eşyalar ile cümle
eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Con_trai của Cạt-mi là A-ca , tức kẻ làm rối_loạn trong Y-sơ-ra-ên , phạm đến vật nghiêm_cấm .
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Die Kinder Charmis sind Achan, welcher Israel betrübte, da er sich am Verbannten vergriff.
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Figli di Carmì: Acar, che provocò una disgrazia in Israele con la trasgressione dello sterminio
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Hijo de Carmi fue Acar, el que ocasionó destrucción a Israel, porque transgredió con respecto al anatema
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Kármi fiai: Ákán, Izráelnek megrontója, mivel lopott a zsákmányból.
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Karmis Sønner: Akar, der styrtede Israel i Ulykke, idet han forgreb sig på det Gods, der var lagt Band på.
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.가르미의 아들은 아갈이니 저는 마땅히 멸할 물건으로 인하여 이스라엘을 괴롭게 한 자며
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Men Karmis söner voro Akar, som drog olycka över Israel, när han trolöst förgrep sig på det tillspillogivna.
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Os filhos de Carmi: Acar, o perturbador de Israel, que pecou no anátema.
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Synovia Karmiho: Achár, ktorý zarmútil Izraela dopustiac sa prestúpenia pri veci, danej pod kliatbu.
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Και υιοι του Χαρμι, Αχαρ, ο ταραξας τον Ισραηλ, οστις εκαμε παραβασιν εις το αναθεμα.
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.А Хармиев син: Ахар§, смутителят на Израиля, който извърши престъпление относно обреченото.
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.Сыновья Харми: Ахар, наведший беду на Израиля, нарушив заклятие.
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.ובני כרמי עכר עוכר ישראל אשר מעל בחרם׃
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.وابن كرمي عخار مكدّر اسرائيل الذي خان في الحرام.
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.迦 米 的 兒 子 是 亞 干 、 這 亞 干 在 當 滅 的 物 上 犯 了 罪 、 連 累 了 以 色 列 人
Karminin oğlu: Yok edilmeye adanmış eşyalar konusunda RABbe ihanet etmekle İsraili yıkıma sürükleyen Akan.迦米 的 兒子 是 亞干 、 這亞 干 在 當滅 的 物 上 犯了罪 、 連累 了 以色列人
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Apoi au pornit Chehatiţii, ducînd sfîntul locaş; pănă la venirea lor ceilalţi întinseseră cortul.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.A rušali sa aj Kehátovci, nosiči svätyne. A tamtí postavili príbytok, kým títo neprišli.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Bấy giờ, các người Kê-hát khiêng những vật thánh ra đi; người ta dựng đền tạm lên đương lúc đợi họ đến.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Bấy_giờ , các người Kê-hát khiêng những vật thánh ra_đi ; người_ta dựng đền tạm lên đương lúc đợi họ đến .
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Então partiram os coatitas, levando o santuário; e os outros erigiam o tabernáculo, enquanto estes vinham.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.고핫인은 성물을 메고 진행하였고 그들이 이르기 전에 성막을 세웠으며
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Les Kehathites partirent, portant le sanctuaire; et l`on dressait le tabernacle en attendant leur arrivée.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Potem so odrinili Kahatovci, noseč svetišče. Oni pa so postavljali prebivališče, dokler so ti prišli.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Så brød Kehatiterne, der bar de hellige Ting, op; og før deres Komme havde man rejst Boligen.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Šli také i Kahatští, nesouce svatyni; onino pak vyzdvihovali příbytek, až i tito přišli.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Zatem ruszyli się Kaatytowie, niosąc świątnicę, i stanowili przybytek, aż ci nadciągnęli.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Και οι Κααθιται εσηκωθησαν, βασταζοντες τα αγια, και οι αλλοι εστηνον την σκηνην εωσου αυτοι φθασωσι.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Потом пошли сыны Каафовы, носящие святилище; скиния же была поставляема до прихода их.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Тогава се дигнаха Каатовците, които носеха светилището, до пристигането на които скинията се поставяше.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.ונסעו הקהתים נשאי המקדש והקימו את המשכן עד באם׃
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.ثم ارتحل القهاتيون حاملين المقدس وأقيم المسكن الى ان جاءوا.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.哥 轄 人 抬 著 聖 物 先 往 前 行 、 他 們 未 到 以 前 抬 帳 幕 的 已 經 把 帳 幕 支 好
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.哥轄人抬 著聖 物 先 往前 行 、 他 們 未 到 以前 抬帳 幕 的 已 經 把 帳幕 支 好
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.Ale synom Kaatowym nic nie dał: bo usługa świątnicy była przy nich, na ramieniu ją nosić musieli.
