eşyaların ile cümle

eşyaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Damda olan, evindeki eşyalarını almak için aşağı inmesin.ואשר על הגג אל ירד לשאת דבר מביתו׃
Damda olan, evindeki eşyalarını almak için aşağı inmesin.والذي على السطح فلا ينزل لياخذ من بيته شيئا.
Damda olan, evindeki eşyalarını almak için aşağı inmesin.在 房 上 的 、 不 要 下 來 拿 家 裡 的 東 西
Damda olan, evindeki eşyalarını almak için aşağı inmesin.在 房 上 的 、 不 要 下來 拿 家裡 的 東西
Dolayısıyla, metal eşyalarınızı yere bırakamazsınız.그래서 여러분은 보통, 금속으로 된 공구들을 함부로 내려놓을 수가 없어요.
Dolayısıyla, metal eşyalarınızı yere bırakamazsınız.אז אי אפשר להשאיר את כלי המתכת בחוץ
Dolayısıyla, metal eşyalarınızı yere bırakamazsınız.لذلك لايمكنك ترك معداتك المعدنية في العراء هناك
Dolayısıyla, metal eşyalarınızı yere bırakamazsınız.触ったとたんに第一度の火傷になるからです
Dün akşam, Michael Moschen kendi icat ettiği ve üzerinde çalıştığı bazı hokkabazlık eşyalarını tanıttı.BF : 어젯밤에 마이클 모션이 몇몇 저글링 소품들을 보여줬습니다. 그가 만들어내고 공들인 소품들 말이죠.
Dün akşam, Michael Moschen kendi icat ettiği ve üzerinde çalıştığı bazı hokkabazlık eşyalarını tanıttı.Michael Moschen ci ha mostrato alcuni numeri che ha inventato e sui quali sta lavorando.
Dün akşam, Michael Moschen kendi icat ettiği ve üzerinde çalıştığı bazı hokkabazlık eşyalarını tanıttı.Michael Moschen pokazał wczoraj rekwizyty do żonglerki, swojego projektu.
Dün akşam, Michael Moschen kendi icat ettiği ve üzerinde çalıştığı bazı hokkabazlık eşyalarını tanıttı.Seara trecută, Michael Moschen ne-a arătat niște instrumente de jonglat pe care le-a inventat.
Dün akşam, Michael Moschen kendi icat ettiği ve üzerinde çalıştığı bazı hokkabazlık eşyalarını tanıttı.Вчера ночью Майкл Моушен показал несколько жонглёрских трюков, которые он изобрёл и над которыми работал.
Dün akşam, Michael Moschen kendi icat ettiği ve üzerinde çalıştığı bazı hokkabazlık eşyalarını tanıttı.בארי: אתמול בלילה, מיכאל מושחן הראה כמה אביזרים לג'אגלינג שהוא המציא ופיתח.
Dün akşam, Michael Moschen kendi icat ettiği ve üzerinde çalıştığı bazı hokkabazlık eşyalarını tanıttı.باري فريدمان : البارح قام ميشيل موسشين .. بالتلاعب ببعض الدعائم التي اخترعها وعمل عليها
Dün akşam, Michael Moschen kendi icat ettiği ve üzerinde çalıştığı bazı hokkabazlık eşyalarını tanıttı.取り組んでいる ジャグリング道具を見せてくれた 今ここで ダンが自分で発明したものを 見せてくれます
Düşünebiliyor musun? Sadece eşyalarına bakmakla meşgul olan koskoca bir meslek var.Immagina che.Cè un intera industria che stocca e guarda la tua roba.
Eşyaların bakımını ve saklamasını kılavuzda açıklandığı biçimde yapın.Cuide los objetos y consérvelos según las instrucciones.
Eşyaların bakımını ve saklamasını kılavuzda açıklandığı biçimde yapın.Pidä tavaroista huolta ja säilytä niitä ohjeen mukaan.
Eşyaların bakımını ve saklamasını kılavuzda açıklandığı biçimde yapın.Prenez soin de vos affaires et conservez-les conformément à leurs instructions.
