eşyalar ile cümle

eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eşyalarımın çoğunu dolabımda bıraktım.I left most of my stuff in my locker.
Tom sürekli benim eşyalarımı kurcalıyor.Tom is always messing with my stuff.
Eşyalarına daha fazla dikkat etmezsen , bazılarını kaybedebilirsin.If you're not more careful with your things, you may lose some of them.
Eşyalarına daha fazla dikkat etmezsen bazıları kırılabilir.If you're not more careful with your things, some of them may get broken.
Arka koltukta bütün valiz ve eşyalarla birlikte otururken eciş bücüş oldum.I felt cramped sitting in the back seat with all the luggage.
Tom eve gelip, alelacele eşyalarını toplayıp çıktı.Tom came home, packed his bags in a hurry, and left.
Oraya yalnızca kendi eşyalarını koy.Just put your stuff in there.
Oraya yalnızca kendi eşyalarını yerleştir.Just put your stuff in there.
Oraya yalnızca kendi eşyalarınızı koyun.Just put your stuff in there.
Oraya yalnızca kendi eşyalarınızı yerleştirin.Just put your stuff in there.
Eşyalarını bu kutuya koy.Just put your stuff in this box.
Başkalarının eşyalarına dokunma!Don't touch other people's things!
Eşyalarımı odama götürdüm.I took my things to my room.
Trigorin eşyalarını toplamaya devam etmek için gider.Trigorin leaves to continue packing.
Ancak, şarkıcının yönetimi hâlâ eşyaların çalındığını savunmaktadır.However, the singer's management still affirm property was stolen.
Filiz'in 4 yıl önce bir kargo firmasıyla eşyalarını depoya gönderdiği belirlenmiştir.It was determined that Filiz had sent goods to a warehouse 4 years ago through a cargo company.
Birinci katta, geleneksel dokuma aletleri ve diğer etnografik eşyalar bulunmaktadır.On the first floor, there are traditional weaving instruments as well as other ethnographic items.
Zombiler öldükleri zaman bazı eşyalar düşürürler, farklı çeşit zombiler farklı eşyalar düşürür.Zombies drop items when defeated, with different types of zombies dropping different items.
Melamin reçinesi, mutfak eşyaları ve plakalarda (Melmac gibi) sıklıkla kullanılır.Melamine resin is often used in kitchen utensils and plates (such as Melmac).
Transfer edilen bu potansiyeller insanlara, hayvanlara ve elektronik eşyalar için tehlikelidir.These transferred potentials are dangerous to people, livestock, and electronic apparatus.
Barragán'ın kişisel eşyalarını ve orijinal mobilyaları da barındırmaktadır.It retains the original furniture and Barragán’s personal objects.
Şarkı dünyadaki eski Portekiz sömürge eşyalarını andı.The song reminisces about the former Portuguese colonial possessions worldwide.
Genellikle nakit ve diğer değerli eşyaların saklanması için bir çekmeceye bağlanır.It is usually attached to a drawer for storing cash and other valuables.
Ve böylece yaptığım hatayı fark ettim: Eşyalara bakarken yalnızca atmam gerekenleri görüyordum.And I realized my mistake: I was only looking for things to throw out.
Geminin içi için üretim tasarımcısı Peter Lamont ve ekibi o dönemden kalma eşyalar aradı.For the ship's interiors, production designer Peter Lamont's team looked for artifacts from the era.
Genellikle kullanılmış mallar, ucuz eşyalar, koleksiyonlar ve antikalar satılmaktadır.Used goods, cheap items, collectibles and antiques are commonly sold.
Fabrika ev kullanımı için çeşitli cam eşyalar üretmektedir.The factory produces various kinds of glassware for home use.
Ayrıca gümüş eşyalar, parfüm şişeleri ve gündelik nesneler içeren zengin bir hazine keşfedildi.Also discovered a rich treasure containing silver items, perfume bottles and everyday objects.
İki masası ve çeşitli diğer eşyaları kolejde sergilenmektedir.Two of his desks and various other possessions are displayed around the college.
