eşyası ile cümle
eşyası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir palto bir giyim eşyasıdır.A coat is an article of clothing.
Giyim eşyasının hangi malzemelerden yapıldığını merak ediyorum.I wonder what materials the garment is made of.
O kamera Tom'un en değerli eşyası.That camera is Tom's most prized possession.
Dükkan her türlü süs eşyası satıyor.The shop sells all sorts of bric-à-brac.
Tom eşyasıyla ne yapmamızı istiyor?What does Tom want us to do with his stuff?
Tom'un eşyası nerede?Where's Tom's stuff?
Tom eşyasını topladı ve onu çantasına koydu.Tom picked up his stuff and put it in his briefcase.
Tom üzerinde "oturma odası eşyası" işaretli bir karton kutuyu açtı.Tom opened a cardboard box marked "living room stuff."
Tom Mary'ye eşyasını alması için yardım etti.Tom helped Mary pick up her stuff.
Tom'a eşyasını nereye koyacağını söyledin mi?Have you told Tom where to put his stuff?
Bu kimin eşyası?Whose stuff is this?
Tom odasında eşyasını paketliyor.Tom is in his room packing up his stuff.
Tom hiç kimsenin onun eşyasına bakmasını istemiyordu.Tom didn't want anyone looking through his stuff.
Tom eşyasını bilir.Tom knows his stuff.
Tom eşyasını biliyor gibi görünüyor.Tom seems to know his stuff.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Many grocery items are for sale.
Öncelikle, markanın bir ses ürünün bir hatıra eşyası olduğunu iyi anladılar.First, they really understood that a brand is a voice and a product is a souvenir.
Bir kraliyet eşyası olduğuna göre, kese bende durmalı.If it's an imperial item, sooner or later, it will come into my hands.
Keşke o kese tarihi bir kraliyet eşyası olarak dünyaya tanıtılsaydı.I wish the historical value of the sachet will be authenticated, and presented again to everyone.
"Halkın eşyasını, değerlerini düşürerek almayın. Yeryüzünde, bozguncular olarak fesat çıkarmayın!"And do not withhold from people what belongs to them, and do not corrupt the land;
Ölçü ve tartıda dürüst davranın. İnsanların eşyasına el koymaya tenezzül etmeyin.And We sent Shuaib to Madyan from their community; he said, “O my people!
Hepsinden de taze et yersiniz ve takındığınız (inci, sedef gibi) süs (eşyası) çıkarırsınız.And yet from each ye eat flesh fresh and bring forth the ornaments that ye wear.
Musa'nın kavmi, o gittikten sonra ziynet eşyasından bir buzağı yaptılar. O buzağı, böğürüyordu da.And ehe people of Musa, after him, took of their trinkets a calf: a body with a low.
Hepsinden de taze et (balık) yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız.Yet from each you eat tender meat, and extract jewelry which you wear.
Musa'nın kavmi, o gittikten sonra ziynet eşyasından bir buzağı yaptılar.And in the absence of Moses his people made the image of a calf from their ornaments, which lowed.
"Halkın eşyasını, değerlerini düşürerek almayın.and do not cheat the people of their goods.
O milletin ziynet eşyasından bize yükler dolusu taşıtıldı.We were forced to carry people's ornaments.
Bunu ziynet eşyasının eritildiği potaya attım. Nefsim böyle yaptırdı" dedi.Thus, my soul prompted me (to carve a golden calf with an artificial hollow sound).
Fakat biz o (Kıbtî) kavminin süs eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik.We were forced to carry people's ornaments.
Günümüzde günlük ev eşyası olarak yaygındır ve restoranlarda da kullanılmaktadır.Today, they are common as an everyday houseware piece and are also used in restaurants.
Mutfak eşyası Tumi Ulu El rendesi, iki kulplu bir bıçak türüKitchen utensil Tumi Ulu Drawknife, a type of knife with two handles
Kölelere çiftlik eşyası, inek ve at gibi muamele ediliyordu.They were treated like other forms of property, like farm equipment, cows, and horses.
Bunu "Summer Forgive Me" ve "Plastic Hatıra Eşyası" single'ları izledi.This was followed by the singles "Summer Forgive Me", and "Plastic Souvenirs".
Metal ve kristal müftak eşyası imalatında isim kazandı.Man selbst legte nun die geforderten Metallstücke und Kristalle auf die eigene Seite.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Zahlreiche Baugrundstücke wurden an sie verkauft.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Enfin, de nombreux produits frelatés ont été vendus.
Açık hava eşyasında fırınlar da vardır.Il existe aussi un barbecue en plein air.
Önemli bir mobilya eşyası olarak sedir bulunmaktadır.On y trouve notamment une importante fabrique de meubles.
En değerli eşyası babasının ona bıraktığı 1967 Model Chevrolet Impaladır.Sa voiture, une 67 Chevy Impala, est son bien le plus précieux.
Oyunda yeni cadı olmuş simin envanterinde 3 adet büyü eşyası belirir.Lors du premier épisode, sa vie va être bouleversée lorsque 3 superbes magiciennes lui sautent dessus.
Fakat bir gün balıkçılar tarafından yakalanmış, ve bir süs eşyası haline getirilmiştir.Un jour, un pêcheur a attrapé une sirène.
Construction: Paralı Üye Yeteneği, Kişisel ev ve ev eşyası yapımı.Articles détaillés : Histoire de la construction, Autoconstruction et Maison individuelle.
Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır.La paciencia es el temperamento más hermoso; la ciencia es el adorno más hermoso.
Gün sonunda silah hariç tüm eşyasını toplayıp çantasına geri yerleştirir.Luego recoge todo poniéndolo dentro de una bolsa, excepto el arma.
Açık hava eşyasında fırınlar da vardır.También hay un jardín de mariposas al aire libre.
Adidas, dünyanın en büyük spor eşyası üreticilerinden birisidir.Consiguió que Adidas fuera uno de los mayores fabricantes de artículo deportivos del mundo.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Molti dei suoi prodotti sono tuttora venduti.
Önemli bir mobilya eşyası olarak sedir bulunmaktadır.È una grande sala piena di mobili costosissimi.
1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.До 1937 года она создала более 500 орнаментов.
Adidas, dünyanın en büyük spor eşyası üreticilerinden birisidir.Nike — один из крупнейших производителей спортивных товаров в мире.
Bir başka tanım vermek gerekirse tarih koşullarından doğan maddi kültür eşyasını inceleyen bilimdir denebilir.Новое рождение возможно, если мы с серьезностью воспримем то, что открывает нам историческое исследование.
Her çeşit süs eşyâsında, bilhassa gerdanlık olarak kullanılmaktadır.يستخدم في الدهانات المائية بكافة انواعها كمادة رابطة .
Evde yaşayanlar bazı küçük eşyasını evde yitirebilir.من هنا، أي شخص في المنزل قادر على قطع قطعة من اللحم.
Önemli bir mobilya eşyası olarak sedir bulunmaktadır.وقد تم تركيبه على عربة مجنزرة كبيرة.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Muitos produtos são vendidos utilizando-se piadas.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Talrijke bewerkingen zijn van revenge plays gemaakt.
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Liczne precjoza kościelne wystawiono na sprzedaż.
Diadora, İtalya merkezli, spor eşyası üreticisi.Lotto Sport Italia – włoski producent sprzętu sportowego.
Bazı kayıp eşya büroları, eğer mümkünse eşyasının sahiplerine ulaşmaya çalışır.Undvik om möjligt att skada civil egendom!
Birçok şaka eşyası satılmaktadır.Många unika föremål förstördes.