teachers.
Tom, ebeveynlerinin istediğini yapmasına izin verdiğini söyledi.Tom said his parents allow him to do what he wants.
Tom, ebeveynlerinin istediği her şeyi yapmasına izin verdiğini söyledi.Tom said his parents allow him to do whatever he wants.
Ebeveynlerimden bunu nasıl yapacağımı öğrenmedim.I didn't learn how to do that from my parents.
Tom'un ebeveynleri üç yıl önce boşandılar.Tom's parents got divorced three years ago.
Tom'un ebeveynleri ile görüşmeliyiz.We need to contact Tom's parents.
Tom'un ebeveynlerini tanıyamamıştım.I didn't recognize Tom's parents.
Tom'un ebeveynleri Avustralya'da doğdu.Tom's parents were born in Australia.
Ebeveynlerim ben üç yaşındayken öldü.My parents died when I was three.
Tom ve Mary'nin John'un ebeveynleri olduğunu biliyor muydun?Did you know Tom and Mary are John's grandparents?
Ebeveynlerimin ikisi de Kanadalı.My parents are both Canadians.
Ebeveynlerim ayrıldı.My parents have separated.
Tom ve Mary John'un büyük ebeveynleri.Tom and Mary are John's grandparents.
Ebeveynlerin ne iş yapar?What do your parents do?
Ebeveynlerim beni attı.My parents threw me out.
Ebeveynlerim 2013'te öldü.My parents died in 2013.
Ebeveynlerim öğretmendir.My parents are teachers.
Tom ve ben Mary'nin büyük ebeveynleriyiz.Tom and I are Mary's grandparents.
Benim ebeveynleri sıkı.My parents are strict.
Tom ve Mary, John'un ebeveynleri.Tom and Mary are John's parents.
Tom'un ebeveynlerinin ikisi de öldü.Both of Tom's parents have passed away.
Tom'un ebeveynleriyle henüz tanışmadım.I haven't met Tom's parents yet.
Tom ve Mary hâlâ ebeveynleri ile birlikte yaşıyorlar.Tom and Mary still live with their parents.
Tom ebeveynlerinin boşanacağını söyledi.Tom said his parents are getting divorced.
Tom'un ebeveynleri boşanıyor.Tom's parents are getting divorced.
Tom ebeveynleriyle birlikte olmak için eve taşındı.Tom moved home to be with his parents.
Tom'un ebeveynleri o üç yaşındayken öldü.Tom's parents died when he was three.
Tom ebeveynlerine çok fazla yalan söylerdi.Tom used to lie to his parents a lot.
Tom büyük ebeveynleriyle taşındı.Tom moved in with his grandparents.
Tom'un ebeveynleri Mary ve John'dur.Tom's parents are Mary and John.
Tom ebeveynlerinin onun kıçına şaplak attığını hatırlamadığını söyledi.Tom said he didn't remember his parents ever spanking him.
Tom ebeveynlerinin onun kıçına şaplak attığını hatırlamıyor.Tom doesn't remember his parents ever spanking him.
Ebeveynlerin benimkilerden daha yaşlı.Your parents are older than mine.
Tom evde ebeveynleri ile birlikte.Tom is at home with his parents.
Tom, ebeveynleri boşandıklarında Boston'da yaşıyordu.Tom was living in Boston when his parents got divorced.
Tom'un ebeveynlerinin ne yaptığı konusunda bir fikrim yok.I have no idea what Tom's parents do.
Ben genellikle ebeveynlerimden önce kalkarım.I usually get up before my parents do.
Tom'un ebeveynlerinden birini tanımıyorum.I don't know either of Tom's parents.
Ebeveynlerinden biri Fransızca konuşabiliyor mu?Can either of your parents speak French?
Geçen hafta büyük ebeveynlerini ziyaret ettin mi?Did you visit your grandparents last week?
Her hafta büyük ebeveynlerini ziyaret eder misin?Do you visit your grandparents every week?
Ebeveynlerin hiç bu okula gitti mi?Have your parents ever been to this school?
Ebeveynlerinizden biri Avustralya'da mı doğdu?Were either of your parents born in Australia?
Geçen yıl kaç kez büyük ebeveynlerini ziyaret ettin?How many times did you visit your grandparents last year?
Bu hafta ebeveynlerinle tartıştın mı?Have you quarreled with your parents this week?
Ebeveynlerin nasıl tanıştı?How did your parents meet?
Ebeveynlerin ne kadar süredir evli?How long have your parents been married?
Hâlâ büyük ebeveynlerine mektup yazıyor musun?Do you still write letters to your grandparents?
Ebeveynlerin evlendiklerinde kaç yaşındaydılar?How old were your parents when they got married?
Ebeveynleri evlendiklerinde kaç yaşındaydılar?How old were your grandparents when they got married?
Gençken, büyük ebeveynlerimi yaklaşık ayda bir kez ziyaret ederdim.When I was a teenager, I used to visit my grandparents about once a month.
Tom'un ebeveynleri onun test puanını gördüklerinde hayal kırıklığına uğradılar.Tom's parents were disappointed when they saw his test score.
Tom'un ebeveynlerinin ikisi de üniversiteye gitti.Both of Tom's parents went to college.