eşyalar ile cümle

eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Teknolojiyi eşyalarda, bilgiyi de eğitimde görebilirsin.Teknologi terlihat pada objek dan informasi di bidang pendidikan.
Teknolojiyi eşyalarda, bilgiyi de eğitimde görebilirsin.Технологиите се свързват с предметите, а информацията с образованието.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.A když přišel na vrch, vzal to z rukou jejich, a složil v jednom domě, propustiv muže ty, kteřížto odešli.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.A keď prišiel na vŕšok, vzal z ich ruky a složil to v nejakom dome a prepustil mužov, a išli.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.A przyszedłszy na pagórek, wziął to z ręki ich, i złożył w niektórym domu, a męże one odprawił, i odeszli.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.De mikor a dombhoz ért, elvette tõlök azokat, és elrejté egy házban, és elbocsátá a férfiakat, és elmenének.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.In ko pride do hriba, vzame to iz njunih rok in odloži v hišo; potem odpusti moža, in sta odšla.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.언덕에 이르러는 게하시가 그 물건을 두 사환의 손에서 취하여 집에 감추고 저희를 보내어 가게 한 후
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.Lúc đã đến trên gò, Ghê-ha-xi lấy các bao khỏi tay hai đầy tớ, và để trong nhà mình, đoạn cho họ đi trở về.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.Men da de kom til Højen, tog han Pengene fra dem, gemte dem i Huset og lod Mændene gå.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.И когато стигна до хълма, взе ги от ръцете им та ги скри в къщата; и отпусна човеците, та си отидоха.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.Когда он пришел к холму, то взял из рук их и спрятал дома. И отпустил людей, и они ушли.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.ויבא אל העפל ויקח מידם ויפקד בבית וישלח את האנשים וילכו׃
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.ولما وصل الى الاكمة اخذها من ايديهما واودعها في البيت واطلق الرجلين فانطلقا.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.到 了 山 岡 、 基 哈 西 從 他 們 手 中 接 過 來 、 放 在 屋 裡 、 打 發 他 們 回 去
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.到了 山岡 、 基哈西從 他 們 手中 接 過來 、 放在 屋裡 、 打發 他 們 回去
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Allora si rimisero in cammino, mettendo innanzi a loro i bambini, il bestiame e le masserizie
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.A obrátiac sa odišli. A pustili deti i dobytok i to, čo mali cenného, pred sebou.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.A obrátivše se odešli, a pustili napřed děti a dobytek, a což měli dražšího.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.A oni obróciwszy się poszli, a puścili przed sobą dziatki i bydło, i co było kosztowniejszego.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Au pornit iarăş la drum şi au plecat, punînd înaintea lor copiii, vitele şi calabalîcurile.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Chúng bèn xây lại , lên_đường , để cho con_trẻ , súc_vật , và đồ hành_lý đi trước .
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Chúng bèn xây lại, lên đường, để cho con trẻ, súc vật, và đồ hành lý đi trước.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Derpå vendte de om og drog bort, idet de stillede Kvinderne og Børnene, Kvæget og Trosset forrest i Toget.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.De stoet zette zich weer in beweging, met de kinderen, het vee en alle huisraad voorop.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Ellos se volvieron y partieron, poniendo delante de ellos a los niños, el ganado y las posesiones
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.És megfordulván elvonultak, magok elõtt küldve a gyermekeket, a barmokat és drágaságaikat.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.E, virando-se, partiram, tendo posto diante de si os pequeninos, o gado e a bagagem.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Ils se remirent en route et partirent, en plaçant devant eux les enfants, le bétail et les bagages.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.In obrnejo se ter odidejo, ko so poslali pred sabo otročiče, živino in kar so imeli vrednosti.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Kemudian rombongan itu meneruskan perjalanan mereka, didahului oleh anak-anak, ternak dan barang-barang mereka
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.그들이 돌이켜서 어린 아이들과 가축과 물품을 앞에 두고 진행하더니
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Så vendte de sig og drog bort, og de lot barna og buskapen og sine eiendeler være fremst i toget.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Και στραφεντες ανεχωρησαν και εβαλον τα παιδια και τα κτηνη και την αποσκευην εμπροσθεν αυτων.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.И те се обърнаха та потеглиха, като туриха пред себе си децата и добитъка и по-скъпите си вещи.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.Они обратились и пошли, и отпустили детей, скот и тяжести вперед.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.ויפנו וילכו וישימו את הטף ואת המקנה ואת הכבודה לפניהם׃
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.ثم انصرفوا وذهبوا ووضعوا الاطفال والماشية والثقل قدامهم.
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.他 們 就 轉 身 離 開 那 裡 、 妻 子 、 兒 女 、 牲 畜 、 財 物 、 都 在 前 頭
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.他 們就轉身離開 那 裡 、 妻子 、 兒女 、 牲畜 、 財物 、 都 在 前頭
Torna eşyaların etrafını şekillendirmek için kullanılan bir marangozluk aletidir.En drejebænk er et redskab, man bruger til at snurre ting rundt med,
Torna eşyaların etrafını şekillendirmek için kullanılan bir marangozluk aletidir.절단기는 물건들을 갈아내는 목공용 기계로
Torna eşyaların etrafını şekillendirmek için kullanılan bir marangozluk aletidir.Um torno é essa ferramenta de carpintaria que gira as coisas ao redor, e
Torna eşyaların etrafını şekillendirmek için kullanılan bir marangozluk aletidir.ان الطاولة عبارة عن الاداة الخشبية التي تدور الاشياء حولها، و
Tüm eşyalarını taşıman gerekiyor.Anda harus memindahkan semua barang-barang Anda.
Tüm eşyalarını taşıman gerekiyor. Belki eşyalarının bir kısmına depoda saklıyorsun. Düşünebiliyor musun?Трябва да преместите цялата си покъщнина и може да приберете някои от нещата си на склад.
Tüm eşyalarını taşıman gerekiyor.Devi spostare tutte le tue cose.
Tüm eşyalarını taşıman gerekiyor.Tienes que mover todas tus cosas.
Tüm eşyalarını taşıman gerekiyor.Vous devez déménager toutes vos affaires.
Tüm fakir ülkelerde bozulan eşyalar tamir edilir.Ve všech chudých zemích, věci jsou automaticky opravovány.
Tüm fakir ülkelerde bozulan eşyalar tamir edilir.Σε όλες τις φτωχότερες χώρες τα πράγματα επισκευάζονται αυτομάτως.
Tüm gümüş eşyaları sen mi topladın?¿Ha coleccionado toda esa plata?
Tüm gümüş eşyaları sen mi topladın?Ön gyűjtötte össze az ezüstöket?
Tüm gümüş eşyaları sen mi topladın? - Şamdan, bu...Anda mengoleksi perangkat perak ini?
Tüm gümüş eşyaları sen mi topladın? - Şamdan, bu... - Evet.O senhor tem uma coleção de talheres e candelabro de prata?
Tüm gümüş eşyaları sen mi topladın? - Şamdan, bu...Haben Sie all diese Silberstücke gesammelt?
Tüm gümüş eşyaları sen mi topladın? - Şamdan, bu...Ha collezionato tutta l'argenteria?
Tüm gümüş eşyaları sen mi topladın? - Şamdan, bu...Har du samlat silver saker?
Tüm gümüş eşyaları sen mi topladın? - Şamdan, bu...Ste zbrali vsa ta srebrn nakit in lestenec?
Tüm gümüş eşyaları sen mi topladın? - Şamdan, bu...Tie všetky strieborné nádoby je vaša zbierka?
İlgili Sayfalar