Tolkien, ork kültürü ve eşyaları hakkında ayrıntıya girmez.Tolkien does not elaborate on Orc culture and customs.
Wingardium Leviosa: Eşyaları havaya kaldırma büyüsü.Wingardium Leviosa: Lifts objects in the air.
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.She is given the key she thinks her father's possessions are.
Pek hoş karşılanmasada onun hakkı olan babasının eşyaları verilmiştir.He is warmly welcomed by his family.
Vergi çeşitli şekillerde; altın, kimi eşyalar, canlı hayvan veya işgücü olabilmektedir.In their case they hunger for something; Power, Flesh, Chaos, or Fear.
Artık ihtiyacın olmayan eşyaları üzerinde tutma.Don’t hold on to what you don’t need.
Aynı gece Olga ayrıldığı Atalay Filiz'in Paris'teki evine eşyalarını almak için gitmiştir.On the same night, she had left for Atalay's house in Paris to get her belongings.
Eşyaları çalındı.We Steal Things.
Burada otantik halılar, elektronik esyalar ve mücevherler satılıyor.They sell everything from ready-to-wear clothes, electronic items to jewelries.
Bazen eşyaların yerini değiştirir.Occasionally it will change leaves.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Игроки Крымтеплицы вышли из отпуска .
Alınan eşyalar belli bir süre içinde aynı ücretle geri satılabiliyor.Deleted files can be restored within the same timeframes.
Çerçi Trabucco onlara taşıdığı ticari esyaları satmaya çalışır.Mr. Shibuya echoes the traits of the goods he sells.
Çevrede kullanılan geleneksel eşyalar bu evlerin içinde ve dışında sergilenmektedir.Native American themes are common inside and outside the building.
Bu odada Namık Kemal'in bazı eşyaları ve Namık Kemal'le ilgili bazı belgeler bulunmaktadır. ^The museum contains many belongings of Namık Kemal and documents relating to him.
Bütün bu süreçte eşyalarını getirip götürmek için izin verilmemiştir.They were no longer required to carry their equipment throughout their missions.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.He often mistakes things for something else.
Arabalar ve etrafındaki tüm eşyalar silah olarak kullanılabilir.This includes the using the cars as weapons and anything found around them.
Mundungus onu Dolores Umbridge'e çalıntı eşyaları satarken yakaladığında rüşvet olarak vermiştir.He gave it to Dolores Umbridge as a bribe when she caught him selling stolen property.
Eşyalarını bile toparlamıştı ancak kral taşınmayacaklarını söyledi.She claimed she told them to turn themselves in, but England said he was not going back to jail.
Bu yardımlar; silahlar, planlar, eşyalar ya da başka hizmetler olabilir.These items can be armour, weapons, potions and other materials.
Bu eşyalar şunlardır: Tılsımlar; Kemerler; Küpeler; Yüzükler.The pattern (if present) may consist of rhombs, bands or blotches.
İşi çok özel ve nadir gelen eşyaları pazarlamaktır.Special rules apply for use of rare and valuable items.
Ayşegül aynı zamanda arkadaşlarının eşyalarını da çalmaktadır.Unluckily he's also given keys to all his friends.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.The furniture in the room consisted of one bed and two chairs.
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."General, I hope you know what is good for you."
Mezarlarda iskeletler olmasına rağmen, yanlarında gömülen eşyalar bulunamadı.Skeletons were found in the graves but with no grave goods.
Kuzey yükseltisinde 2007-2009 yıllarında yapılan çalışmalarda adak eşyaları bulunmuştur.Terrorist attacks in the North Caucasus appeared to increase substantially in 2007–2010.
"Negredo, tesislerden eşyalarını topladı ve ayrıldı!Greg then packs his things up and leaves.
1. Mıntıka mücevher gibi değerli eşyaların üretiminde ustalaşmıştır.District 1 specializes in producing luxury items such as jewelry.
Yeni benin amaci, eşyaları hoş ve eğlenceli yapmaya yonelik.The new me is all about making things kind of neat and fun.
İlgili Sayfalar