eşyalar ile cümle

eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Burda eşyaları düzenlemeye çalışıyorum.これが私たちの探検チームでした
Bütün bu eşyalar da ne?Cái mớ gì mà lộn xộn quá vậy?
Bütün bu eşyalar da ne?Mi minden van itt?
Bütün bu eşyalar da ne?Какви са всички ?ези неща?
Bütün bunlardan bugün hatırımda kalan, eşyaların hikayeler anlattığıdır.Dzięki temu do dziś pamiętam fakt, że przedmioty opowiadają historie.
Bütün bunlardan bugün hatırımda kalan, eşyaların hikayeler anlattığıdır.제가 아직도 이들을 기억하는 이유는 이야기 덕분입니다.
Bütün bunlardan bugün hatırımda kalan, eşyaların hikayeler anlattığıdır.מה שאני זוכר מכך היום הוא שחפצים מספרים סיפורים,
Bütün bunlardan bugün hatırımda kalan, eşyaların hikayeler anlattığıdır.ما اتذكره اليوم من هذ الاشياء, ان تلك المجسمات تحكي قصة،
Bütün bunlardan bugün hatırımda kalan, eşyaların hikayeler anlattığıdır.それが故に物語は私の仕事にとても大きな影響を与えてきました
Bütün ev, bir başkasının eşyalarıyla dolu.BARANG orang lain ada DI seluruh tempat itu !
Bütün ev, bir başkasının eşyalarıyla dolu.La roba di qualcunaltro è tutta in giro.
Bütün ev, bir başkasının eşyalarıyla dolu.Las cosas de otro están por todas partes.
Bütün ev, bir başkasının eşyalarıyla dolu.Les affaires de quelqu'un d'autre sont partout.
Bütün ev, bir başkasının eşyalarıyla dolu.Нещата на някой друг са заели цялото пространство.
Bütün süz eşyalarını, bütün fikirlerini, bütün her şeyi... bir an için.Minden emléktárgyat, minden elképzelésedet, mindent...egy pillanatra.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.C'est pourquoi, de plus en plus de designers travaillent sur le comportement plutôt que sur les objets.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Ed è per questo che i designer si concentrano sempre più sui comportamenti piuttosto che sugli oggetti.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.En daarom werken ontwerpers steeds meer met gedrag in plaats van objecten.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Ich wollte Ihnen zum Beispiel die Arbeit von Mathieu Lehanneur zeigen, die ganz fantastisch ist.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.그렇기 때문에 디자이너는 더욱 더 행위에 관해 작업합니다 오브제보다는 말이죠
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Şi de aceea din ce în ce mai mulţi designeri lucrează axându-se pe comportamente mai degrabă decât pe obiecte.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Y por eso es que los diseñadores, cada vez más, están trabajando en comportamientos más que en objetos.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Και γι' αυτό οι σχεδιαστές, όλο και περισσότερο, δουλεύουν τις συμπεριφορές περισσότερο παρά τα αντικείμενα.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Затова дизайнерите, все повече и повече, работят над поведения, а не над обекти.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Поэтому дизайнеры всё больше работают с отношениями, нежели с объектами.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.וזו הסיבה שמעצבים, יותר ויותר, עובדים על התנהגויות במקום על חפצים.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.وهذا هو السبب لِمَ المصممين، يعملون كثيراً على سلوكيات أكثر من الأشياء.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.取り組んでいます 全員でなくとも優秀なデザイナーは 特にその傾向があります
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Alltså betala med opium för kinesiska varor.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Asta însemna că plăteau cu opiu pentru produsele chinezeşti.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Azt jelentette, hogy fizethettek ópiummal a kínai árukért.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.C'est-à-dire dire à payer en opium des biens chinois.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Det betød betaling med opium for kinesiske varer.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Điều đó đã có nghĩa rằng trả thuốc phiện để lấy các mặt hàng Trung Quốc.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Es bedeutete, mit Opium für chinesische Waren zu bezahlen.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Eso significaba pagar con opio los bienes chinos.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Het betekende betalen met opium voor Chinese goederen.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Ini juga berarti membayar dengan candu untuk barang-barang Cina.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.중국 상품을 아편으로 살 수 있게 되었다는 말입니다.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Se tarkoitti kiinalaisten tavaroiden maksamista ooppiumilla.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Significou pagar com ópio os bens chineses.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.To oznaczało płacenie opium za chińskie towary.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Voleva dire pagare i beni cinesi in oppio.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Znamenalo to platit opiem za Čínské zboží.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Znamenalo to, že za čínsky tovar platili ópiom.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Σήμαινε πληρωμή με όπιο για Κινέζικα αγαθά.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Тобто можна було платити опіумом за китайські товари.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Това означавало плащане с опиум за китайски стоки.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.Это означало платить опиумом за китайские товары.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.פירוש הדבר הוא לשלם באופיום בעבור סחורות סיניות.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.كان ذلك يعني الدفع بالأفيون للسلع الصينية.
Çin eşyalarının karşılığında afyon vereceklerdi.日本は、1858年に
Çoğu zaman, insanları eşyalar yönetir. İnsanlar, hayatlarını eşyalar etrafında kurarlar.La mayoría de veces la gente están impulsadas por cosas, bienes y construyen sus vidas alrededor de ellas.
Çoğu zaman, insanları eşyalar yönetir. İnsanlar, hayatlarını eşyalar etrafında kurarlar.Sering kali orang didorong oleh hal-hal, barang dan mereka membangun hidup mereka di sekitar mereka.
Çoğu zaman, insanları eşyalar yönetir. İnsanlar, hayatlarını eşyalar etrafında kurarlar.Souvent les gens sont conduits par des choses, des objets et ils construisent leur vies autour d'eux.
Çoğu zaman, insanları eşyalar yönetir. İnsanlar, hayatlarını eşyalar etrafında kurarlar.Spesso la gente è guidata dalle cose,dai beni e costruiscono le loro vite attorno a loro.
Çoğu zaman, insanları eşyalar yönetir. İnsanlar, hayatlarını eşyalar etrafında kurarlar.В повечето случаи хората са подтиквани от предмети, блага и градят живота си около тях.
Dağa kayak yapmaya gideceğiniz zaman ise arabaya eşyalarınız için farklı aksesuarlar alabilirsiniz.A jeśli jedziesz na narty, wybierasz odpowiedni bagażnik na dach, taki, jakiego potrzebujesz.
Dağa kayak yapmaya gideceğiniz zaman ise arabaya eşyalarınız için farklı aksesuarlar alabilirsiniz.Amikor pedig síelni indulsz a hegyekbe, különböző kiegészítőkel szerelteted fel a kocsit.
Dağa kayak yapmaya gideceğiniz zaman ise arabaya eşyalarınız için farklı aksesuarlar alabilirsiniz.En als je naar de bergen gaat om te skiën, heb je accessoires nodig op de auto voor dat soort spullen.
İlgili Sayfalar