ebe ile cümle

ebe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ebeveynleri Kronos ve Philyra'dır.Părinții ei sunt Phorcys și Ceto.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.Puii introduc ciocul în gura părinților spre a-și lua hrana.
Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.Părinților mei le place să facă schi în fiecare iarnă.
Ebeveynlerine karşılık vermemelisin.Nu trebuie să le răspunzi urât părinților tăi.
Ebeveynlerine çok fazla bel bağlama.Nu te baza foarte mult pe părinții tăi.
Ya şimdi konuş, ya da ebediyen sus.Ori vorbești acum ori taci pentru totdeauna.
Ebeveynlerime söyleyemedim, ne de aileme.N-am putut spune părinților mei, și nici familiei mele.
Ebeveynlerime, aileme ya da arkadaşlarıma söyleyemedim.N-am putut spune părinților mei, familiei mele sau prietenilor mei.
Ebeveynlerine kendimi sevdirmeye çalışıyorum.Încerc să îi fac pe părinții tăi să mă iubească.
Ben bir ebeveyn değilim.Eu nu sunt părinte.
Bir ebeveyn olmak kolay değil, değil mi?Nu e ușor să fii părinte, nu-i așa?
Ebeveynlerinin her ikisini de tanıyordum.Îi știam pe ambii tăi părinți.
Sonuç olarak ebeveynler, evde kalıp çocuklarına bakmak amacıyla 126 milyon işgününü kaçırmıştır.Ebből kifolyólag a szülők 126 millió munkanapot mulasztottak, hogy otthon maradhassanak a gyermeküket ápolni.
Her iki durumda da, Miyu ebeveynlerini kaybettikten sonra Gardiyan oluyor.Mindkét esetben Miju Őrzővé (Guardian) válik, miután elveszíti szüleit.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nem tudni, hogy élnek-e még a szülei.
Ertesi sabah, Thomas'ın ebeveynleri eve gelir.Reggel megérkeznek a szülők.
Uzunca bir süre önce kardeşlerinden ayrıldığı için artık ebediler içinde sayılmaz.A testvérek hosszabb távollét után most végre hazatértek.
Friedrich Ebert, 4 Şubat 1871 tarihinde Heidelberg’de doğdu.Friedrich Ebert 1871. február 4-én született Heidelbergben.
Ebeveynlerinin ya da Godoy'un İspanya'ya dönmesine izin vermedi.Szüleinek és Don Manuel de Godoynak megtiltotta, hogy hazatérhessenek Spanyolországba.
Varlığı ezeli ve ebedidir.Minden örökkévaló és csak létezik.
Ebeveynlerin avlanma alanları yuvadan 19-24 km arasında uzaklığa erişebilir.Táplálékszerzéshez a szülőmadár 19–24 kilométer távolságra is elrepülhet.
Ebeveynleri onu bir müzisyen olması için zorlamadılar.Apja azonban nem akarta, hogy fia zenész legyen.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ezután Bruce feleszmél és szülei sírjában találja magát.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Testvéreinek iskoláztatását szülei fizették.
Ayrıca, çocukların harcamalarını ebeveynler kendi aygıtılarından onaylar.A fiatalok kikérték szüleik beleegyezését is.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.Az 5 hetes fiókák a kirepülést követően még viszonylag hosszabb ideig a szüleikkel maradnak.
Brezilya bu kupayı üçüncü kez kazandı ve Jules Rimet kupasının ebedi sahibi oldu.Miután harmadszor nyerte el, Brazília örökre megtarthatta a Jules Rimet kupát.
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Mivel egyedüli gyermek, különösen szoros viszony fűzi őt szüleihez, akik minden premierjén részt vesznek.
Ebeveynleri bilinmemektedir.Szülei nem ismertek.
İyiliğin ebedi yok edicisi, kötülüğün yaratıcısı ve insanlaşmış hali.Az emberi gonoszság, a gyűlölet és butaság örökkévalóságában hiszek.
Roger Ebert filmi şimdiye dek yapılmış en güçlü savaş karşıtı filmlerden biri olarak nitelendirir.Roger Ebert filmkritikus szerint ez az egyik legerőteljesebb háborúellenes film.
