Tom Mary'ye ofisine kadar eşlik etti.Tom ushered Mary into his office.
Tom size eşlik edecek.Tom will keep you company.
Eve kadar sana eşlik edebilir miyim?Can I walk you home?
Eve kadar sana eşlik edeyim mi?Shall I walk you home?
Tom ve Mary eve kadar bana eşlik etti.Tom and Mary walked me home.
Avustralya'da iki eşlilik bir suç mu?Is bigamy a crime in Australia?
Tom Mary'ye onun ebeveynlerinin evine kadar eşlik etti.Tom accompanied Mary to her parents' house.
Ben onlara eşlik etmeni isterim.I'd like you to accompany them.
Ona eşlik etmeni isterim.I'd like you to accompany him.
Ben ona eşlik etmeni isterim.I'd like you to accompany her.
Tom Jackson, ABD polis müdürü, mahkumlara devlet cezaevine kadar eşlik etti.Tom Jackson, a US Marshal, escorted prisoners to a state penitentiary.
Bana eşlik etmeyecek misin?Aren't you going to join me?
Eşlik eder misin?Would you mind coming along?
Ben tek eşliyim.I am monogamous.
Onlar çocukların okula gitmesi için eşlik ediyor.They accompany the children to school.
Ebeveynler çocuklarına eşlik etmeliler.Parents must accompany their children.
Lütfen size eve kadar eşlik etmeme izin verin.Please let me see you home.
Sen de eşlik edebilirsin.You're welcome to come along.
Çocuklara okula kadar eşlik edeceksin.You will accompany the children to school.
O ona eşlik edecek.She will accompany him.
Çocuklara okula kadar eşlik ettim.I accompanied the children to school.
Tom'a orada eşlik ettim.I accompanied Tom there.
O bir Kanadalı kız eşliğinde geldi.He came accompanied by a Canadian girl.
Sana sahile kadar eşlik edeceğim.I'll see you down at the beach.
Tom Mary'ye arabasına kadar eşlik etti.Tom walked Mary to her car.
Bir orgcu müminlerin bir şarkısına eşlik etti.An organist accompanied the song of the believers.
Tom şarkıcılara eşlik edecek.Tom will accompany the singers.
Tom, Mary'ye odasına kadar eşlik etti.Tom escorted Mary to her room.
Tom'a Mary tarafından eşlik edildi.Tom was accompanied by Mary.
Tom bana eve kadar eşlik etmeyi önerdi.Tom offered to walk me home.
Gelip sana eşlik edeceğim.I'll come over and keep you company.
Leyla, Sami'ye eşlik etti.Layla kept Sami company.
Yaşlı adama erkek torunu tarafından eşlik edildi.The old man was accompanied by his grandson.
Yaşlı adama kız torunu tarafından eşlik edildi.The old man was accompanied by his granddaughter.
Yaşlı kadına erkek torunu tarafından eşlik edildi.The old woman was accompanied by her grandson.
Yaşlı kadına kız torunu tarafından eşlik edildi.The old woman was accompanied by her granddaughter.
Yaşlı kadına torunu tarafından eşlik edildi.The old woman was accompanied by her grandchild.
Tom piyanoda Mary'ye eşlik etti.Tom accompanied Mary on the piano.
Mary okula giden çocuklara eşlik etmez.Mary doesn't accompany the children to school.
Sami, Ferit'in evine kadar Leyla'ya eşlik etti.Sami accompanied Layla over to Farid's home.
Tom güvenlik görevlileri tarafından binadan binadan dışarıya eşlik edildi.Tom was escorted out of the building by security guards.
Lütfen sana eşlik etmeme izin ver.Please allow me to escort you.
Ben burada kalacağım ve sana eşlik edeceğim.I'll stay here and keep you company.
Bana eşlik etmek ister misin?Do you want to accompany me?
Sami'ye iki polis tarafından eşlik edildi.Sami was escorted out by two policemen.
Size eşlik etmeme izin verin!Let me accompany you!
İsabella parktan çıkarken Stefan'dan ona eşlik etmesini istedi.Isabella asked Stefan to escort her out of the park.
"Bu albüm Zeki Müren'e eşlik ederken sahnede ölen Şükrü Tunar anısına"."Bu albüm Zeki Müren'e eşlik ederken sahnede ölen Şükrü Tunar anısına" (in Turkish).
Liderlerine savaşta ve barışta eşlik ettiler.They accompanied their leader in war and peace.
Thibaudet, İngiliz Oda Orkestrası'na eşlik etti.Thibaudet was accompanied by the English Chamber Orchestra.
O gece kadın gibi giyinenler memurlara eşlik etmemekte direndiler.Those dressed as women that night refused to go with the officers.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.This holiday is accompanied by many traditions.
Karısı ona eşlik etmeyi reddetti ve 1954 yılında boşandılar.His wife refused to accompany him, and they divorced in 1954.
Ona başka bir keskin nişancı Nina Solovey eşlik etti.She was accompanied by another sniper, Nina Solovey.
Sürgününde kendisine Herodias eşlik etti ve bilinmeyen bir tarihte orada öldü.Accompanied there by Herodias, he died at an unknown date.
Gambang kromong, bir performansa eşlik edebilecek müzik türlerinden biridir.Gambang kromong is one of the musical genres which may accompany a performance.
Sahnede Minus One grubuna bir vokal eşlik etmiştir: Lars Säfsund.Minus One were joined by one backing vocalist: Lars Säfsund.
Sahnede, Axel Hirsoux bir bayan dansçı eşlik etmiştir: Isabelle Beernaert.On stage, Axel Hirsoux was joined by one female dancer: Isabelle Beernaert.
Ona genç şarkıcı Marion Georgiou eşlik etti.She was accompanied by the young Cypriot singer Marion Georgiou.
Yeni bir duvar kağıdı eşlik eder (Windows XP Bliss'den esinlenmiştir).It is accompanied by a new wallpaper (inspired by Windows XP Bliss).