ebe ile cümle
ebe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ebeveynleri uçak kazasında öldü.He had his parents die in the plane accident.
Çocuklar ebeveynlerine itaat etmeliler.Children should obey their parents.
Ebeveynlerimin konserde benim hakkımda övünme tarzı can sıkıcıydı.It was embarrassing the way my parents bragged about me at the concert.
Japonya'da ulusal ebelik sınavına girme hakkı sadece kadınlara veriliyor.In Japan, only women are entitled to take the national obstetrics exam.
Geçen gün onunla karşılaştığımda, o benim ebeveynlerimi sordu.When I met her the other day, she asked about my parents.
O, ebeveynlerinin onu izlediğinin farkındaydı.She was aware of her parents' eyes.
O, ebeveynlerini buldu.He found his parents.
Ebeveynlerin çocuklarından daha önemli olduğunu düşünmek istiyorum.I want to think that parents are more important than their children.
Sınıf arkadaşlarınızı sevin! Ebeveynlerinizi sevin! Ülkenizi sevin!Have love for your classmates! Have love for your parents! Have love for your country!
Ebeveynlerim torunlarını gerçekten seviyor.My parents really love their grandchildren.
Ebeveynlerim dönmeden önce evi temizlemek istiyorum.I want to clean the house before my parents return.
Ben Afrika'yı ebediyen terk ettim.I left Africa forever.
Ebeveynlerim boşandı.My parents are divorced.
Sen ebeveynlerinden kurtulabilir misin?Can you get away from your parents?
Ebeveynini mutlu etti.He made his parents happy.
O, kocasını ebediyen sevecek.She'll love her husband forever.
Ebeveynler çocuklarını dürüstlük ve sıkı çalışmanın önemi üzerine etkilemeye çalışıyorlar.Parents try to impress upon their children the importance of honesty and hard work.
Seni ebediyen hatırlayacağım.I'll remember you forever.
Kız kardeşinin aksine, o, ebeveynlerinin ona verdiği dini inancı korudu.Unlike his sister, he has retained the religious faith his parents brought him up in.
O ebeveynlerine cevap verdi.He answered his parents.
Ebeveynlerimin her ikisi de öldü.My parents are both dead.
Kızın ebeveynleri onun ricasını kabul etti.The girl's parents agreed to her request.
Ebeveynlerin birbirleriyle işbirliği yapması gerekir.Parents need to cooperate with each other.
Ergin olmayan biri ebeveynlerine bağlıdır.A minor is dependent on his parents.
Çocuk hangi ebeveyne benziyor?Which parent does the child resemble?
Ebeveynler çocuklarına yalan söylemenin yanlış bir şey olduğunu öğretirler.Parents teach their children that it's wrong to lie.
Ebeveynlerimin evine gelmek ister misin?Would you like to come to my parents' house?
Onun ebeveynleri onun viyolonsel çalacağına karar verdi.Her parents decided that she would play the cello.
Çocuklar genellikle ebeveynleri gibi düşünürler ve davranırlar.Children usually think and behave like their parents.
Çoğu ebeveyn, kendi çocuklarını, dünyada en iyi olarak görüyor.Most parents see their own children as the best in the world.
O bir uçak kazasında ebeveynlerini kaybetti.He lost his parents in a plane accident.
İnternet hakkında sevdiğim tek şey onun ebediyetidir.One thing I love about the internet is its timelessness.
Ebeveynler ve dini liderleri onu eleştirdi.Parents and religious leaders criticized him.
Al Smith'in ebeveynleri İrlanda'dan geldi.Al Smith's parents came from Ireland.
Ebeveynler gelecek hakkında umutluydu.Parents were hopeful about the future.
Lucy'ye büyük ebeveynleri tarafından şaka yapıldı.Lucy was bantered by her grandparents.
Çocuklar şu anda ebeveynleriyle konuşuyorlar.The children are talking to their parents at this moment.
Ebeveynlerim ben doğmadan önce evlendiler.My parents have been married since before I was born.
Paul ebeveynlerine saygı duyar.Paul respects his parents.
Ebeveynimin evi rahattır.My parent's house is comfortable.
O, onu ebeveynlerimle tanıştırmak için bizim eve getirdi.She brought him to our place to meet my parents.
Ebeveynleri onun yapmasını istemese bile o, onunla evlenmeye karar verdi.She decided to marry him even though her parents didn't want her to.
O, ona onun ebeveynlerini niçin sevmediğini açıkladı.She explained to him why she didn't like his parents.
O, onunla sadece ebeveynleri evlendirdiği için evlendi.She married him only because her parents made her.
Ebeveynler çocukları ile kaliteli zaman geçirmeliler.Parents should spend quality time with their children.
Annem ebeveynliğe tamamen hazır olmak için yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledi.My mother said there was nothing I could do to completely prepare for parenthood.
Son kez ne zaman ebeveynlerinle akşam yemeği yedin?When was the last time you ate dinner with your parents?
Çocuklar ebeveynlerine niçin yalan söylerler?Why do children lie to their parents?
Ne sıklıkta vaftiz ebeveynlerini görürsün?How often do you see your godparents?
Ebeveynlerin nasıl?How are your parents?
Tayfundan dolayı ebeveynlerim seyahatlarını bir gün erken bitirdiler.Because of the typhoon, my parents ended their trip one day early.
Tom'un ebeveynlerinin her ikisi de öğretmendir.Tom's parents were both teachers.
Tom ebeveynlerinden hiçbirinin Boston'da bulunmadığını söyledi.Tom said that neither one of his parents had ever been to Boston.
Tom ebeveynleri ile birlikte yaşar.Tom lives with his parents.
Tom her zaman ebeveynlerine itaat eder.Tom doesn't always obey his parents.
Tom testte F aldığını ebeveynlerine söylemedi.Tom didn't tell his parents that he had gotten an F on the test.
Tom, ebeveynlerini öldürdüğü için Mary'yi affedemedi.Tom couldn't forgive Mary for killing his parents.
Tom öldükten sonra, Mary ebeveynlerinin evine geri döndü.After Tom passed away, Mary went back to her parents' home.
Tom ebeveynleriyle birlikte Boston'da yaşıyor.Tom lives in Boston with his parents.
Ebeveynler dönmeden önce evimi temizlemek istiyorum.I'd like to clean up my house before parents come back.