Ana içeriğe geç
Sözlük

eşli ile cümle

eşli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onun Avrupa ve Küçük Asya seferlerine eşlik etmiştir.Als Lehrer bereiste er Europa und Kleinasien.
Kendisine Pokémonları ve birkaç arkadaşı da eşlik eder.Begleitet werden sie von Pater Vasco und einigen Bediensteten.
Ayrıca film de oyuncuya Kristen Stewart, Alec Baldwin ve Kate Bosworth eşlik ediyor.Tragende Rollen sind mit Alec Baldwin, Kristen Stewart und Kate Bosworth besetzt.
Yolda 100,000 kişi Best'e eşlik etti.Oft waren es mehr als 4000 Menschen, die sie auf ihrem Weg begleiteten.
Şarkıda Gaga'ya, Amerikalı R&B şarkıcısı Beyoncé eşlik etti.Den Song nahm Lady Gaga mit der amerikanischen R&B-Sängerin Beyoncé Knowles auf.
Norveç'te yarışmanın tüm gösterileri NRK1 kanalında Olav Viksmo Slettan'in yorumu eşliğinde yayınlanmıştır.Ausstrahlender Sender war wie in jedem Jahr der Norsk Rikskringkasting NRK1.
Bu sancak gemisine 8 gemi eşlik ediyordu.Das Unternehmen betrieb acht Schiffe.
Bana eşlik edecek birini bulamadım, bu yüzden oraya yalnız gittim.Je ne pouvais trouver personne pour m'accompagner, j'y suis donc allé seul.
Piyanoda ona eşlik ettim.Je l'ai accompagné au piano.
Yaşlı adama torunu tarafından eşlik edildi.Le vieil homme fut accompagné par son petit-enfant.
Okula kadar çocuklara eşlik ettiler.Elles accompagnaient les enfants à l'école.
Çocuklara okula kadar eşlik ettiler.Ils ont accompagné les enfants à l'école.
Uyanmama yardım etti ve bana hastaneye kadar eşlik etti.Il m'a aidé à me relever et m'a accompagné à l'hôpital.
Gara kadar size eşlik edeceğim.Je vais vous accompagner à la gare.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.Plusieurs coutumes se rattachent à cette célébration.
Ella Fitzgerald'a uzun süre eşlik etti.Il accompagne entre autres, Ella Fitzgerald.
Onlara bir kadın eşlik etmektedir.Ils veulent lui adjoindre une femme.
Bu dönemde General de Gaulle'ün Tunus'a yaptığı ziyarete eşlik etti.Il accompagne le général de Gaulle lors de son voyage en Tunisie.
Karısı ona eşlik etmeyi reddetti ve 1954 yılında boşandılar.Son épouse refusa de l'accompagner et ils divorcèrent par correspondance en 1954.
Görevde Yaşlı Herakleios'a yirmi asker eşlik etti.Vingt hommes accompagnent Héraclius l'Ancien.
Bununla birlikte, ona eşlik eden Venedik büyük ticari kadırgalarından hızlı olduğu kaydedilmiştir.Néanmoins, il est noté qu’il est plus rapide que les grandes galères commerciales vénitiennes l’accompagnant.
Ona Bruce Hornsby eşlik etti.Ils ont été présentés par Bruce Hornsby.
Epilepsi nöbetleri sıklıkla eşlik eder.Des éphèbes les accompagnent souvent.
Ana parça olan Shake That Brass'e Girls Generation'dan Taeyeon eşlik etti.Le titre principal est Shake That Brass, interprété avec Taeyeon de Girls' Generation.
Paul Guhl'un eşliğinde Peiper esir edildiği yerden kaçmaya çalıştı.En compagnie du SS Paul Guhl (en), Peiper cherche à échapper à la captivité.
Karadağ'ın performansında Highway grubuna bir kadın vokal/dansçı eşlik etmiştir.Dans la mesure du possible un danseur ou une danseuse est présent.
Bu oyunda oyuncular, Thuban adlı bir ejder eşliğinde Drew'un kontrolünü üstleneceklerdi.Dans ce jeu, on contrôle le personnage de Drew, accompagné de son dragon Thuban.
Brown'nın da yazarlar arasında yer aldığı şarkıya Tyga ve Kevin McCall eşlik etmektedir.Il chante ses vers contre une voiture dans laquelle Tyga et Kevin McCall sont assis.
Clemm'e evde hasta annesi Elizabeth Cairnes Poe ve kızı Virginia Clemm eşlik etmekteydi.Clemm vit dans cette maison avec sa mère, Elizabeth Cairnes Poe, qui est malade, et sa fille, Virginia Clemm.
Şarkıcıya bir gitarcı eşlik eder.Les chanteurs sont accompagnés de guitares.
Ulakan (Ulukun)'a eşlik eder.Exemple : 行く (iku, 'aller') → 行ぐ (igu).
