eşyaların ile cümle
eşyaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Eşyalarını al ve uzaklaş.Pick up your things and go away.
Değerli eşyalarınızı kasaya koyun.Put your valuables in the safe.
Lütfen resepsiyonda değerli eşyalarınızı kontrol edin.Please check your valuables at the front desk.
Brian eşyalarını geride bıraktı.Brian left his belongings behind.
Bütün bunlar kişisel eşyalarınız mı?Are these all your belongings?
Vergiden muaf eşyaların var mı?Do you have any tax-free articles?
Bugün erkenden hazır olmak için dün eşyalarını topladı.She packed yesterday, so as to be ready early today.
Odamdaki eşyaların yerlerini değiştirdim.I changed the arrangement of the furniture in my room.
Eşyalarını toparla.Get your things together.
Eşyalarınızı geride bırakmayın.Don't leave your things behind.
Tüm eşyalarınızı yanınıza almayı unutmayın.Be sure to take all your belongings with you.
Eşyalarını yerine koy.Put away your things.
Bütün eşyalarınıza adınızı yazın.Put your name on all your belongings.
Adamın bütün eşyalarını soydular.They robbed the man of all his belongings.
Bunlar senin eşyaların mı?Are these your things?
Tom tüm eşyalarını bir araya toplandı.Tom gathered together all his belongings.
Dolapta Tom'un eşyalarının bulunduğu bir kutu buldum.I found a box of Tom's things in the closet.
Tom değerli eşyalarını bir kasaya koydu.Tom put his valuables in a safe.
Eşyalarını unutma.Don't forget your things.
O, bütün eşyalarını kaybetti.He lost all his belongings.
Kim özel eşyalarını toplantı odasında bıraktı?Who left their belongings in the meeting room?
O onun gitmesini ve tüm özel eşyalarını almasını istedi.She asked him to leave and take all his belongings.
Tom çantasına eşyalarını koyuyor.Tom is putting stuff in his backpack.
Neden gitmiyorsun ve eşyalarını almıyorsun?Why don't you go and get your things?
Senin eşyalarını istemiyorum.I don't want your stuff.
Tüm eşyalarınız ile ne yapmamızı istediniz?What did you want us to do with all your stuff?
Odana gidip eşyalarını toplamanı istiyorum.I want you to go to your room and pack your things.
Eşyalarınızı alın.Get your gear.
Eşyalarını al.Grab your stuff.
Erkek kardeşim şahsi eşyalarına çok iyi bakar.My brother takes good care of his belongings.
Şüpheli tüm eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.The suspect had to lay all his things on the table.
Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.The suspect had to lay all his personal effects on the table.
Tom eşyalarını topladı ve odayı terk etti.Tom collected his things and left the room.
Tom eşyalarını çantasına koydu.Tom put his things in his briefcase.
Tom eşyalarını topladı ve gitti.Tom packed his things and left.
Tom eşyalarını bir kutuya koydu.Tom put his things into a box.
Diğer insanların eşyalarını çalmaya kalkışma!Don't attempt to steal other people's belongings!
Lütfen eşyalarını dolaba koy.Please put your stuff in the closet.
Mary odaya girdiğinde Tom eşyalarından bazılarını karıştırıyordu.Tom was rummaging through some of his stuff when Mary walked into the room.
Tom eşyalarına dokunan insanları sevmez.Tom doesn't like people touching his stuff.
Tom eşyalarını topladı ve kapıya yöneldi.Tom gathered his belongings and headed for the door.
Tom eşyalarını topladı ve kapıya doğru yöneldi.Tom gathered his things and headed toward the door.
Tom tüm eşyalarını kutulara koydu ve onları Boston'a gönderdi.Tom put all his belongings in boxes and sent them to Boston.
Tom tüm eşyalarını bir kutuya koydu.Tom put all his stuff in a box.
Eşyalarınızı yemek odası masasına koymayın.Don't put your belongings on the dining-room table.
Eşyalarını diğer odaya taşıyamaz mısın?Can't you move your stuff to the other room?
"Eşyalarını kaybettiysen bu benim suçum değil." "Ama onları benden sen çaldın!""It's not my fault if you lose things." "But you stole them from me!"
Tom kişisel eşyalarının hepsini sattı.Tom sold all of his belongings.
Tom eşyalarını kutulara koyuyor.Tom is packing his things into boxes.
Tom eşyalarını topluyor.Tom is getting his things together.
Tom eşyalarını toparlamaya başladı.Tom started packing his things up.
Tom eşyalarını bavula koydu.Tom packed his things up.
Eşyalarınızı toplayın.Collect your gear.
Tom'un değerli eşyalarını nereye sakladığını bilen tek kişi benim.I'm the only one who knows where Tom hid his valuables.
Tom'un eşyalarını koymak için bir yeri yoktu.Tom didn't have a place to put his things.
Tom eşyaların kaça mal olduğu hakkında asla endişe etmedi.Tom never worried about how much things cost.
Temizlik yaparken onun eşyalarından bazılarını gördük.While cleaning, we saw some of his things.
Dan eşyalarını Linda'nın evinden dışarı taşıdı.Dan moved his things out of Linda's house.
Eşyalarının hepsi burada.Your things are all here.
Tom, tüm eşyalarını arabasına doldurup Boston'a doğru yola çıktı.Tom packed all of his things into his car and left for Boston.