eşyaları ile cümle

eşyaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Mikä on minulle pyhitettyä, sitä sinä halveksit, minun sapattini sinä rikot.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Mina heliga ting föraktar du, och mina sabbater ohelgar du.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Mine helligdommer foraktet du, og mine sabbater vanhelliget du.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Mine hellige Ting agter du ringe og vanhelliger mine Sabbater.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.mojimi posviatnosťami pohŕdaš a znesväcuješ moje soboty.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Svatými věcmi mými zhrdáš, a sobot mých poškvrňuješ.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Svetinje moje si zaničevalo in sobote moje si skrunilo.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Świętemi rzeczami mojemi pogardzasz, a sabaty moje splugawiasz.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Tempat-tempat ibadah bagi-Ku kaunodai dan hari Sabat tidak kauindahkan
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Tu dédaignes mes sanctuaires, tu profanes mes sabbats.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Tu Îmi nesocoteşti locaşurile Mele cele sfinte, Îmi spurci Sabatele.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Τα αγια μου κατεφρονησας και τα σαββατα μου εβεβηλωσας.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Презирал си светите Ми вещи, и си осквернявал съботите Ми.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Святынь Моих ты не уважаешь и субботы Мои нарушаешь.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.קדשי בזית ואת שבתתי חללת׃
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.ازدريت اقداسي ونجست سبوتي.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.你 藐 視 了 我 的 聖 物 、 干 犯 了 我 的 安 息 日
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.你 藐視 了 我 的 聖物 、 干犯 了 我 的 安息日
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Deja ti am facut bagajul.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Ho già fatto la tua valigia.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Ich hab schon deine Tasche gepackt.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Ik heb al jouw bagage ingepakt.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Jag har redan packat din väska.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.J'ai déjà fait tes bagages.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Już spakowałam twoje rzeczy.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Mẹ đã thu xếp đồ đạc của con rồi.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Už jsem ti zabalila tašku.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Už som ti zbalila veci.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Έχω ήδη ετοιμάσει τη βαλίτσα σου.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Вече съм приготвила багажа ти.
Ben senin eşyalarını çoktan paketledim.Я уже сложила твою сумку.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Anda tidak ingin seseorang untuk datang dan mengambil beberapa barang-barang Anda.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Non vuoi che venga qualcuno e prenda qualcosa dalle tue.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.No quieres que alguien venga y tome alguna de tus cosas.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Vous en voulez pas que quelqu'un vienne et prenne vos affaires.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Не искате някой да дойде и да вземе някои от нещата ви.
Bir komodin vardır ve komodinde senin eşyalarını koyman için hiç yer yoktur.Ada lemari dan tidak pernah ada ruang di lemari untuk barang-barang Anda.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Alih-alih mengetikkan kata kunci untuk mencari, saya letakkan objek di atasnya.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Anstatt ein Schlüsselwort einzutippen, um etwas zu finden, legte ich meine Objekte auf es.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Egy kulcsszó begépelése helyett a tárgyakat helyezem a térképre.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Em vez de escrever num teclado para procurar algo, eu coloco os meus objetos em cima.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.En vez de escribir una palabra clave para encontrar algo, coloco mis objetos encima.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.În loc să scriu un cuvânt cheie ca să găsesc ceva, mai degrabă așez obiectul real deasupra hărții.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.I stedet for at taste et nøgleord for at finde noget, satte jeg mine objekter oven på det.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Không phải gõ từ khóa ra để tìm một địa điểm nào đó, mà tôi đặt các đồ vật lên đỉnh của nó.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.무언가를 찾기 위해서 키보드를 치는 것이 아니라, 물건을 그 위에 올려 놓으면 됩니다.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Namísto vypisování klíčových slov pro vyhledání, tyto objekty jsem na vyhledávač rovnou pokládal.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Piuttosto che digitare una parola chiave per trovare qualcosa, ci metto sopra gli oggetti direttamente.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Plutôt que d'entrer un mot-clé pour trouver quelque chose, je mets des objets dessus.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Zamiast wpisywać pytanie, kładę na mapie przedmiot.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Αντί να πληκτρολογώ μια λέξη-κλειδί για να βρω κάτι, βάζω το αντικείμενο από πάνω του.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Вместо да пиша ключова дума за да намеря нещо, поставих моите обекти върху нея.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.Вместо того чтобы набирать на клавиатуре поисковый запрос, я поместил предметы на неё.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.במקום להקליד מילת מפתח כדי למצוא משהו, אני מניח חפצים עליה.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.بدلاً من البحث عن شيء باستخدام كلمة، أضع هذا الشيء فوقها.
Bir şeyi bulmak için anahtar kelime yazmak yerine, üzerine çeşitli eşyalarımı koydum.モノをその上に載せるのです 搭乗チケットを載せれば ゲートへの道順を示してくれ
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Elle est pleine de nous, pleine de nos affaires, pleine de nos déchets, pleine de nos exigences.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.È piena di noi, è piena della nostra roba, piena dei nostri rifiuti, piena delle nostre esigenze.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Está cheia de nós, está cheia das nossas coisas, cheia do nosso lixo, cheia das nossas exigências.
Bizimle, eşyalarımızla, atıklarımızla, taleplerimizle dolmuştur.Está llena de nosotros, llena de cosas, de nuestros residuos, de nuestras necesidades.

İlgili Sayfalar