eşyaların ile cümle
eşyaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Kokoa tavarasi maasta pois, sinä, joka piiritettynä istut.
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Pak uw spullen! Maak u klaar om te vertrekken, want het beleg gaat beginnen.
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Penduduk Yerusalem, kamu dikepung! Karena itu, berkemas-kemaslah
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Poberi iz dežele blago svoje ti, ki sediš v oblegi!
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Raccogli il tuo fardello fuori dal paese, tu che sei cinta d'assedio
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Recoge del suelo tu equipaje, tú que habitas en un lugar bajo asedio
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Samlen edert gods och fören det bort ur landet, I som sitten under belägring.
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Sank ditt gods sammen fra landet, du* som bor i kringsatte byer! / {* d.e. du folk.}
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Sbeř z země koupi svou, ty kteráž bydlíš v pevnosti této.
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Sober ta preč svoj tovar zo zeme, ty, ktorá bývaš v pevnosti!
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Tag din Bylt op fra Jorden, du, som sidder belejret!
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Tira do chão a tua trouxa, ó tu que habitas em lugar sitiado.
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Tue deinen Kram weg aus dem Lande, die du wohnest in der Feste.
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Zbierz z ziemi towary twoje, ty, która mieszkasz na miejscu obronnem.
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Συναξον εκ της γης την περιουσιαν σου, συ, η κατοικουσα εν οχυρωματι.
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Събери от земята стоката си, Ти, която живееш в крепостта.
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.Убирай с земли имущество твое, имеющая сидеть в осаде;
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.אספי מארץ כנעתך ישבתי במצור׃
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.اجمعي من الارض حزمك ايتها الساكنة في الحصار.
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.受 圍 困 的 人 哪 、 當 收 拾 你 的 財 物 、 從 國 中 帶 出 去
Kuşatma altında olan sizler, Eşyalarınızı toplayın yerden.受 圍困 的 人 哪 、 當收拾 你 的 財物 、 從國 中 帶 出去
Lütfen hemen eşyalarını topla. Beni dinle.Σε παρακαλώ καθάρισε το γραφείο σου. "κουσέ με.
Lütfen hemen eşyalarını topla.Kérlek, szedd azonnal össze a dolgaidat.
Lütfen hemen eşyalarını topla.لذلك اخلي مكتبك حالا
Neden, biliyor musun? Orada senin eşyaların için yer yok.Sai perchè?Non ci sono stanze per le tue cose.
Neyse, senin eşyalarını bir kenara bırakalım. Başka insanların eşyalarından bahsedelim.Basta parlare della tua roba.Parliamo di quella altrui.
Neyse, senin eşyalarını bir kenara bırakalım.Cukup tentang barang-barang Anda.
Neyse, senin eşyalarını bir kenara bırakalım.S'en est assez de vos affaires.
Neyse, senin eşyalarını bir kenara bırakalım.Suficiente sobre tus cosas.
Neyse, senin eşyalarını bir kenara bırakalım.Достатъчно за вашите неща.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.Au Nigeria, les gens portent leurs biens les plus précieux sur la tête.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.En Nigeria la gente lleva sus cosas más preciadas en la cabeza.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.In Nigeria dragen mensen hun dierbaarste bezittingen op hun hoofd.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.In Nigeria le persone trasportano i loro oggetti preziosi sulla testa.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.În Nigeria oamenii cară cele mai prețioase obiecte pe cap.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.In Nigeria tragen die Menschen ihren wertvollsten Besitz auf dem Kopf.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.나이지리아에서는 가장 소중한 재산을 머리에 얹고 다니거든요.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.Nigériában az emberek a fejükön hordják a legfontosabb tárgyaikat.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.Ở Nigeria, người dân mang món đồ quý nhất đối với họ ở trên đầu.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.V Nigérii nosí lidé na hlavě své nejcennější věci.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.W Nigerii ludzie noszą swoje najcenniejsze rzeczy na głowach.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.Στη Νιγηρία, οι άνθρωποι μεταφέρουν τα πιο πολύτιμα υπάρχοντά τους στο κεφάλι τους.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.В Нигерия хората носят най-ценните неща на главите си.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.Люди в Нигерии носят самые ценные вещи на голове.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.Люди в Нігерії носять найцінніші речі на голові.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.האנשים בניגריה נושאים את רכושם היקר ביותר על הראש.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.في نيجيريا الناس يحملون ممتلكاتهم الثمينة على رؤوسهم.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.この少女は頭にノートPCを載せて登校しています
O gün damda olan, evdeki eşyalarını almak için aşağı inmesin. Tarlada olan da geri dönmesin.그 날에 만일 사람이 지붕 위에 있고 그 세간이 집 안에 있으면 그것을 가지러 내려 오지 말 것이요 밭에 있는 자도 이와 같이 뒤로 돌이키지 말것이니라
O gün damda olan, evdeki eşyalarını almak için aşağı inmesin. Tarlada olan da geri dönmesin.ביום ההוא איש אשר יהיה על הגג וכליו בבית אל ירד לשאת אתם ואיש אשר בשדה אל ישב הביתה׃
O gün damda olan, evdeki eşyalarını almak için aşağı inmesin. Tarlada olan da geri dönmesin.في ذلك اليوم من كان على السطح وامتعته في البيت فلا ينزل ليأخذها. والذي في الحقل كذلك لا يرجع الى الوراء.
O gün damda olan, evdeki eşyalarını almak için aşağı inmesin. Tarlada olan da geri dönmesin.當 那 日 、 人 在 房 上 、 器 具 在 屋 裡 、 不 要 下 來 拿 . 人 在 田 裡 . 也 不 要 回 家
O gün damda olan, evdeki eşyalarını almak için aşağı inmesin. Tarlada olan da geri dönmesin.當那日 、 人 在 房上 、 器具 在 屋裡 、 不 要 下 來拿.人在 田裡 . 也 不 要 回家
Orada senin eşyaların için yer yok.Il n'ya a pas de pièce pour vos affaires.
Orada senin eşyaların için yer yok.No hay sitio para tus cosas.
Orada senin eşyaların için yer yok.Tidak ada ruang untuk barang-barang Anda.
Orada senin eşyaların için yer yok.Няма място за нещата ви.
Örneğin, konutun taşınmaz eşyalarından ve yüzey malzemelerinden ev sahibi sorumludur.Hyresvärden ansvarar till exempel för bostadens fasta inredning och ytmaterial.
Örneğin, konutun taşınmaz eşyalarından ve yüzey malzemelerinden ev sahibi sorumludur.Par exemple, le loueur est responsable du mobilier fixe de l’appartement et des matériaux de surface.
Örneğin, konutun taşınmaz eşyalarından ve yüzey malzemelerinden ev sahibi sorumludur.Vuokranantaja vastaa esimerkiksi asunnon kiinteistä kalusteista ja pintamateriaaleista.