Ana içeriğe geç
Sözlük

eşme ile cümle

eşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Üzerlerinde bol sayıda esmer renkli lentiseller görülür.מתחתית מקורה בולטים ציצות נוצות צבעוניות רבות.
Örneğin, 10BASE5 eşmerkezli kabloların uzunluğu 500 metreyi (1,640 ft) geçemez.לדוגמה, לכבלים הקואקסיאליים 10BASE5 יש הגבלת אורך מקסימלי של 500 מטר.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Повечето от ветровете на Нептун се движат в посока, обратна на въртенето на планетата.
1989'dan itibaren ise Beşiktaş fırtına gibi esmeye başladı.Това става особено видно след 1989 г., когато пада желязната завеса.
Askerler Esmeralda'yı asarlar.Моравския корпус освобождава Куршумлия.
Bizim İkimizz Esmeriz Reyhan ve Ork.Биз икимиз есмерис (2001) Рейхан и орк.
Esmee Denters Hank ve Fenny Denters Boonstra'nın kızıdır.Denters je kćer Henka Dentersa i Fenny Boonstrae.
Bandırma'dan Eşme'ye oradan da Akçaköy'e gelmişlerdir.Ondje su ih objesili na stupu uz putu prema Majdanu (između Bilankuše i Majdana).
Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi.Nigdje se u zapadnom svijetu ta igra nije igrala kao u Engleskoj.
Soyadı ise İspanyolcada “esmer” anlamındadır.Njezino ime znači „nada” na španjolskom.
Ekmek ne kadar esmer ise o kadar çok E vitamini ihtiva eder.Što je veća tolerancija crijeva to više vitamina C možemo podnijeti.
İlk kitabı Esmerim Anlattı Bana (1942) henüz on dokuz yaşındayken yayımlandı.Prvu zbirku pjesama objavljuje već 1933. kao 19-godišnjak.
Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi.Nechcel pripustiť, aby podobná situácia nastala aj v Anglicku.
Tek bir eşmerkezli kablo kullanılır.Potreba len jedného káblu.
Kızı Esme Madra oyunculuk yapmaktadır.Vyštudovala činoherné herectvo na DAMU.
Esme Cullen'ın eşidir.Glavni članek: Esme Cullen.
Film Yapımcısı Judd Apatow, Superbad'deki rolü için onu esmerden kızıl saça dönüştürdü.Filmski producent Judd Apatow ji je za vlogo v filmu Superhudo naročil, naj se prebarva na rdeče.
Gayet şiddetli bir fırtına esmektedir.Nastala je strašna nevihta.
"Fiction: For Esme - With Love And Squalor" (İngilizce)."With Love and Squalor" (angleščina).
Seride, Esme Cullen karakterinin Elizabeth Reaser canlandırmaktadır.Filmsko je Esme Cullen upodobila Elizabeth Reaser.
Kış aylarında ise üst kabuk rengi tamamen esmerleşir.Pozimi, se ozonski plašč dejansko poveča v globino.
Elizabeth Reaser, Esme Cullen: Cullen klanındaki anne figürü.Elizabeth Reaser kot Esme Cullen, Edwardova mama, Carlislova žena.
Tek bir eşmerkezli kablo kullanılır.Tam naudojamas bendraašis kabelis.
Ekmek ne kadar esmer ise o kadar çok E vitamini ihtiva eder.Kuo greičiau bulvės išverda, tuo daugiau jose lieka vitaminų.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Suurema osa Neptuuni tuulte suund on planeedi pöörlemisega vastupidine.
Batı rüzgarı mayıs ayından itibaren aralıklarla esmeye başlar.Tolmlemine toimub tuule abil alates mai algusest.
Tek bir eşmerkezli kablo kullanılır.Üks kaabliotstes peab olema maandatud.
Ben esmer bir Arap kadınıyım.Sono una donna araba di colore
Ben esmer bir Arap kadınıyım ve biz öfkenin her haliyle geliyoruz.Io sono una donna araba di colore e noi arriviamo con tutte le sfumature della rabbia.
Ben esmer bir Arap kadınıyım ve biz öfkenin her haliyle geliyoruz.Sono una donna araba di colore e noi arriviamo con tutte le sfumature della rabbia.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Az én barna kenyér hamarosan eltűnt.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Il mio pane marrone presto sarà andato.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Mein braunes Brot wird bald verschwunden sein.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Meu pão marrom em breve terá ido.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Mijn bruine brood zullen binnenkort verdwenen.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Min bruna bröd är snart borta.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Mi pan negro pronto se habrá ido.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Mit rugbrød vil snart være væk.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Moja črni kruh bo kmalu odšel.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Môj chlieb bude čoskoro preč.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Mon pain brun sera bientôt révolue.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Můj chléb bude brzy pryč.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.My ciemnego chleba wkrótce zniknie.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Nâu bánh mì của tôi sẽ sớm được đi.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Omat tummaa leipää pian mennyt.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Pâinea mea maro va fi în curând plecat.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Roti cokelat saya akan segera pergi.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Μαύρο ψωμί μου σύντομα θα φύγει.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Мій чорний хліб скоро зникне.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Мой черный хлеб скоро исчезнет.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Моят черен хляб скоро ще изчезнат.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 donne sono scomparse in una città di confine, perché povere e di pelle scura.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 femai au dispărut într-un oraș de frontieră deoarece aveau pielea întunecată și erau sărace.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 femmes ont disparu dans une ville frontière parce qu'elles étaient bronzées et pauvres.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 Frauen sind in einer Grenzstadt verschwunden, weil sie braun und arm sind.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.가난한 유색 인종이라는 이유만으로 한 국경 도시의 여성 300명이 행방불명 되었는데,
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 kobiet przepadło bez śladu, bo miały ciemną skórę i były biedne.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 mujeres han desaparecido en un pueblo fronterizo porque son morenas y pobres.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 vrouwen zijn verdwenen in een grensstad omdat ze bruin en arm zijn.
Bir sınır kasabasında 300 kadın kaybolmuştu, çünkü yoksul ve esmerdiler.300 γυναίκες είχαν εξαφανιστεί σε μια πόλη κοντά στα σύνορα, επειδή ήταν σκουρόχρωμες και φτωχές.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod