Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.The radio warned us of the coming earthquake and we started gathering our things.
Eşyalarımızı almamız gerekmiyor mu?Shouldn't we get our stuff?
O halde eşyalarımızı kim aldı?Who took our stuff, then? Who took it?
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Tried to protect our equipment, tried to protect our staff and the villages of about 1,500 people.
Eşyalarımızı kaldırırız.That's the first thing we do in a hotel room is to put away your stuff.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.우리 장비를 보호하기 위해, 우리 직원들을 보호하기 위해 그리고 1500명의 마을 사람들을 보호 하기 위해.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Am incercat sa ne protejam echipamentul, personalul si satele de vreo 1,500 de oameni.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Cố gắng bảo vệ thiết bị của mình, cố gắng bảo vệ nhân viên của mình và ngôi làng hơn 1,500 dân.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Ich versuchte unsere Ausrüstung und Angestellten zu schützen, und die etwa 1.500 Dorfbewohner.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Ik probeerde onze uitrusting te beschermen en onze staf, en de dorpen met zo'n 1.500 mensen.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Je m'efforçais à protéger notre matériel, à protéger le personnel et les villages d'environ 1 500 personnes.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Provavo a proteggere la nostra attrezzatura e il nostro personale e i villaggi, circa 1500 persone.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Staraliśmy się chronić nasz sprzęt, pracowników i wioski, gdzie żyło ok. 1500 ludzi.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Опитвах се да предпазя нашето оборудване и нашия персонал и селата с 1500 човека.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.Старался защитить наше оборудование, наш персонал и население деревни - около 1500 человек.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.ניסיתי להגן על הציוד שלנו, ניסיתי להגן על הצוות ועל הכפרים המונים כ 1,500 אנשים.
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.حاولت حماية معداتنا ,حماية الموظفين والقرية التي بها مايقارب 1,500 شخص .
Ekipmanımızı, eşyalarımızı ve köylerdeki 1500 insanı korumayı deniyordum.そして1,500人の村を守ろうとしました ずっと続けました
Eşyalarımızı kaldırırız.C'est la première chose qu'on fait dans une chambre d'hotel de déballer ses trucs.
Eşyalarımızı kaldırırız.Eso es lo primero que hacemos en la habitación de un hotel es sacar tus cosas.
Eşyalarımızı kaldırırız.Itu adalah hal pertama yang kita lakukan di kamar hotel adalah untuk mengatur barang-barang Anda.
Eşyalarımızı kaldırırız.Това е първото нещо, което правите.
O halde eşyalarımızı kim aldı?Akkor kivitte el a felszerelésünket?
O halde eşyalarımızı kim aldı?Então quem tirou as nossas coisas?
O halde eşyalarımızı kim aldı?Kuka sitten otti meidän kamamme?
O halde eşyalarımızı kim aldı?¿Quién tomó nuestras cosas, entonces? ¿Quién?
O halde eşyalarımızı kim aldı?¿Quién tomó nuestras cosas, entonces? ¿Quién?
O halde eşyalarımızı kim aldı?Tak kdo teda vzal naše věci?
O halde eşyalarımızı kim aldı?Vem har tagit våra grejer då? Vem tog den?
O halde eşyalarımızı kim aldı?Wer hat dann unser Zeug genommen?
O halde eşyalarımızı kim aldı?Więc kto zabrał nasze rzeczy? Kto?
O halde eşyalarımızı kim aldı?Wie nam onze spullen dan?
O halde eşyalarımızı kim aldı?Τότε ποιός πήρε τα πράγματα μας?
O halde eşyalarımızı kim aldı?Ко је онда узео наше ствари?
Oteldeki eşyalarımızı topla.Andiamo a prendere i bagagli all'hotel.
Oteldeki eşyalarımızı topla.Arruma as nossas coisas no hotel.
Oteldeki eşyalarımızı topla.Hämta grejerna från hotellet.
Oteldeki eşyalarımızı topla.Hent tingene på hotellet.
Oteldeki eşyalarımızı topla. Hmm?Haetaan tavarat hotellista.
Oteldeki eşyalarımızı topla.Ve al hotel a por nuestras cosas.
Oteldeki eşyalarımızı topla.Zabierzemy rzeczy z hotelu.
Oteldeki eşyalarımızı topla.Μάζεψε τα πράγματά μας.
Oteldeki eşyalarımızı topla.Собери наши вещи в гостинице.
Sabah 7'de geldiler ve evimizi boşaltmaya zorladılar eşyalarımızı bile kurtaramadık...Au venit la 7 dimineața și ne-au forțat să eliberăm casele. Nici vorbă să ne păstrăm bunurile...
Sabah 7'de geldiler ve evimizi boşaltmaya zorladılar eşyalarımızı bile kurtaramadık...Eles chegaram às 7 da manhã e nos forçaram a sair das nossas casas. Nem deu para salvar os nossos pertences...
Sabah 7'de geldiler ve evimizi boşaltmaya zorladılar eşyalarımızı bile kurtaramadık...جاءوا في السابعة صباحاً وأجبرونا على ترك بيوتنا. لم ننقذ حتى متعلقاتنا...