eşyalar ile cümle

eşyalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Alih-alih mengetikkan kata kunci untuk mencari, saya letakkan objek di atasnya.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Anstatt ein Schlüsselwort einzutippen, um etwas zu finden, legte ich meine Objekte auf es.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Egy kulcsszó begépelése helyett a tárgyakat helyezem a térképre.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Em vez de escrever num teclado para procurar algo, eu coloco os meus objetos em cima.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.En vez de escribir una palabra clave para encontrar algo, coloco mis objetos encima.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.În loc să scriu un cuvânt cheie ca să găsesc ceva, mai degrabă așez obiectul real deasupra hărții.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.I stedet for at taste et nøgleord for at finde noget, satte jeg mine objekter oven på det.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Không phải gõ từ khóa ra để tìm một địa điểm nào đó, mà tôi đặt các đồ vật lên đỉnh của nó.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.무언가를 찾기 위해서 키보드를 치는 것이 아니라, 물건을 그 위에 올려 놓으면 됩니다.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Namísto vypisování klíčových slov pro vyhledání, tyto objekty jsem na vyhledávač rovnou pokládal.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Piuttosto che digitare una parola chiave per trovare qualcosa, ci metto sopra gli oggetti direttamente.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Plutôt que d'entrer un mot-clé pour trouver quelque chose, je mets des objets dessus.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Zamiast wpisywać pytanie, kładę na mapie przedmiot.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Αντί να πληκτρολογώ μια λέξη-κλειδί για να βρω κάτι, βάζω το αντικείμενο από πάνω του.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Вместо да пиша ключова дума за да намеря нещо, поставих моите обекти върху нея.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Вместо того чтобы набирать на клавиатуре поисковый запрос, я поместил предметы на неё.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.במקום להקליד מילת מפתח כדי למצוא משהו, אני מניח חפצים עליה.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.بدلاً من البحث عن شيء باستخدام كلمة، أضع هذا الشيء فوقها.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.モノをその上に載せるのです 搭乗チケットを載せれば ゲートへの道順を示してくれ
Biz canlı insan karakterlerini eşyalara yansıtma eğilimindeyiz.Máme sklon promítat vlastnosti živých lidí do věcí:
Biz canlı insan karakterlerini eşyalara yansıtma eğilimindeyiz.Nós tendemos a personificar as coisas.
Biz canlı insan karakterlerini eşyalara yansıtma eğilimindeyiz.نميل بان نرمي خصائص بشرية علي الأشياء
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Elle est pleine de nous, pleine de nos affaires, pleine de nos déchets, pleine de nos exigences.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.È piena di noi, è piena della nostra roba, piena dei nostri rifiuti, piena delle nostre esigenze.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Está cheia de nós, está cheia das nossas coisas, cheia do nosso lixo, cheia das nossas exigências.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Está llena de nosotros, llena de cosas, de nuestros residuos, de nuestras necesidades.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Este plin de noi, plin de chestiile noastre, plin de deşeurile noastre şi de cerinţele noastre.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.지구는 우리들로 가득하고, 우리의 물건들로 가득하고, 우리의 쓰레기로 가득하고, 우리의 요구들로 가득합니다.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Nó đầy chúng ta, đầy đồ đạc chất thải, và nhu cầu của chúng ta.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Penuh dengan kita, penuh dengan barang-barang kita, penuh dengan sampah kita, penuh dengan permintaan kita.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Przepełniona nami, naszymi rzeczami, śmieciami i żądaniami.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Se on täynnä meitä, täynnä tavaroitamme, täynnä jätettämme, täynnä vaatimuksiamme.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Sie ist voll von uns, unseren Produkten. Voll von unserem Müll, voll von unserer Nachfrage.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Teli van velünk, teli van a dolgainkkal, teli a hulladékunkal, teli az igényeinkkel.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Ze is vol met ons, vol met onze spullen, met ons afval en onze behoeften.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Είναι γεμάτη απο εμάς, από τα πράγματα μας, γεμάτη από απόβλητα, γεμάτη από τις απαιτήσεις μας.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Она переполнена нами, она переполнена вещами, она переполнена отходами, она переполнена нашими запросами.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Тя е пълна с нас, пълна е с нашите неща, пълна е с нашите отпадъци, пълна е с нашите искания.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.הוא מלא בנו, הוא מלא בדברים שלנו, מלא בפסולת שלנו, מלא בדרישות שלנו.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.إنها ممتلئة بنا، وممتلئة بأغراضنا، ممتلئة بفضلاتنا وممتلئة بمتطلباتنا.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.「限界」まで いっぱいになっているのです もちろん 人類は明晰で創造力のある種ですが
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.À ce moment-là, les objets se trouvant sur la cuisinière peuvent prendre feu.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.Då kan sakerna som ligger på spisen fatta eld.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.Silloin lieden päällä olevat tavarat voivat syttyä palamaan.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.Si ocurriese, los objetos situados sobre la cocina podrían empezar a arder.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.При этом предметы, находящиеся на плите, могут загореться.
Böylelikle ocağın üzerindeki eşyalar alev alabilir.حينئذ فإنه من الممكن أن تشتعل الأمتعة الموجودة فوق الموقد.
Bu akşam çekmeceleri boşaltıp ve kendi eşyalarını alıp, bavula koyduğunda,Y esta tarde cuando estaba vaciando los cajones, cogiendo sus cosas... ...ha cerrado la maleta...
Bu çok saçma. Eşyalarını toparlayıp uçakla gidiverme fikri seni cezp ediyor.Het is belachelijk, je vindt het gewoon leuk om zomaar weg te gaan in een vliegtuig.
Bu çok saçma. Eşyalarını toparlayıp uçakla gidiverme fikri seni cezp ediyor.هذا سخيف، تحبين كيف يبدو الأمر أن تحزمي و تطيري في طائرته
Bu eşyaları daha sonra satmak istediğinizde, para kazanabilirsiniz.Jos haluat myöhemmin myydä ne, voit saada niistä rahaa.
Bu eşyaları daha sonra satmak istediğinizde, para kazanabilirsiniz.Om du senare vill sälja dem kan du få betalt för dem.
Bu eşyaları daha sonra satmak istediğinizde, para kazanabilirsiniz.Si desea venderlos posteriormente, puede obtener dinero a cambio.
Bu eşyaları daha sonra satmak istediğinizde, para kazanabilirsiniz.Si vous voulez les vendre à l’avenir, vous pourrez en tirer de l’argent.
Bu eşyaları daha sonra satmak istediğinizde, para kazanabilirsiniz.Если вы захотите их в последствии продать, вы получите за них деньги.
Bu eşyalar uzun ve güzel birinin olmalı.Cette robe est faite pour quelqu'un de grand !
Bu eşyalar uzun ve güzel birinin olmalı.Ezt ruhát az ilyen magasaknak tervezték.
Buna çok canım sıkıldı. Toviyanın bütün eşyalarını odadan attım.Aku marah sekali dan melemparkan keluar semua barang Tobia
Buna çok canım sıkıldı. Toviyanın bütün eşyalarını odadan attım.A veľmi sa mi to neľúbilo. A tak som vyhádzal všetko náradie domu Tobiášovho von, preč z komory.
Buna çok canım sıkıldı. Toviyanın bütün eşyalarını odadan attım.Co mi się bardzo nie podobało: przetoż wyrzuciłem wszystkie naczynia domu Tobijaszowego precz z onegoż gmachu;
İlgili Sayfalar