Sonradan, "Ur So Gay" eşliğindeki bir dijital EP, tanıtımlar kapsamında yayımlandı.Un EP numérique dont le titre principal est Ur So Gay est ensuite publié pour attirer l'attention,.
Pek çok et yemeğinde ete eşlik ederdi.Ils accompagnent la plupart des plats de viande.
1991 yılında Organized Konfusion'a eşlik ettiği "Fudge Pudge" ile müzik piyasasına adım attı.En 1991, il fait ses débuts sur le titre Fudge Pudge d'Organized Konfusion.
Yol boyunca ona eşlik eder.Elle l'accompagnera tout au long de la guerre.
Tek eşlidirler.Dames seules.
Onlara birer süvari ve topçu bölüğü eşlik ediyordu.Une troupe d'artillerie à cheval peut accompagner.
Tarihsel olarak, ölüm cezaları sıklıkla işkence eşliğinde infaz edilmiş ve halka açık olarak yapılmıştır.Dans les faits, la condamnation est systématiquement la peine de mort, exécutée en public.
1988’de Fishman Auschwits ve Terezin’de, Yahudi Soykırımı’nı yaşamış bir arkadaşına eşlik etmişti.En 1988, Louise Fishman accompagne une amie survivante de l'holocauste à Auschwitz et Theresienstadt.
Tiplemeler de buna eşlik ediyor.Téléphassa elle-même les accompagna.
Heparı, Aksu'nun sahne çalışmalarında da kendisine eşlik etti.Son écuyer Jos l'accompagne dans ses aventures.
Ona, maceralarından bahseden Jellylorum eşlik eder.Légèrement gris, il nous raconte ses aventures.
Mayıs 2012'de John Rundimentals grubuna Feel the Love adlı parçada eşlik etti.En mai 2012, John Newman collabore au titre du groupe Rudimental, Feel the Love.
Bu parçada Snoop Dogg'a Uncle Chucc eşlik etmektedir.Sur le titre Snoop Dogg est accompagné de Uncle Chucc au refrain.
Savaş uçaklarına P-51 Mustang avcı uçakları eşlik etti.En route, des avions P-51 Mustang attaquent le convoi.
Şarkıya Amerikan şarkıcı Daya eşlik etti.Pour cette tournée les fans de la chanteuse américaine ont répondu présents.
Bas gitar sadece davula eşlik eder.La visite s'effectue uniquement accompagnée avec un guide.
Bu esnada genellikle gitara eşlik eder.En accompagnement, il utilise souvent la guitare.
Şovda Madonna'ya LMFAO, Nicki Minaj, M.I.A. ve Cee Lo Green eşlik etmitir.La prestation est marquée par l'apparition de nombreux invités (LMFAO, Nicki Minaj, M.I.A., et Cee Lo Green).
Nate Ruess eşliğindeki "Headlights", beşinci single olarak Şubat 2014'te yayınlandı.Le cinquième single, Headlights, en featuring avec Nate Ruess, est sorti le 10 février 2014.
Anna'ya Gürcistan'a giderken babası ve büyük annesi İrene eşlik etti.Ivan retourne en Russie avec sa grand-mère maternelle.
Bundan sonra Córdoba'de rûhânî eşlikçiydi.En conséquence, une douane spécifique est établie à Córdoba.
Elton John "Skyline Pigeon" isimli şarkıyı Hamilton Heights Lisesi korosunun eşliğiyle seslendirdi.Elton John interprète la chanson Skyline Pigeon (en).
Klipte, şarkı eşliğinde dans eden bir grup asker, Gaga'ya eşlik etmekte.Le clip montre Gaga avec un groupe de soldats dans un cabaret, où ils dansent sur la chanson.
Moonlight Angel şarkısının sözlerinin yazımına Lee Jae-jin, bestelemesine de lider Choi Jong Hoon eşlik etti.Pour la chanson Moonlight Angel, Lee Jae-jin a co-écrit les paroles et Choi Jong Hoon co-composé la musique.
Ayni şekilde hacı adaylarına da dualar eşliğinde uğurlama yapılır.On y accroche aussi les drapeaux de prières bouddhistes.
Cumartesi akşamı oğlan evi tüm misafirlerini çalgılar eşliğinde kız evine getirir.Après le dîner, la jeune femme conduit alors ses invités jusqu'à leurs chambres.
Onun yerine gruba bir süreliğine Cat The Dog grubunun basgitaristi Dan Logan eşlik etti.Il est alors remplacé temporairement par un bassiste du groupe local Cat the Dog de Brighton, Dan Logan.
Çağdaş tek-eşliliğin ortaya çıkışı, miras sorunuyla ilgiliydi.L'introduction d'un système patriarcal serait étroitement liée à l'émergence de la propriété.
Chihuahua iyi bir eşlik köpeğidir.Le drahthaar est un bon chien de compagnie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod