Şimdi, eşimin yumurtası da aynı durumu yaşayacak.אבל ישנם 2 בחזקת 23 קומבינציות כאן, מכיוון שישנם 23 זוגות אשר מתוכם בחרתי
Şimdi, eşimin yumurtası da aynı durumu yaşayacak.الآن، البيض زوجتي ستكون لدينا نفس الحالة.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.Dan saya akan berbicara baik tentang, apa yang saya lakukan pada istri saya dan ratusan pasien lainnya.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.Giờ hãy nói về, những điều tôi đã làm cho vợ mình, và hàng trăm bệnh nhân khác nữa.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.제 삶과 수백명의 환자를 위해 제가 연구한 것에 대해 이야기하죠.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.Lasciatemi dire cosa ho fatto per mia moglie e per centinaia di altri pazienti.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.Laten we het hebben over wat ik zowel voor mijn vrouw, als voor honderden andere patiënten heb gedaan.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.Most elmondom mit csináltam a feleségemmel és több száz másik páciensemmel.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.Opowiem, co zrobiłem dla żony i setek innych pacjentów.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.Şi haideţi să vorbim despre ce-am făcut atât pentru soţia mea , cât şi pentru sute de alţi pacienţi.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.Y hablemos de lo que hice por mi esposa y por cientos de otros pacientes.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.І я розповім про те, що я зробив для своєї дружини, і для сотень інших пацієнтів.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.Я расскажу чем я помог супруге и что я сделал для сотен других пациентов.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.ובואו נדבר גם על מה שעשיתי לאישתי, ומה שעשיתי במאות מטופלים אחרים.
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.دعونا نتحدث عما قمت به لنفسي ولزوجتي ولعدة مئات من المرضى الذين عالجت
Şimdi hem eşimin hayatı hem de yüzlerce hastam için yaptığım şeyden bahsedelim.治療した方法からお話しましょう 妻をはじめとして
Size eşimin bir hematolog olduğunu mu söyledim?Apakah aku hanya mengatakan istri saya hematologi itu?
Size eşimin bir hematolog olduğunu mu söyledim? Hayır, hayır.¿Decir, simplemente, que mi esposa es un hematólogo?
Size eşimin bir hematolog olduğunu mu söyledim? Hayır, hayır. Romatoloji çalışıyor.지금 그녀는 류마티스를 공부하고 있어요
Size eşimin bir hematolog olduğunu mu söyledim?Mówiłem, że moja żona jest hematologiem?
Size eşimin bir hematolog olduğunu mu söyledim?Řekl jsem, že má žena je hematoložka?
Size eşimin bir hematolog olduğunu mu söyledim?Sagte ich gerade dass mein Frau Hämatologin ist ?
Size eşimin bir hematolog olduğunu mu söyledim?Да не казах, че жена ми е хематолог?
Size eşimin bir hematolog olduğunu mu söyledim?Я щойно сказав, що моя дружина - гематолог?
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Einige meiner besten Freunde sind extrovertiert, das schließt meinen geliebten Mann ein.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Gosto sempre de dizer que alguns dos meus melhores amigos são extrovertidos, incluindo o meu querido marido.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Ik zeg er graag bij dat een aantal van mijn beste vrienden extravert zijn, inclusief mijn geliefde echtgenoot.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Jag berättar gärna att några av mina bästa vänner är extroverta, bland dem min älskade make.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Jeg nyder at sige, nogle af mine bedste venner er udadvendte, inklusive min elskede mand.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Je me plais toujours à dire que certains de mes meilleurs amis sont extravertis, y compris mon mari bien-aimé.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.저는 항상 제 친한 친구 중 몇 명과 제 사랑스러운 남편이 외향적인 사람들이라고 말하는걸 좋아합니다.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Lubię się czasem pochwalić, że niektórzy z moich znajomych to ekstrawertycy, z moim ukochanym mężem włącznie.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Me gusta decir que algunos de mis mejores amigos son extrovertidos, incluido mi amado esposo.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Mereu spun că unii dintre prietenii mei cei mai buni sunt extrovertiţi, inclusiv soţul meu drag.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Mi piace sempre dire che alcuni dei miei migliori amici sono estroversi, compreso il mio amato marito.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Parhaiden ystävieni joukossa on ekstroverttejä, rakas aviomieheni mukaan lukien.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Szeretem elmesélni, hogy néhányan a legjobb barátaim közül extrovertáltak, beleértve szeretett férjemet is.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Tôi luôn nói rằng vài người bạn tôi là người hướng ngoại, bao gồm cả người chồng yêu quý của tôi.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Vedno povem, da je med njimi nekaj mojih najboljših prijateljev, vključno z mojim ljubljenim možem.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Vždycky ráda říkám, že někteří z mých nejlepších přátel jsou extroverti, včetně mého milovaného manžela.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Vždy vravím, že niektorí moji najlepší priatelia sú extroverti, vrátane môjho milovaného manžela.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Некоторые из моих лучших друзей — экстраверты, например, мой любимый муж.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Приятно ми е да споделям, че някои от най-добрите ми приятели са екстроверти, включително любимият ми съпруг.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.Я з радістю констатую, що більшість моїх друзів є екстравертами, включно з моїм коханим чоловіком.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.אני תמיד אוהבת לומר שכמה מחברי הטובים ביותר הם מוחצנים, כולל בעלי האהוב.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.وأحب دوما أن أقول أن بعض أصدقائي منفتحين، بما فيهم زوجي العزيز.
Sıklıkla söylerim, sevgili eşimin de dahil olduğu, en yakın arkadaşlarımın bir kısmı dışa dönük.とても外向的です
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.A minha mulher não me quis beijar durante os últimos dois meses.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Az utolsó két hónapban a feleségem nem volt hajlandó megcsókolni.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Die letzten zwei Monate weigerte sich meine Frau, mich zu küssen.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Durante gli ultimi due mesi mia moglie non mi ha voluto baciare.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Istri saya tidak mau mencium saya selama dua bulan.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.마지막 두 달간은 아내가 제게 키스조차 하지 않더군요.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Ma femme ne voulait plus m'embrasser les deux derniers mois.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Mi esposa no me besó durante los últimos dos meses.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Mijn vrouw wilde me de laatste twee maanden niet kussen.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Min fru vägrade att kyssa mig de sista två månaderna.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Moja żona nie chciała mnie całować przez ostatnie 2 miesiące.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Poslední dva měsíce mě moje žena nedala pusu.
Son iki ay esim beni opmeyi reddetti.Soția mea nu a vrut să mă mai sărute pentru ultimele două luni.