Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Mọi người rất thích thú việc được ở cạnh nhau.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Naprawdę cieszyli się sobą nawzajem.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Opravdu si užívali společnost jeden druhého.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Realmente disfrutaron la compañía mutua.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Res so uživali v družbi drug drugega.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Sie genossen wirklich die gegenseitige Gesellschaft.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Ze genoten enorm van elkaars gezelschap.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Πραγματικά απόλαυσαν ο ένας την παρέα του άλλου.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Вони справді насолоджувалися компанією одне одного.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Наслаждаваха се едни на други.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Они очень наслаждались обществом друг друга.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.הם ממש נהנו אחד מחברתה של השנייה.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.و استمتعوا بصحبة بعضهم.
Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.大成功でした
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.A gdy go ujrzeli Filistyni, wzięli trzydzieści towarzyszów, aby byli przy nim.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.A stalo sa, keď ho uvideli, že vzali tridsiatich z priateľov, aby boli s ním.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Cum l-au văzut, au poftit treizeci de tovarăşi, cari au stat împreună cu el.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Da de så ham, udvalgte de tredive Brudesvende til at ledsage ham.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Dès qu`on le vit, on invita trente compagnons qui se tinrent avec lui.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.E sucedeu que, quando os habitantes do lugar o viram, trouxeram trinta companheiros para estarem com ele.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.In ko ga Filistejci ugledajo, mu pridružijo trideset tovarišev, da bodo pri njem.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Když pak jej viděli tam, vybrali z sebe třidceti tovaryšů, aby byli při něm.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Ketika orang Filistin melihat dia, mereka memilih tiga puluh pemuda untuk menemani dia
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.무리가 삼손을 보고 삼십 명을 데려다가 동무를 삼아 그와 함께 하게 한지라
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.kor pedig meglátták õt a [Filiszteusok,] harmincz társat adtak mellé, hogy legyenek õ vele.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Mutta kun he näkivät hänet, valitsivat he kolmekymmentä sulhaspoikaa olemaan hänen kanssaan.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Och när de fingo se honom, skaffade de trettio bröllopssvenner, som skulle vara hos honom.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Og så snart de så ham, hentet de tretti brudesvenner; de var stadig om ham.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Quando lo ebbero visto, presero trenta compagni perché stessero con lui
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Und da sie ihn sahen, gaben sie ihm dreißig Gesellen zu, die bei ihm sein sollten.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Vừa thấy chàng , người_ta bèn mời ba_mươi gã thanh_niên để kết_bạn cùng chàng .
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Vừa thấy chàng, người ta bèn mời ba mươi gã thanh niên để kết bạn cùng chàng.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Y sucedió que cuando le vieron, trajeron a treinta compañeros para que estuviesen con él
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.Και οτε ειδον αυτον, ελαβον τριακοντα συντροφους δια να ηναι μετ' αυτου.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.И как там увидели его, выбрали тридцать брачных друзей, которые были бы при нем.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.И като го видяха филистимците доведоха тридесет другари, за да бъдат с него.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.ויהי כראותם אותו ויקחו שלשים מרעים ויהיו אתו׃
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.فلما رأوه احضروا ثلاثين من الاصحاب فكانوا معه.
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.眾 人 看 見 參 孫 、 就 請 了 三 十 個 人 陪 伴 他
Filistliler onu görünce ona eşlik etmek üzere otuz genç getirdiler.眾人 看 見參 孫 、 就 請 了 三十 個 人 陪伴 他
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Cada imagem é acompanhada de um detalhado texto sobre os factos.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Cada imagen se acompaña por un texto fáctico, muy detallado.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Chaque image est accompagnée d'un texte très détaillé.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Ciascuna immagine é accompagnata da una descrizione molto dettagliata dei fatti.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Elke foto is voorzien van een gedetailleerde feitelijke tekst.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Fiecare imagine este însoţită de un text factual foarte detaliat.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Jedes Bild wird von einem sehr detaillierten sachlichen Text begleitet.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Każdemu obrazowi towarzyszy bardzo szczegółowy tekst faktualny.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.모든 이미지에는 아주 상세한 사실의 기술이 덧붙여진다.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Minden képhez egy nagyon részletes, tényeket tartalmazó szöveg kapcsolódik.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Mỗi bức ảnh được đính kèm một văn bản thực chứng rất chi tiết.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Всяко изображение е придружено с много подробен фактологичен текст.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.Каждому снимку сопутствует очень подробный текст.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.כל תמונה מלווה בטקסט עובדתי מפורט מאוד.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.كل صورة يرافقها نص مفصل و واقعي.
Her görüntüye çok ayrıntılı bir gerçek metin eşlik etmektedir.そして私がもっとも興味を持っているのが
Prenses size saraya kadar eşlik etmek zorundayım.Hercegnő, a palotába kell kísérnem.
Prenses size saraya kadar eşlik etmek zorundayım.Κληρονομιά;
Prenses size saraya kadar eşlik etmek zorundayım.انا هنا لاخد جلالتك الى القصر
Saçmaladılar. Birbirlerine eşlik etmek gerçekten hoşlarına gitti.Bohókáztak, és nagyon élvezték egymás társaságát.