Eşyaların bakımını ve saklamasını kılavuzda açıklandığı biçimde yapın.Ta hand om dina saker och förvara dem enligt anvisningarna.
Eşyaların bakımını ve saklamasını kılavuzda açıklandığı biçimde yapın.Бережно обращайтесь с вещами и храните их согласно инструкции.
Eşyaların bakımını ve saklamasını kılavuzda açıklandığı biçimde yapın.اشتري وبع حوائج مستعملة. اعتني بالحوائج واحفظها حسب التعليمات.
Eşyalarını al ve beni izle! E-E-Evet.Ambil tasmu dan ikuti saya! i-iya.
Eşyalarını al ve beni izle! E-E-Evet.Бери вещи и пошли! а......да сонбэ.
Eşyalarını al ve beni izle!Fogd a dolgaidat, és kövess!
Eşyalarını al ve beni izle!Ia-ti bagajele si urmeaza-ma!
Eşyalarını al ve beni izle!가방 들고 따라오지 않고?
Eşyalarını al ve beni izle!Nimm deine Taschen und folge mir!
Eşyalarını al ve beni izle!Ota laukkusi ja seuraa minua!
Eşyalarını al ve beni izle!Prendi le tue cose e seguimi!
Eşyalarını al ve beni izle!Prends tes bagages et suis moi !
Eşyalarını al ve beni izle!Weź swoje torby i chodź za mną!
Eşyalarını al ve beni izle!Xách hành lý của cháu rồi theo ông!
Eşyalarını al ve beni izle!Πάρε τις τσάντες σου και ακολούθα με!
Eşyalarını al ve beni izle!احملي حقائبك و الحقي بي
Eşyalarını al ve beni izle!あ...は はい
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Até as mulheres que usam carteira, apalpam os bolsos.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Även kvinnor med handväskor gör det.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Incluso las mujeres que guardan las cosas en sus bolsos se tocan los bolsillos.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.심지어 여성들의 경우는 소지품을 가방 안에 넣고 다니는 데도, 주머니를 확인합니다.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Még a táskával járó nők is a zsebükhöz nyúlnak.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Même les femmes qui portent des sacs à mains tâtent leurs poches.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Până şi femeile, deşi poartă genţi, îşi pipăie buzunarele.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Sogar Frauen, die Zeug in ihren Handtaschen haben, fassen sich an die Taschen.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.To się dzieje nawet wśród kobiet, które przecież noszą swoje rzeczy w torebkach.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Vaak sla je dan even op je broekzakken, zelfs vrouwen die dingen in hun handtas bewaren.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Даже женщины, которые хрянят свои вещи в сумках, проверяют карманы.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Дори жени, които си държат нещата в чанти, си потупват джобовете.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.אפילו נשים שמחזיקות דברים בתוך התיקים שלהן תופחות על כיסיהן.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.حتى النساء الذين يضعون حاجياتهم في حقائبه يرتون على جيب البنطال.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.あたりを見回して 部屋の中をもう一度探します
Eşyalarını da olduğu gibi bırakmışlar.Dan mereka tidak pindahkan satupun dari barang-barangnya !
Eşyalarını da olduğu gibi bırakmışlar.Et ils n'ont pas déménagés ses affaires.
Eşyalarını da olduğu gibi bırakmışlar.Non hanno mosso niente.
Eşyalarını da olduğu gibi bırakmışlar.Y no han movido ninguna de sus cosas.
Eşyalarını dünyanın dört bir yanına saçtın.Anda telah mendapat "sampah" DARI seluruh dunia ! ! !
Eşyalarını dünyanın dört bir yanına saçtın.Hai roba sparsa per tutto il mondo.
Eşyalarını dünyanın dört bir yanına saçtın.Tienes mierda en todo el mundo.
Eşyalarını dünyanın dört bir yanına saçtın.Vous avez vos merdes partout dans le monde.

İlgili Sayfalar