Bu manzumedeki ebedi bir ayrılığın verdiği heyecan ve teessür, sözden ziyade sesler arasında çırpınır durur.Az előadás/társalgás közbeni unalmat el kell rejteni a száj elé tett kézzel.
Vizigotlar Akitanya’yı ebediyen kaybedecektir.Kureno így örök hűséget fogadott Akitónak.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Szüleik a holokauszt áldozatai lettek.
Bundan sonra ebeveynleri ile birlikte kalsalar bile artık ebeveynleri tarafından beslenmezler.Rögtön önállóan tudnak táplálkozni, szüleiknek nem kell etetni őket.
Çocukluğunda da ebeveynlerinin mutlu bir evliliği yoktu.Születésekor szülei nem voltak házasok.
Ebeveynlerinin ölümünü takiben, Krakov'da yaşayan dayısı Tadeusz Bobrowski'nin himayesine verildi.Ezt követően Conradot nagybátyjához, Tadeusz Bobrowskihoz küldték Kijevbe.
Her ebeveyn yavrusuna birer allel aktarır.Minden szülő egy gyermekét hozhatja magával.
Hindular ise dinlerini "Sanatana Dharma" yani ezeli ve ebedi din veya baki din diye adlandırırlar.A hinduk éppen ezért szívesen nevezik vallásukat „szanátana-dharmá”-nak, azaz „örök vallás”-nak.
Mısır’da MÖ 1550 tarihli Ebers Tıp Papirüsünde bu hastalıktan bahsedilmiştir.1550 körül íródott egyiptomi Ebers-papiruszon jellemző mágikus gyógymódokkal.
Ebeveynleri o 3 yaşındayken boşandılar.Szülei hároméves korában elváltak.
Ebert "Herhangi bir açıklama yok.Ebert közölte, hogy erre nincs idő.
Ebeveynleri Cezayir'den Fransa'ya göçmüştü.Nasri nagyszülei Algériából vándoroltak Franciaországba.
Ebeveynleri o beş yaşındayken ayrıldı.Szülei elváltak, mikor ötéves volt.
Ebedilerin en küçüğü ve en değişkeni.Örökkévalók és változatlanok.
1954 yılında Ebersteinburg'de ölmüştür.1954-ben halt meg Ebersteinburgban, Baden-Baden közelében.
Mısırlı ebeler, bu emri yerine getirmekten korkarlar.A korabeli egyiptomi naptár is ehhez igazodott.
Her iki ebeveyn sonra yavruları beslerler.Mindkét szülő táplálja őket.
Mr. & Mrs. Barry - Diana'nın ebeveynleridirler.Mr. Decker és Mrs. Decker – Christian szülei.
Ebeyi belirlemek için çeşitli mini oyunlar oynanabilir.A játék alatt több, különböző nehézségű minijátékkal találkozhat a játékos.
Ebeveyn, anne ve baba anlamına gelir.Család, gyerekek, szülők.
Aralık 1940 yılında Pal Teleki Yugoslavya Krallığı ile "Ebedi Dostluk Antlaşması" imzaladı.1940 – Aláírják a magyar–jugoszláv „örök barátsági szerződést”.
Roger Ebert filmi onayladı.A filmet dicsérők között élen járt Roger Ebert.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Mindkét gyermekének gondos nevelést biztosított.
Bu melez, her iki ebeveyninden de özellikler gösterir.A szürke nyár mindkét szülőfa jellemzőit viseli.
Ebe sözcüğü Yaşlı kadın anlamındadır.Az öregség fogalma az idősgondozás felől.
Ebeveynleri Georganne ile John Campbell'dir ve küçük bir erkek kardeşi vardır.Hänen vanhempansa ovat Georganne ja John Campbell, ja hänellä on yksi nuorempi veli.
Babasının ebeveynleri, Arcadius ve Aelia Eudoksia'dır.Hänen vanhempansa olivat Arcadius ja Aelia Eudoxia.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Hänen vanhempansa selvisivät holokaustista hengissä.
532 yılında iki güç arasında "Ebedi Barış" imzalandı.Valtakunnat olivat sopineen "ikuisen rauhan" keskenään vuonna 532.

İlgili Sayfalar