eşyaları ile cümle
eşyaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un eşyalarını koymak için bir yeri yoktu.Tom didn't have a place to put his things.
Tom eşyaların kaça mal olduğu hakkında asla endişe etmedi.Tom never worried about how much things cost.
Eşyalarımı saklayacak yerim yok.I have no place to keep my things.
Benim eşyalarıma dokunma.Don't touch my things.
Bütün eşyalarım burada.All my stuff is here.
Çantamda benim eşyalarım var.I have my things in my bag.
Onlardan benim eşyalarıma göz kulak olmasını istedim.I asked them to watch my things.
Ondan eşyalarımı gözlemesini istedim.I asked him to watch my things.
Eşyalarımı gözlemesini istedim.I asked her to watch my things.
Temizlik yaparken onun eşyalarından bazılarını gördük.While cleaning, we saw some of his things.
Dan eşyalarını Linda'nın evinden dışarı taşıdı.Dan moved his things out of Linda's house.
Eşyalarının hepsi burada.Your things are all here.
Tom, tüm eşyalarını arabasına doldurup Boston'a doğru yola çıktı.Tom packed all of his things into his car and left for Boston.
Tom tüm kişisel eşyalarını küçük bir valize koydu.Tom put all his belongings in a small suitcase.
Tüm sayıları, renkleri ve evdeki eşyaları ezbere biliyorum.I know all the numbers, colors and things at home by heart.
Eşyaları düzenli tutman gerekiyor.You need to keep things organized.
Eşyalarını bir arada tut.Keep your stuff together.
Onun eşyaları karıştırılmamıştı.Her belongings were undisturbed.
Sakın bir daha eşyalarıma elini sürme.Don't ever touch my things again.
İçinde çok değerli eşyaların bulunduğu bir sandık getirdi.He brought a chest, in which there were very valuable goods.
Sadece eşyalarını birlikte al.Just get your stuff together.
Tom eşyalarının çoğunu yangında kaybetti.Tom lost most of his belongings in the fire.
Değerli eşyaları bir arabada bırakmayın.Don't leave valuable items in a car.
Değerli eşyaları arabada bırakmayın.Don't leave valuable items in the car.
Aracınızda değerli eşyalarınızı bırakmayın.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarını aracında bırakma.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarınızı aracınızda bırakmayınız.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarınızı aracınızda bırakmayın.Don't leave valuables in your vehicle.
Tüm eşyalarınızı yanınızda taşıyın.Carry all your things with you.
Yolculuk için eşyalarımı toplamak zorundayım.I've got to pack for the trip.
Eşyalarımı kullanmaktan vazgeç!Stop using my stuff!
Bütün bu eşyaları atalım.Let's throw all this stuff away.
Tom eşyaları nasıl tamir edeceğini biliyor.Tom knows how to fix things.
Plajda eşyalarınızı gözetimsiz bırakmayın.Don't leave your belongings unattended at the beach.
Kişisel eşyalarını gözetimsiz bırakma.Don't leave your belongings unattended.
Eşyaları dışarı atmak zordur.It's hard to throw things out.
Tom eşyalarını her yere saçıp bıraktı.Tom left his clothes lying all over the floor.
Eşyaların işine yaradığına memnun oldum.I'm glad things worked out for you.
Tom Mary'nin bakkaliye eşyalarını nereden aldığını bilmiyor.Tom doesn't know where Mary buys her groceries.
Sadece Tom'un değerli eşyaları alındı.Only Tom's valuables were taken.
Tom eşyaların güvende olduğuna yemin ediyor.Tom swears the stuff is safe.
Tom'un eşyaları çok iyiydi.Tom's stuff was really good.
Bütün eşyalarım yoktu.I didn't have all my stuff.
Eşyalarınızı satın.Sell your stuff.
Tom, süpermarketten eve gelir gelmez genellikle eşyaları buzdolabına koyar.Tom usually puts things in the refrigerator as soon as he gets home from the supermarket.
Ben sudayken bütün eşyalarım çalındı.While I was in the water, all my belongings were stolen.
Eşyalarımı bile boşaltmadım.I haven't even unpacked my stuff.
Hatıra eşyalarını toplarım.I collect souvenirs.
Eşyalarımı satamam.I can't sell my things.
Sen benim eşyalarımı çaldın.You stole my things.
Tüm eşyalarımı yanıma aldım.I took all my stuff with me.
Lütfen eşyalarınıza dikkat edin.Please mind your belongings.
Lütfen eşyalarınızı unutma.Please do not forget your belongings.
Sami, Leyla'nın bütün eşyalarını yaktı.Sami burned all of Layla's possessions.
Sami kişisel eşyalarını Kahire'deki bir eve bıraktı.Sami abandoned his personal possessions in a Cairo apartment.
O benim eşyalarımı çaldı.He stole my stuff.
Eşyalarımı çaldı.She stole my stuff.
Benim eşyalarım çalındı.My stuff was stolen.
Tom eşyalarımdan bazılarını çaldı.Tom stole some of my stuff.
Tom değerli eşyalarını yatak odasında tuttuTom kept his valuables in his bedroom.