eşyaların ile cümle
eşyaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.חייבים להיות מנגנונים של ארגון עצמי בתוך היקום, שיוצר דברים.
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.يجب أن يكون هناك آليات من التنظيم الذاتي داخل هذا الكون و الذي يصنع الأشياء
Evrenin içinde eşyaların meydana gelmesini sağlayan kendi kendini örgütleme mekanizmaları olmalı.この宇宙には何らかの 自己形成のメカニズムが存在するはずです なぜならアリストテレスやニュートンの
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Aber sie hatten keine Zeit, um ihr Hab und Gut in Sicherheit zu bringen.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Insa nu avusesera timp sa-si ia nimic din lucruri.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Jednak nie mieli czasu, by zabrać ze sobą swój dobytek.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.사람들이 뭐라도 건져서 도망갈 시간이 없었습니다
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Maar ze hadden geen tijd gehad om hun spullen mee te nemen.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Mais ils n'avaient pas eu le temps d"évacuer les effets personnels.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Nhưng họ lại không có thời gian để di chuyển đồ đạc của mình.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Non avevano avuto il tempo di evacuare le loro proprietà.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Pero no tuvieron tiempo de sacar sus pertenencias.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Tapi para warga tak punya waktu untuk mengangkut harta-bendanya.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Но у жителей не оставалось времени спасти своё имущество.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.Но хората нямаха никакво време да изнесат покъщнината си.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.אך לא היה להם זמן לפנות את רכושם.
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.و لكن لم يكن لديهم الوقت الكافي لإخلاء متعلقاتهم
Fakat eşyalarını tahliye etmek için hiç zamanları olmamıştı.数時間後にはスラム街からのがれきが
Farkettin mi, onların sahip olduğu eşyalar b*ktan, senin eşyaların da eşya gibi eşya?Avez-vous notez que leur affaires sont de la merde et que votre merde sont des affaires ?
Farkettin mi, onların sahip olduğu eşyalar b*ktan, senin eşyaların da eşya gibi eşya?Hai mai notato che la loro roba è merda e la tua merda è roba?
Farkettin mi, onların sahip olduğu eşyalar b*ktan, senin eşyaların da eşya gibi eşya?Pernahkah Anda memperhatikan bahwa barang-barang mereka adalah "sampah" dan "sampah" Anda adalah barang ?
Farkettin mi, onların sahip olduğu eşyalar b*ktan, senin eşyaların da eşya gibi eşya?¿Te has dado cuenta que sus cosas son mierda y que tus mierdas son cosas?
Farkettin mi, onların sahip olduğu eşyalar b*ktan, senin eşyaların da eşya gibi eşya?Забелязали ли сте, че чуждите вещи са боклуци, а вашите боклуци са вещи?
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Ga terug naar de club kamer om daar je spullen neer te leggen.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Gå tillbaka å lämna era saker i klubb rummet.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Geht zurück und lasst eure Sachen im Club-Raum.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Intoarceti-va si lasati-va lucrurile in sala clubului.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Kembali dan taruh barang kalian di ruang klub.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Tornate nella stanza del club e lasciate la vostra roba.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın. Ve tekrar burada buluşun.Macie pójśc i zostawić swoje rzeczy w pokoju klubowym. i później tutaj wrócić.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Γυρίστε και αφήστε τα πράγματά σας στην αίθουσα του κλαμπ.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.Возвращайтесь назад и бросьте свои вещи в комнате клуба.
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın..ללכת להחזיר את הדברים שלכם לחדר ישיבות
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.أذهبوا وضعوا أغراضكم في غرفة التدريب
Geri gidin ve eşyalarınızı klüp odasına bırakın.また集合だ
Giderken eşyalarını götürmen gerekir.Anda harus membawa beberapa barang-barang Anda dengan Anda.
Giderken eşyalarını götürmen gerekir.Tienes que llevarte alguna de tus cosas contigo.
Giderken eşyalarını götürmen gerekir.Vous devez prendre des affaires avec vous.
Giderken eşyalarını götürmen gerekir.Трябва да вземете някои неща със себе си.
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.Các cậu thu dọn hành lý tới phòng tôi. Vâng.
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.Kalian, ambil barang kalian, dan datang ke kamarku Ya pak!
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.Prenez vos affaires et venez dans ma chambre. Oui.
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.Riunite le vostre cose e venite nella mia stanza. Sė.
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.Ti szedjétek össze a cuccot és indítsatok a szobámba! Igen.
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.أيها الرفاق أحضروا أشيائكم و تعالوا إلي غرفتي نعم سيدي !ـ
Görünmez Adam tam bir muayene yapmadan, Bay Hall izni ile, eşyalarını.Hall luvalla tehdä perusteellisen selvityksen Näkymätön mies n omaisuutensa.
Görünmez Adam tam bir muayene yapmadan, Bay Hall izni ile, eşyalarını.Hall, zaradi česar temeljito preučitev Invisible Man predmetov.
Görünmez Adam tam bir muayene yapmadan, Bay Hall izni ile, eşyalarını.투명 인간의 철저한 검사를하고, 홀씨의 허가와 함께 있었다 소지품.
Görünmez Adam tam bir muayene yapmadan, Bay Hall izni ile, eşyalarını.وبإذن السيد هول ، إجراء فحص شامل للالرجل الخفي ممتلكاتهم.
Görünmez Adam tam bir muayene yapmadan, Bay Hall izni ile, eşyalarını.持ち物。 Jaffersは部分的に彼の秋から回復していたと彼の担当して帰宅していた
Günther burada mı? - Hayır, eşyalarını buraya bıraktı.Нет, наверное, он просто оставил вещи.
- Hayır, eşyalarını buraya bıraktı.Sí, es que se dejó sus cosas.
Hemen! Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.얼른. 니 짐 다 싸 줬어.
Hemen! Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.מהר! אני כבר ארזתי את הדברים שלך
Hemen! Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.على الفور! أنا بالفعل حزمت أمتعتك .
Hemen! Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.水着も~っ!
Hem kadınlar, hem erkekler eşyaların görüntülerine artan bir ilgi göstermeye başladılar.Τόσο οι γυναίκες όσο και οι άνδρες, ενδιαφέρονται όλο και περισσότερο για την εμφάνιση των πραγμάτων.
Her bir astronot, kişisel eşyalarının arasında yaklaşık on tane ipek bayrak taşıdı.우주인들은 각자 개인 장비속에 10개정도의 비단 깃발을 챙겨 갔었습니다.
Her bir astronot, kişisel eşyalarının arasında yaklaşık on tane ipek bayrak taşıdı.10枚程の旗を、自分たちの持ち物の中に含め 持ち帰り、額装していました
Her bir astronot, kişisel eşyalarının arasında yaklaşık on tane ipek bayrak taşıdı.Az űrhajósok valamennyien magukkal vihettek tíz selyemzászlót a személyes poggyászukban.