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.Ali sinovom Kahatovim ne da od tega, zakaj služba svetišča jim je bila naložena: na ramah so ga nosili.
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.고핫 자손에게는 주지 아니하였으니 그들의 성소의 직임은 그 어깨로 메는 일을 하는 까닭이었더라
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.Synom Kehátovým nedal, lebo na nich bola sverená služba v svätyni; svoje bremä nosili na pleci.
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.Synům pak Kahat nic nedal; nebo přisluhování svatyně k nim přináleželo, a na ramenou nositi měli.
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.Εις δε τους υιους Κααθ δεν εδωκε διοτι η εν τω αγιαστηριω υπηρεσια αυτων ητο να βασταζωσιν επ' ωμων.
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.А на каатците не даде; защото тяхната работа в светилището беше до носят на рамена.
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.а сынам Каафовым не дал, потому что служба их – носить святилище; на плечах они должны носить.
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.ולבני קהת לא נתן כי עבדת הקדש עלהם בכתף ישאו׃
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.واما بنو قهات فلم يعطهم لان خدمة القدس كانت عليهم على الاكتاف كانوا يحملون
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.但 車 與 牛 都 沒 有 交 給 哥 轄 子 孫 、 因 為 他 們 辦 的 是 聖 所 的 事 、 在 肩 頭 上 抬 聖 物
Kehatoğullarına ise bir şey vermedi. Çünkü onların görevi kutsal eşyaları omuzlarında taşımaktı.但 車與 牛 都 沒有 交給 哥轄子孫 、 因為 他 們辦 的 是 聖所 的 事 、 在 肩頭 上 抬聖物
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.a tisztök Kéhát fiainak a gyülekezet sátorában: a legszentségesebbekrõl [való gondviselés].
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.Das soll aber das Amt der Kinder Kahath in der Hütte des Stifts sein; was das Hochheilige ist.
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.Det som Kahats barn skal stelle med ved sammenkomstens telt, det er de høihellige ting.
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.Dit zijn hun heilige taken:
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak."El trabajo de los hijos de Cohat en el tabernáculo de reunión se relaciona con las cosas más sagradas
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.Este será o serviço dos filhos de Coate; na tenda da revelação, no tocante as coisas santíssimas:
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.Iată slujbele fiilor lui Chehat, în cortul întîlnirii: ele privesc Locul prea sfînt.
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.Kehatin poikien palvelustehtävänä ilmestysmajassa olkoon tämä: huolenpito korkeasti-pyhistä.
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.Kehatiternes Arbejde ved Åbenbaringsteltet skal være med de højhellige Ting.
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.고핫 자손의 회막 안 지성물에 대하여 할 일은 이러하니라
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.Nầy sẽ là phần việc của con cháu Kê-hát tại trong hội mạc. Họ sẽ coi sóc nơi chí thánh.
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.Nầy sẽ là phần việc của con_cháu Kê-hát tại trong hội mạc . Họ sẽ coi_sóc nơi chí thánh .
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak.Pekerjaan mereka ialah mengurus barang-barang yang mahasuci
İlgili Sayfalar